5 Ağustos 2019 Pazartesi

Dua, Sosyal Gerçeklik ve Bireysel Umudun Gerçek Karşılığı


Dua, Sosyal Gerçeklik ve Bireysel Umudun Gerçek Karşılığı
M.Uysal
Duanın gücüne değil Allah’ın çağrılara karşılık vermesine inanırım.
Dua tek başına yeterli bir eylem değildir. Zira insan kendisine asla cevap veremeyecek şeylere de dua eder. Bu anlamda duanın gücünden bahsetmek doğru olmaz, bir oyalanmadan söz etmek lazımdır.
Duanın/çağrının kime olması gerektiği dinin özünü oluşturur. Dua ettiğiniz şey sizin dininizi belirler.

Neyi eleştirdim?
Geçenlerde dua ile ilgili bir metin paylaşmıştım.
“Fakire Allah versin, yoksulu Allah doyursun, zalimleri Allah kahretsin, vb. Sorarlar adam sen necisin, dünyaya niye gönderildin, ne işe yarıyorsun?” Güzel bir şey hazırlamışlar. Kur’an’dan çıkan bir anlayış olduğunu düşünüyorum. Lakin eksik bir şeyler var. O günden beri aklıma takılıyor. Burada elbette insanın Allah’a dua etmesi eleştirilmiyor, eleştirilen şey insanın yapacağı/yapması gereken şeyleri tekrar Allah’a havale etmesi. Burada bahsi geçen şeylerin sorumluluğunu Allah insana yüklemişken insan tekrar Allah’a yükleyip rahatlıyor. Yanlış yapıyor. Bu açıdan doğru bir paylaşım.

Kur’an'ın bakış açısına dair...
"Allah'ın size rızık olarak verdiklerinden, hayra sarfediniz" denildiğinde kafirler müminlere şöyle der: "Allah'ın dilediği taktirde doyuracağı kimseleri biz mi
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...