27 Mayıs 2019 Pazartesi

Peygamber İftiracılarına Dava Açmalıyız

Peygamber İftiracılarına Dava Açmalıyız
Hatipoğlu: Hz. Hamza’yı öldüren Hind ciğerini yeseydi, cehennem ebedi olarak ona haram olacaktı!
***
Bu kadar büyük yalanı ancak bunlar söylerdi. Peygamber düşmanları türedi diye boş laf yapacağınıza Peygambere iftira eden bu heriflerle uğraşmalısınız.
Üstelik bu Hint denen kadın sonradan Müslüman da oldu, e ne olacak şimdi?
Bunun sarıklı versiyonu sidik ve kan içince de cennete sokuyor cehenneme haram kılıyor.
Kimsenin aklına bu adamlara PEYGAMBERE İFTİRA davası açmak gelmiyor ama önüne gelene hadis inkarcısı diyebiliyor.
Erdoğan'ın kanalında yani devletin kanalında oluyor bunlar. TRT yapıyor benzerlerini...
Ne zaman aklımızı başımıza alıp bu lanet herifleri, lanet kanalları takipten vazgeçeceğiz?
Dininizi kitabınızdan değil de bu tür heriflerden ve televizyondan öğrenmeye devam ederseniz bu iş çok sürer daha.
Açıkçası bunlar beni çok rahatsız ediyor. Mideme kramp giriyor, duvarları yumrukluyorum ve fakat benim görevim uyarmak ve ben bir zorba değilim, asla olmayacağım. Kimseye zorla aklını ve vahyi kullandıramazsınız.
Şunu da ilave edeyim: İnsan yine de rahatlamak için ağzını doldura doldura... Şey yani... Her neyse.

13 Mayıs 2019 Pazartesi

Davulsuz Olsun

Davulsuz Olsun
M.Uysal
Ramazanı iliklerimize kadar fark ediyoruz.
Farkına varmam için davul çalmanız ancak eblehlik olur.
Zaten uyku ile uyanıklık arasında bir zaman dilimi yaşıyoruz, vakitsiz gelen gümbürtüleri "Ah o eski ramazanlar" aptallığı ile beklediğimizi düşünmüyorsunuz sanırım.
Lütfen bu şeyi, çok merak edenler için şehir meydanında falan numunelik çalın yeterli.
Gayesi neydi bu işin?
İnsanları sahur vaktine uyandırmak. Sınırlı ve küçük alanlarda yapılırdı ve insanların alarmlı saat gibi imkanları yoktu.
Başka gayesi var mı benim bilmediğim?
Tamam.
Alarmlı saatler artık sorun değil. İsteyeni, istediği saatte uyandırabiliyor. Alan meselesine gelince...
Koca şehirde birkaç davulcu var ve bütün şehre davul sesini duyurmaya çalışıyorlar. Erkenden başlıyor tabi. Hep zamansız kalmak zorunda. Gereksiz kalmak zorunda. Nostaljik kalmak zorunda.
Gereksiz, nostaljik, tarihin içinden ve şu an hayata dokunmuyor o zaman ramazan davulunun mekanı mahalle araları değil müze falan olmalı.
Bunu mu sorun ettim onca şeyin arasında?
Evet, daha bir sürü şeyi sorun ettim aslında.
Maksadı unutulmuş, hedefi şaşmış, zamanı geçmiş bir dolu şeyi de din diye saklamanız beni şaşırtıyor ve rahatsız ediyor. Fakat bu kez davul sesini uzaktan duyun istedim.

9 Mayıs 2019 Perşembe

WhatsApp Nasıl Not Defteri Yapılır?

WhatsApp Nasıl Not Defteri Yapılır?
Telefonda not defteri var fakat daha pratik şeyler de olsun isteriz her zaman.
Bazı şeyleri unutmamak için kendimize göndermek ve orada depolamak isteriz.
WhatsApp sürekli kullandığımız ve alışık olduğumuz bir uygulama. Bu uygulama üzerinden not defteri olarak kullanabileceğiniz bir şey yapalım şimdi.

