16 Mart 2020 Pazartesi

Hac, Umre ve Yük olan Gelenekler




Hac, Umre ve Yük olan Gelenekler

M.Uysal
Gelenekler bir ihtiyaçtan doğarlar.
Önemli bir işlev üstlenirler ve o işlevi yerine getirirler başarıyla.
Sonra... Geleneği ortaya çıkaran sebep ortadan kalkar ve gelenek yine de devam eder.
Artık gelenek haline gelen ve bir ihtiyaçtan doğan şeyler toplumun yükü hatta kamburu haline döner.
Daha da ileri seviyede bu işlevini yitirmiş gelenekler toplumun işleyişine zarar vermeye başlar. Maksat artık hasıl olmaz.

Örnek üzerinden konuşalım...

Hac ve umre yolculukları...

Öyle zamanlardı ki hac için yola çıkan, mesafeye göre, ya 3 ay ya 6 ay yahut bir yıl yoktu artık.
Dolayısıyla vedalaşmalar uzun sürerdi. İhtiyaçlar çoktu.
Eid Mubarak (nimet fo Eid) Kâbe ile — Stok Vektörİnsanlar hac veya umre yolcusunun (O dönemde umre için böyle yola çıkıldığına dair haberleri hiç okumadım. Hac için gidenler umre de yapıyorlardı.) ihtiyaçları da çoktu zira yol uzundu, yorucuydu, riskliydi. Ölüm vardı, hastalık vardı, yokluk vardı; gidip de dönmemek, dönüp de bulmamak vardı.
Atlar, develer, kervanlar
ile aylar süren yolculuklar... Gemilerle gidilen uzun haftalar ve sonra yine develer, kervanlar...
Hacı adaylarını uğurlamak bir nevi törene dönüşüyordu, uzun bir ayrılığın vedası. Akıbetinden endişe duyulan sahiden meşakkatli bir yolculuk. Vedalaşmak işte bu yüzden önemli ve bu yüzden helallik almak gerekliydi. Dahası bu uzun yolculukta hacı adaylarına lazım olacak şeyler akraba ve konu komşu tarafından hediye kabilinden kendisine takdim edilirdi. Hacı adayı da dönüşte bu güzel ve bir o kadar da gerekli hediyelere karşılık vermek isterdi. Dönüşte, tabi aylar ve hatta yıllar sonra, yanında bazı hediyeler getirirdi. Bu artık bir mutat olmuştu ve gerekliydi de. Giderken kendisine gerekli olan şeyleri getiren insanlara dönüşte bir hatıra getirmemek olmazdı.

Durun... Daha baş tarafı bitmedi. 

İnsanlar yolculuğa çıkacakları zaman ki, bu bir hac yolculuğu, helallik alınacak, uzun süre memlekette olmayacak, türlü haller ile karşılaşma ihtimali yüksek olacak... Bu yüzden insanları toplar ve bir yemek tertip ederlerdi. İkram ederler ve sonrasında hem hayır yapmış olurlar hem helallik almak için güzel bir vesile olurdu. Gelince de bu kadar uzun ve zahmetli yolculuk neticesi bir şükür babında yine yemek ve ikramlar...

Gel zaman git zaman...

Artık hac yolculukları ve umre yolculukları ayrı ayrı şeyler oldu.
Önce özel araçlarla ve otobüslerle haftalara indi yolculuklar. Hemen ardından uçaklarla saatlere indi.
Şimdi, evden ayrılıyorsunuz hava alanından 3-4 saat süren bir yolculukla Mekke veya Medine'desiniz. İşte bu kadar.
Oradaki ibadetinizi yerine getirip iki hafta sonra bilemedin bir ay sonra geri dönüyorsunuz. Üstelik orada hemen her gün akrabalarınızla görüntülü telefon görüşmesi yapıyorsunuz. Devletler her türlü konforu ve güvenliği sizin için sağlıyor.
Başta anlattığım o ihtiyaçtan oluşan geleneği hatırlıyor musunuz?
Böyle bir ihtiyaç kalmamışken, bırakın hacı adaylarını ziyaret etmeyi hem öncesinde hem sonrasında, elli kez umreye gitmiş adamları bile hem öncesinde hem sonrasında ziyaret eder olduk. Hangi ihtiyaca binaen? Hiç.

Zemzem ve hurma...

Hacı adayları zaten kabarık faturaların yanına bir de hediyelik faturaları ilave ediyorlar. Getirdikleri şeylerin hepsi de burada misliyle var olan şeyler. Hurma ve zemzem önemli, dediğinizi duyar gibi oluyorum... Yapmayın Allah aşkına! Zemzem minik bir bardak ikram edeceksiniz tamam anladım ama hurma nedir? Ramazan dışında bile hurma yığınları var kuruyemişçilerde ve marketlerde.
Bunca hac yemekleri, umre davetleri, gelip gitmeler, gelmedi diye küsmeler falan...
Bu gelenek işlevini bitirdi. Kaldırılan geleneğin yerine bir şey koymalı o zaman? İyi de gelenekler boşluk doldurmak için oluşmazlar ki. Bir ihtiyaca binaen ortaya çıkarlar. Kendiliğinden oluşurlar. Birisi tasarlayıp oluşturmaz.

Dünyada salgın hastalık varken... 

Üstelik Mekke ve Medine yani Hicaz bölgesi karantina altındayken umreye gitmek nedir Allah aşkına? İbadet mi? Alın size ibadet anlayışı!
Haydi gittiniz diyelim... Bütün uyarılara rağmen niçin evinizde kendinizi karantinaya almadınız? Bu kadar önemsiz bir iş mi yaptığınız acaba?
Toplumun kamburu haline gelmiş geleneklerin bir an önce temizlenmesi gerekiyor.
Bunu kişilerin yapması zor. Toplum olarak karar almalı ve uygulamalıyız. Devlet de bu kararımızı desteklemeli.

Daha beteri nedir biliyor musunuz? 

Hacca ve umreye gitmek bile geleneğe dönüştü. İbadet olsa başka olurdu zira. Bunu tartışmayacağım.

16 Mart 2020
160320 Dünya koronavirüs salgın zamanı

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...