15 Ağustos 2018 Çarşamba

Görünürlük Üzerinden Sosyoloji Notlarım

Görünürlük Üzerinden Sosyoloji Notlarım
M.Uysal
Şehir hayatından başlayalım...
Yerlerde çöpler görüyorum. Birileri son derece pervasız şekilde ellerindeki çöplerini sağa sola atıyorlar. Hiç kaygıları yok. Bu üzücü bir durum.
Lâkin son derece kalabalık şehirde bu durum çok az. Oran olarak düşündüğümüzde son derece az bu tür davranışları gösterenler. Bu sevindirici. Bunlar eğitilemez olanlar. Bu tipler var olmaya devam edecekler. Ne yaparsanız yapın bu davranışları değişmeyecek. Çözüm olarak kamu işçileri ve bizatihi biz vatandaşlar onların atıklarını ve sorumsuzluklarını kapatıp düzelteceğiz.
Piknik alanlarına inelim...
Buralarda durum çok vahim.
Şehirdeki gibi değil oranlar. Piknik alanlarında ve kuytu yerlerde insanlar daha pervasız davranıyorlar. Çöplerini ortada bırakanların sayısı çok daha yüksek bu mekanlarda. Aslında rezalet durumda. Yani insanların baskın çoğunluğu, kimsenin görmediği ve toplumsal baskının olmadığı yerlerde çöp yığınları oluşturuyorlar.
Sonuç ve çıkarımlar:
1- Toplum içinde eğitilemez durumda olan insanlar vardır.
2- Eğitilemez, görgüsüz, medeniyetten nasipsiz ilkel insan tipi şehir ortamında bulunmasına rağmen şehir kurallarına uyma eğilimi gösterir yüksek oranda.
3- İnsanlar toplum baskısını önemserler.
4- Bazı insanlar vicdani doğruyu takip ederler. Bunların sayısı maalesef azdır.
5- Toplum baskısının azaldığı ortamlar insanların içindeki barbarlığı ortaya çıkarır. Bu yüzden tedbirler düşünülürken bu parametreler göz önüne alınmalıdır.
6- Basitçe çevreyi temiz tutma davranışı bile bize çok şey söyler toplumumuza dair.
7- Toplum eğitilirken sadece toplumsal baskı (İnsanlardan utanma, çekinme, kanunlardan korkma) ilkeleri üzerinden değil vicdan üzerinden de eğitime tabi tutulmalı ve samimi şekilde gönülden bir bağ kurması sağlanmalıdır yaşadığı toplumla.
8- Kuldan utanmayan asla Allah'tan da utanmaz ve çekinmez durumdadır. Bunlar eğitilemez olanlardır. Bunlar için fedakarlık ve yaptırımlar üzerinden çözümler üretilmelidir.
9- Allah ve vicdan bağı olmayanlar için toplumsal yaptırımlar eksiksiz düzenlenmeli ve insanların en azından buna saygı duyması sağlanmalıdır.
10- Her durumda toplumsal barış için toplumun ortak çıkarları dikkate alınmalıdır.
11- Vicdan ve Allah karşısındaki sorumluluk çocukken ancak bu duyarlılığa sahip aile tarafından verilebilir. Okul veya eğitim kurumları bunda zorlanmaktadır. Toplumsal kabuller, yaptırımlar, normlar yine ilk olarak bu duyarlılığa sahip aile tarafından verilebilir. Yine okul ve eğitim kurumları bunda zorlanmaktadır. Öyleyse aile ve eğitim kurumları güçlendirilmelidir. Yoksa toplumu düzenleme ve toplumsal barış için şansımız azalacaktır.

*

8 Ağustos 2018 Çarşamba

5N1K ve FAZLASI

5N1K ve FAZLASI
M.Uysal
5N1K hep bilindiği gibi sadece haberin temeli değildir.
Pek çok durum için kullanılabilir. Örneğin dil öğreneceksiniz...
***
-Ne öğreneceğim? (Hangi dili?)
Bu soru sizi doğru seçime hazırlar.
-Nasıl öğreneceğim?
Bu soru sizi yönteme götürür.
-Niçin öğreneceğim?
Bu soru size hedef verir.
-Nerede öğreneceğim?
Bu soru size doğru yeri buldurur.
-Ne zaman öğreneceğim?
Bu soru size planlı olmayı gösterir.
-Kimden yahut kiminle öğreneceğim?
Bu soru size iyi bir rehber buldurur.
***
5N1K daha birçok durumda faydalı olur.
Bir iş planlarken, bir konuyu detaylı anlatırken, bir insanı severken, bir yola çıktığınızda, bir davranış veya fiilinizde, işinizi yaparken, ders çalışırken, bir ev inşa ederken, bir araç alırken, bir eşya alırken, bir karar alırken, bir savaşa girerken, bir barış yaparken... Bir hayatı yaşanır kılmaya çalışırken 5N1K...


