27 Aralık 2016 Salı

KUTSAL KİTAP OKUMALARI







KUTSAL KİTAP OKUMALARI
M.Uysal
Tevrat ve Zebur'dan sonra İncili'i de okudum. (İncil cep kitabı ve minicik yazısı ile 550 sayfa, canım çıktı okuyana kadar. Bunlar birer kutsal kitaptır bağlıları ve iman edenleri açısından. Biz de bunların Allah tarafından gönderildiğine iman eder ve fakat tahrif edildiklerine inanırız. Yine de bu, takipçileri nezdinde kutsal kitap olmalarını değiştirmez.)

Netice:

1- Yahudiler hakkında pek fazla bilgim olmadığına karar verdim. Bilgimi artıracağım. Hıristiyanlar hakkında da bilgim olmadığını gördüm. Onu da artıracağım. Ne işime yarayacağını sormayın ne olur?

2- Tefsir ve rivayetlerin bazılarının kaynağını bizzat gözlerimle Tevrat'ta ve İncil’de gördüm.

3- Tevrat akıcı bir kitap, Zebur isyankar bir ergenin şiir defteri gibi.

4- Tevrat'ta geçen hikayeler Kur'an'dakine benzer görünüyor ilkin fakat detaylarda olay çok başka yerlere gidiyor. (Lut'un kızları babalarını sarhoş edip soylarını devam ettirmek için... Yok deve!)

5- Tevrat ile İncil arasında bazı benzerlikler var. Tamam, epey benzerlik var. Birisi eski anlaşma birisi yeni anlaşma. (Ahd-i Atik, Ahd-i Cedid) Tanrı ile
pazarlık, anlaşma gibi şeyler… Mevzu derin pek girmeyeceğim. Tanrı ile sözleşme gibi yani. Hatta bir Yahudi filminde tanrılarını yargılıyorlardı sözleşmeye uymadığı için. (God On Trial 2008)

6- Tevrat’ın ihtiva ettiği pek çok şeyin eski medeniyetlerden alındığı tahmin ediliyor. Yazarlar epey akıcı bir dil kullanmaya çalışmışlar. Secere sayarken hariç.

7- Tevrat sanırım Musa’dan 500 yıl sonra kaleme alınmış, İncil ise İsa’dan 170 yıl sonra gibi.

8- İncil okumak çok zor. Matta, Markos, Luka, Yuhanna neredeyse aynı şeyler. Kopya gibi. O yüzden sürekli tekrar okuyorum hissine kapıldım.

9- İncil, bildiğiniz risalelerden oluşuyor. (Risale: Mektup) İsa’dan çok sonra yazılmışlar yani mektup olarak. Genellikle öğrencileri rüyalarında yahut çölde bir ışık görüyorlar (Rab İsa), yahut esinlenme, ilham falan gibi şeylerle onlara yazdırılıyor. Yazmıyorlar, yazdırılıyor. Kendilerinden bir şey yok yani, öyle diyorlar. (Benzerliği fark etmişsinizdir… Arabi, Mevlana, Rabbani, Said Nursi vb. Bu benzerlik doğal olarak akla geliyor yoksa bir ima ve kastım yok.)

10- Risaleler çeşitli halklara yazılmış ve çoğunu Pavlus yazmış. Rüya bölümleri çok fazla. Bu rüya bölümlerinde bazılarını çocuklara okudum. Masaldan bile dehşet. 7 sayısı onlarda da önemli. Adamlar sürekli mucize ve rüya görmüşler.

11- İçindeki hikayeler evliya menkıbelerinin öncüleri. Evliya menkıbeleri okuduysanız hiç yabancılık çekmezsiniz. (Kopya mı çekti yoksa bizimkiler?)

12- İncil okumak sahiden zor zira Türkçe’ye çeviri yaparken kelimeler özellikle İslam ıstılahına benzemesin diye özel çaba sarf edilmiş. Rüyaya görme, mucizeye belirti falan gibi acayip bir dil kullanılmış. İnkara yadsıma… Yargı çok çeşitli anlamlarda… Dahası da var. Özellikle Arapça kökenli olmayanlar seçilmiş ama bu, anlaşılmayı zorlaştırıyor. Zira o kelimeler din dili değil son dönemin Türkçe’ye kazandırılmış uydurmaları. Sırf İslam’ın kelimelerini çağrıştırmasın diye bu kadar zorlama saçma geldi bana çeviride.

13- Tevrat, İncil, Zebur… Bizim bildiğimiz anlamda ahiret bilinci açık değil. Hatta çok dikkat ettim, ahirette bir sorumluluk ve hesaba çekilme şeklinde bir anlayış ve yükümlülük yok.