1- WhatsApp hesabınızı açın ve Yeni Grup Oluştur kısmına gelin.
2- Grubunuza bir tek kişi ekleyin. Tanıdığınız birisi olsun zira birazdan onu gruptan çıkaracağız.
3- Grubun konusunu ve ismini yazın. Örn.: NOT DEFTERİ gibi. Simgesini seçin vs.
4- Grup artık, siz ve eklediğiniz diğer kişiyle iki kişilik bir grup oldu.
5- Grup ayarlarından eklediğiniz diğer kişinin üzerine gelin ve onu gruptan çıkarın.
6- Şimdi grupta tek siz kaldınız. Grubu başa sabitleyin şimdi de.
7- Artık tamam. Unutmamak istediğiniz şeyleri, kendinizle paylaşmak istediğiniz şeyleri veya daha sonra başkaları ile paylaşmak istediğiniz şeyleri veya dosyalarınızı, fotoğraflarınızı bu gruba gönderip depolayabilirsiniz istediğiniz gibi.
Güle güle kullanın.




2 Mayıs 2019 Perşembe

Pazar Sohbeti Ahmet Urfalı


Ahmet Urfalı'nın Eskişehir İstikbal Gazetesi için hazırladığı "Pazar Sohbeti" bölümünden alıntıdır. 14 Nisan 2019 http://www.istikbalgazetesi.com/haber18.asp?sec=2&yazarid=329&newsid=205247&fbclid=IwAR2OMVo6-96yHaYRSph6beVWvYZUf2FSkd4atyoAaTKN6tURU4TUGpmtCFE 
____________________

MUSTAFA UYSAL SOHBETİ
1-Mustafa Bey, ilkokul anılarınızda şöyle diyorsunuz: ‘’ Kitap okumayı seçtim.’’  Okumayı bir disiplin içerisinde, hayatınızın önem sıralamasına sokarak yaptığınızı bilenlerdenim. Öncelikle bu okuma bahsini konuşalım. Niçin ve nasıl bir okuma gerçekleştirdiniz? Yetiştiğiniz kültürel ortam, edebi kişiliğiniz oluşumundaki ana kaynaklar konusunda neler söylersiniz?
Beş sınıfın bir arada olduğu bir ilkokulda okudum. Fasulyelerle çizdiğimiz harf şekillerinin yan yana geldiklerinde işaret ettiği yeni anlamları keşfetmeye başladığımda bu işin sihirli bir şey olduğunun farkına vardım belki. Belki de başka ihtimal yoktu okumaktan gayrı. Kültürel bir çölün ortasında tek vahaydı kitaplar. Sayısı 200'ü bulmayan bir kitaplıkta aradığım şeyi bulmuştum. Sonraları aradığım şeylerin listesini yapayı öğrendim. Kitap, hayatımda böylece kökleşmiş olabilir.
Niçin ve nasıl okuduğuma gelince... Gerçek üstü bir dünyayı gerçek üstü bir imkanla (yazı) kolayca elde edebileceğimi öğrenmiştim. Sorularıma cevaplar bulabileceğimi öğrenmiştim. Yanı başımda bir bilge taşıyabileceğimi öğrenmiştim. Bu keşif beni başka bir dünyaya taşıdı. Orada bana benzeyen başka insanlarla tanıştım. Niçin okumalıyım sorusunu kendime hiç sormadım fakat niçin okuduğumun farkına vardım. Daha fazla bilmek değildi gayem. Daha fazla insan olmaktı. Zihnimin beni insan yaptığını anladım. O yüzden daha fazla okumaya çalıştım. Sonra dünyadaki bütün kitapları okuyamayacağım gerçeği ile yüzleştim. Meraklarım, kültürel ortamım, ihtiyaçlarım, hedeflerim doğrultusunda seçmeye başladım. Her yerde okunabileceğine inandırdım kendimi. En sessiz yer ve en gürültülü yer arasında ayrım yapmadan hem de...
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...