3 Ağustos 2018 Cuma

SAF, NAMAZ, CAMİ

Bugünkü CUMA HUTBESİ ve Bazı Şeyler...
M.Uysal
Cuma hutbesinin konusu "Cami ve Cemaat Adabı" ama aşağıdaki konuların eksik kaldığını düşündüğüm için ilave yaptım. (02.08.2018)
* * *
İmamların görevini Allah Resulü belirliyor:
"Efendimiz (sas), cemaatle namaz kılarken veya kıldırırken, safların mutlaka ve mutlaka kontrolünü yapar, gerekli uyarılarda bulunur ve deyim yerindeyse tıpkı bir komutanın birliğini hizaya geçirmesi gibi onları hizaya geçirir, saflarında gevşeklik göstermelerine, safların bozuk olmasına kesinlikle müsaade etmezdi. Safları elleriyle tek tek düzeltip öyle namaza başlardı. Siz de öyle yapabilirsiniz, değil yapmalısınız zira bu size kalan bir görev mirası. Demek ki, imam kardeşimizin cami içindeki görevini disiplin içinde sürdürmesi gerekiyor.
* * *
Sosyolojik yönü:
"Ya saflarınızı düzeltirsiniz ya da (yaptığınız bu işten dolayı) Allah kalplerinize ihtilaf atar." (Buhârî, Ezân 71)
Ya toplum olarak sımsıkı durursunuz yahut bireysel takılırsınız ve toplumunuz da dağılır gider. Güçsüz bir toplum olursunuz. Saflarınız nasılsa toplumunuz da öyle olur. Siz namazda bile yan yana sıkı bir şekilde duramıyorsanız nasıl olacak da işleriniz düzen içinde yürüyecek? Basit şekilde sıralarda, trafikte bile kavga edeceksiniz o zaman. Namazda saf tutmak bir toplumsal eğitimdir. Allah sizi birbirinize ısındırmak ve birbirinize olan sevginizi ve güveninizi artırmak istiyor. Böyle yapmazsanız toplumunuzun arasında ayrılık/nifak çıkar. Toplumunuz dağılır ve esir bir toplum haline gelirsiniz.
* * *
Psikolojik yönü:
Adam namazda bile rahat durmak istiyor. Safı genişletiyor ki, terli birisi dokunmasın vücuduna. Oturup kalkarken hiç rahatı bozulmasın. Sıkıntıya girmesin. Bu şu demek: Kendisi için yaşıyor insanımız. Kendisi için yaşayan insanlardan meydana gelen kalabalıklar toplum olamazlar. Bireysel takılan insanlar yüzünden ayrılık çıkar. 5 dakika yan yana duracaksın altı üstü. İşte tam bu vakitte kardeşinle çok yakın olmalısın. Bireysel çıkarlarını namazda bir kenara koymayı öğreneceksin. İşte bu öğrenmeden sonra bütün hayatını kendin için değil başkaları için, geleceğin için düzenlemiş olacaksın. Senin bireysel geleceğin de bunun içinde olacak.
* * *
Camilerde saf düzeni için çizgiler bulunduğu halde insanlar aynı hizada duramıyorlar maalesef. Oysa toplumun çoğu askerlik yaptı ve ip gibi hizaya geçmeyi gayet iyi biliyor. Peki, niçin namazda bunu önemli bulmuyor? Ayakların hizasına bir bakın komik! Ya hu yerde çizgi varken bile 30 cm fark olur mu Allah aşkına? Bu kadar mı duyarsız olunur? Allah işini güzel yapanları sevdiğini söylüyor oysa. Bunu da güzel yapmalıyız. Çok çirkin bir görüntü emin olun yamuk yumuk saflar.
* * *
Saf tutmayı öğrenmeden ve bu işi çok hayati bir konu gibi görmeden güçlü bir toplum olamayız. Bunu aklınızdan çıkarmayın. Saf tutmakla ilgili belirli kurallar ve adaplar var. Bunları da öğrenmeli bir insan camiye gelmeyi kendine görev bildiyse. Gittiğiniz derneğin, kahvenin, kafenin kurallarına uyuyorsanız buranın kurallarına da uyacaksınız öğrendikten sonra.
* * *
Cemaat kavramının İslami görünümlü bir örgüt tarafından çalındığını belirtmiş hutbede Diyanet. Haklılar. Bu durumda cemaatin anlamını, önemini ve görevlerini ısrarla ve sürekli anlatmalı değil misiniz? Allah'ın bölünmeyin emrini ve tek merkezli toplum olma emrini vurgulamak gerekmez mi? Bunları da bekliyoruz. Madem çalındı geri alalım. Ben sadece bir örgüt tarafından çalınmadığını bütün buna benzer benzemez örgütler tarafından çalındığını düşünüyorum cemaat kavramının. Hepsinden geri alalım. Tek bir cemaat olana kadar.
* * *
Hutbe dinlerken imamın gözlerinin içine bakın...





Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...