14- Tanrının tek oluşuna vurgu varmış gibi dursa da hemen akabinde oğlu olması, yardımcısı olması ve eksik tanrı tasvirleri ile bu yok ediliyor. Örneğin tanrı ile güreşip yenebiliyorlar veya tanrı şeytandan göklerin hükümranlığını savaşarak geri alıyor falan.

15- Özel uyarı: Bunlar tamamen inanç konularıdır, onların inancını eleştirmek için yazmıyorum sadece bir Müslüman olarak okuma gözlemimi anlatıyorum ve elbette bu yanlı oluyor. Kendime göre oluyor. Bu yüzden onların ilahiyatına müdahale anlamında bir şey söylemeye hakkım olmadığını düşünüyorum. Bu onların inançları, beni ilgilendirmez. Üstelik zaten bir Müslüman olarak bu kitapların bozulmuş olduğunu ve son kitabın Kur’an olduğunu düşünüyor ve öyle iman ediyorum. Bu sadece bir okuma ve gözlemden ibarettir ve öyle olmalıdır. Barnabas İncili diye bir şey var. Özellikle Müslümanlar bu İncil’e çok duyarlılar. Gerçeğe çok yakın falan… Geçiniz. Bu İncil ile Hıristiyanların bağı sadece varlığını kabul etmekten ibaret. Varlığını kabul ediyorlar, nüshaları ellerinde var, içeriğini gayet iyi biliyorlar ve reddediyorlar. Apokratif yani. Peki, bu Barnabas İncil’inin varlığı bizi neden bu kadar ilgilendiriyor? Sanıyoruz ki, o İncil’de çok doğru şeyler var falan. Yok. Yani Bize göre doğru şeylerden bazıları var. Hiç boşuna bu konuda nefes tüketmeyin. Kur’an’ı anlamaya ve anlatmaya bakın faydalı bir iş yapmak isterseniz. Hiçbir Hristiyan’ı Müslüman yapamazsınız Barnabas İncili ile. Adamlar zaten biliyorlar bunu. İncil ve Tevrat’ın yazım süreci bizde hadis yazım sürecine benziyor. Biz, 6 kitap belirleyip diğerlerini güvenilmez saymışız. (Bu kadar basit değil tabi ama basitleştirerek anlatıyorum.) Onlar da bazılarını elemişler. Konsilde rastgele bir seçim falan yok. Bildiğiniz siyasi ve askeri mücadele sonucu gelişiyor bu İncil’lerin seçilmesi. Üçlemeye inananlar teklemeye inananları yendiler sonuç olarak. Barnabas İncil’i etrafındaki efsaneleri bilmek isterseniz tamam ama umut bağlamayın. Barnabas İncili Türkçe olarak var elimizde. İsterseniz onu da okuyabilirsiniz. Biraz inceledim ama sonuç hüsran kafamdaki efsane açısından. İncil’deki bazı şeyleri sadece biraz farklı üslupla anlatıyor. Kur’an’a falan da pek uymuyor. Onu da okuyacağım ama o da çok uzun. Neyse plana dahil ettim. Onun hakkında da ayrıntılı yazarım nasip olursa.

16- Tevrat ve İncil’de Kur’an’a uyan şeyler yok mu peki? Soruyu bu şekliyle cevaplamak yanlış olur. Şöyle cevap vereyim: Elbette her ikisinde de bazı evrensel doğrular var.

17- Zebur okurken sahiden bunalım geçirdim. Daha önce de dediğim gibi, isyankar bir yalvarma, dua, şiir, övgü, öğüt, ağıt vb. şeyler var. Okumak çok zor geldi bana.

18- İncil risaleleri bazen çok kişisel şeyler diyeceğim ama içim elvermiyor, çoğunlukla öyle.

19- Bu kitapları okurken Kur’an ile bazı benzerlikler dikkatinizi çekiyor ama kesinlikle sonucu farklı yerlere çıkıyor bu benzerliklerin. Sonuç itibariyle sadece Heykel ile insanın benzerliğini anlaşılması için örnek verebilirim ama sanki bu örnek anlatmak istediğimi anlatmaya yetmez. Heykel de insana benzemektedir ama insan bambaşka bir şeydir. (Bu örnekte heykel ile insan Kur’an ile İncil’den herhangi birisini temsil eder.)

