24 Temmuz 2015 Cuma

Bisimit Kim?





















Bisimit Kim?
Mustafa Uysal
Toplum olarak bugüne kadar pekçok kişiyi merak ettik.
Mesela: Yeşil kim, Fuatavni kim... Daha bir sürü sayılabilir.
Son zamanların en popüler kişisi ise Bisimit.
Bisimit hangi sebepten merak ediliyor peki?
Bisimit bir yazar ve yazdıkları toplumun çok büyük bir kesimi tarafından çok büyük bir merakla okunuyor. Üstelik bir gazetede falan da yazmıyor. İnternet üzerinde ve sosyal ağlarda yazıyor. Buna rağmen Türkiye'nin en popüler yazarlarından. Sosyal medya üzerinde yazıları en çok paylaşılanlardan birisi. Üstelik bazı yazıları seslimakale.com sitesinde seslendirildi ve milyonlarca paylaşım aldı.
İşin daha ilginç kısmı, Bisimit ismi her yerde konuşuluyor. Anadolunun en ücra köşesindeki kahvelerde bile "Bisimit kim?" sorusunu soruyor insanlar birbirlerine. İnternet vasıtasıyla, Türkçe konuşulan bütün ülkelerde de popüler durumda. Arama motorlarında hep o aranıyor.
Sosyal medya üzerinde adına açılmış yüzlerce sayfa var. Bildiğim kadarıyla aslı

14 Temmuz 2015 Salı

DOSTNAME-XXVIII (MAVİ)

Osman Said DEMİRYILMAZ                                                                                                                                        
MAVi

Sevgili dostum,                                                  14.07.2015

Şimdiye kadar sana hep siyah olarak yazdım. Siyah bende sen demekti. Mavi renkte ise kendimi buldum. Hep seni keşfetmekten bahsediyorum. “Acaba kendimden mi başlasam keşfetmeye” diye düşününce bu Dostnamede çıktı ortaya. Ben demesini sevmem aslında “Mavi” desem kırılmazsın değil mi bana? Aslında “Mavi” de ben demek tam anlamıyla.

Mavi doğuşumdan başlar benim, babamın ilk erkek evladı olunca evdeki ilk Mavi de ben oluyorum tabii… İlk adımlarımı Mavi yazlık ayakkabılarımla attım, anne ve babamın hayran bakışları önünde… Okula her ne kadar siyah önlükle başladımsa da Mavi giymiş gibi hissederdim kendimi. Gökyüzü en sevdiğim doğa parçası, Maviliklere açılan kapı…  Resim yaparken Mavi rengi kullanırdım en çok, bu yüzden önce Maviler biterdi boyalarımda ve kalemlerimde… Yazmaya başlayınca da hep Mavi kalemleri sevdim nedense…

10 Temmuz 2015 Cuma

Mavi Ortanca (Şiir - OsmanSaid)

Osman Said DEMİRYILMAZ
MAVi ORTANCA

Senin an olarak andığın,
Benim yıllarımdan birinde…
Oturmuş sohbet ediyoruz,
Bizim üçüncü şahıslar ile…

9 Temmuz 2015 Perşembe

Başkasının Savaşı



 Başkasının Savaşı
 Mustafa Uysal
Uzun uzadıya analize girmeyeceğim savaş konusunda. Sadece birkaç hissimi aktarıp konuyu kapatacağım.
Seksenli yılların başlarında bir yaz sonu tarlada otururken haber geldi, Kıbrıs için seferberlik görevi olan çağrılabilir, diye. Kim nereden duydu ve söyledi bilmiyorum. Tarlanın ortasına ateş gibi düştü haber. Neredeyse sararmış otları yakacak bir "Ah!" çıktı ninemin ağzından. O an yüreğimi kavurup geçen bütün korkuların silindiğini, büyük çok daha büyük bir korkunun çocuk yüreğime oturduğunu hissettim. Siyah beyaz televizyondan bildiğim kadarıyla savaş, uçaklardan atılan ve yere doğru savrulup gelen sonra etrafı cehenneme çevirerek patlayan bombalardı. İran ve Irak’ın uçak, tank ve asker sayılarıydı. Bunların hepsi birleşti ve seferberlik emri olan babamı içine alıverdi haberle birlikte. Kimsenin ağzını bıçak açmadı bir müddet. Herkes sustukça çocuklar daha

7 Temmuz 2015 Salı

Vuslatsıztirak (Şiir - OsmanSaid)

Osman Said Demiryılmaz
VUSLATSIZTİRAK


Ey sevgili!
Bilmem kaçıncı akşam bu vakit,
Yalnızlığın kollarına bıraktın beni…
Biliyorum yalnızlığın eşi sensizlik,
Sensizliğin yüreğine hapsettin beni…

3 Temmuz 2015 Cuma

Hayat İkiye Ayrılmaz

Mustafa Uysal


Hayat İkiye Ayrılmaz
Sanal ve gerçek diye ikiye ayrılmaz.
Evet, ikiye ayırabiliriz ama böyle değil.
Bir bu dünya, bir de hesap vereceğimiz ve devamlı kalacağımız ana yurt, diğer hayat, kısaca ahiret kelimesi ile ifade ettiğimiz yer var.
Hayatımızın bir kısmının sanal ortamlarda geçtiğini düşünüyor olabilirsiniz. Öyle zaten, geyik muhabbetlerinin ve kaygılanıyomuş numarasının bir numaralı konusu zira. Hayatımızın bir kısmının sanal ortamda bir kısmının gerçek ortamlarda nasıl geçtiğini pek hesaplamadan (Teknik bir ayrım değil.) öylesine söylüyoruz. Sanal ortamı tanımlamaya kalkarsak işin içinden çıkamayız burada. O yüzden kısaca ve burada işimi görecek bir tanım üzerinden gideceğim. Sanal ortamda hayat: Sosyal ağlar ve internet siteleri vasıtasıyla insanlarla gerçek kimlik yahut sahte kimlik üzerinden irtibat kurma, yorum yapma, fikir beyan etme, video, ses, fotoğraf ve yazılı şeyler paylaşma... Daha da ayrıntılı hale getirilebilir. Gerçek hayat: Fizik zeminde beş duyumuz ve kalbimizle algıladığımız evrende her tür faaliyet yahut faaliyetsizlik.
Sanal hayat ile gerçek hayatı ayırabilir miyiz peki?
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...