20- Kur’an’ı iyice okuyup bilmeden bu kitapların okunmasını tavsiye eder miyim? Kur’an’ı tam olarak okumamış birisinin bunları okuması zor bir ihtimal bana göre. Okuyanların kafası karışır sonra dinden çıkar, din değiştirir falan gibi şeyler olur mu? Bilmem, herkes özgür. İstediği dini tercih etsin. Zaten Kur’an’ı okumamış birisi İslam’ı da tercih etmemiştir ki, sadece ona Müslüman olduğu söylenmiş, o da kabul etmiştir. İncil, Tevrat okuyup din değiştirmesi mümkündür belki. Kur’an’ı bilen birisi için bunun mümkün olduğunu sanmıyorum. Ben din değiştiren birinin İslam adına bir kayıp olduğunu düşünmüyorum. Kişi için bir kayıp olabilir.

21- Tevrat ve İncil gibi kitapları okumanın haram olduğunu söyleyen kimseler var (Bunlara hoca falan demek mümkün değil.) ve bunlar bize asla bu işi tavsiye etmiyorlar. Sanki onların tavsiyesini takan var diğer konularda da. (Bkz. Zina, kumar, alkol, faiz, yetim hakkı, öldürme, zulüm…) Allah’ın böyle bir yasağı yok. Yani Allah bize öncekilerin –bozulmuş- kitaplarını okumamızı yasaklamaz. Kur’an’da da bolca bahsi geçer kitap ehlinin. O halde nedir bu kitap ehli? Okumadan bilemem.

22- İncil okuyup (Bilerek tercih sonucu Müslüman olanlardan.) kafası karışıp dinden (İslam) çıkmış birisine rastlamadım, duymadım da. Zira İncil veya Tevrat okuyup ne yapacağınızı anlamanız mümkün görünmüyor. İman ilkeleri, yaşam tarzı, ibadetler gibi bazı şeyleri oralarda açık olarak bulamazsınız. Birinin iyice anlatıp ikna etmesi lazım... (Zaten sonradan Yahudi toplumuna girmeniz mümkün değil. Belki Tevrat’a iman ederseniz ama Yahudi toplumuna giremezsiniz. O, dinden çok bir toplum meselesidir. Zaten Tanrının halkı diye anılırlar. Biraz ırkçı bir yapıları vardır.)

23- Kur’an okumayı bile kafanız karışır, anlamazsınız, dinden çıkarsınız vs. diyerek yasaklayan din adamları varken halkın İncil veya Tevrat okuyacağını sanmıyorum.

24- En nihayet… Kur’an’ı çocukluğumdan beri düzenli olarak okuyup anlamaya gayret ediyorum. (Arapça, meal, tefsir, konu bazlı çalışma, anlamaya dair eserler… 30 sene... Amatör, düzenli bir gayret.)

Şunu net olarak söyleyebilirim ki, bu kitapları okuduktan sonra Kur’an’ı daha çok sevdim ve bazı yerlerini daha iyi anladım. Adeta gözlerimin önünde yeni bir kapı açıldı Kur’an ile bu kitapların ayrı dünyasından sonra.

25- Gençlere tavsiye babında bir kez daha sorayım kendime… Zaten orta yaş ve ihtiyarların okumasını beklemiyorum. Samimi olarak çocuklarıma bu kitapları tavsiye ederim, okusunlar. Kur’an’ı onlara anlatıyorum ve okumaları yönünde imkanlar sağlıyorum. Mümkün olursa bu kitapları da okusunlar ve bir tercih yapsınlar. Tercih edilmemiş bir İslam ile bir yere varacaklarını sanmıyorum.

26- Hıristiyan Avrupalı ve Amerikalıların, Rusların vb. İncilsiz ve kilisesiz yaşadıklarını biliyorum. Nüfuslarının çok büyük bir bölümü din ile bağını çoktan kesmiş durumdalar. İncil’i bir kez olsun baştan sonra okumuş Hıristiyan bulabilmeniz çok zor. Kilise cemaati içinde bile zor.

Aynı şekilde Ülkemizde de Kur’an’ın tamamını okumuş insan bulmanız çok az bir ihtimaldir. (Diyanet’in Kur’an araştırmasına bakarsanız iyi olur.) Toplumun %20’si daha eline Kur’an bile almamış. Gerisini siz hesaplayın. Din adamları da dahil buna. Bir Hıristiyan ile bir Müslüman’ın, kitap bazlı bakıldığında, hiçbir farkı yoktur. Dini kaygılar, uygulamalar, yaşam tarzı bağlamında da sonucun çok farklı olacağını sanmıyorum.

27- Daha epey gözlemim ve ulaştığım sonuç var ama bunları bu yazıya sığdırmak hem gereksiz hem kolay değil. Önümüzdeki süreçte yazılarıma bazıları yansıyacaktır zaten. Çok bilinen şeyleri yazmadım. İsa tanrının oğlu falan gibi şeyler zaten toplumda çok biliniyor.
271216
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...