29 Nisan 2014 Salı

DOSTNAME-XVI (İlham)

iLHAM
Osman Said DEMİRYILMAZ


Dünya hayatının fani dostluklarından
               birini paylaştığım vefakâr dostum,                    29.04.2014

Bazen duygularını açıkça yazmak istersin kalemler mani olur sana, bazense sen saklamak istedikçe kalemler yazar sırlarını… İşte benimkisi de böyle bir karalama, ben istemeden kalemler yazıyor duygularımı, mısralara ya da Dostnamenin satırlarına…
Bazen bir mısrada bir sevgili adının yerine bir gül yazılır. Ve sen dersin, ben hayatımı değil, gülün güzelliğini anlattım. Oysa kalemler oraya prensesin/prensin yerine gül yazmıştır sadece. Seni bilmem ama benim kendi yazmaya çalıştığım şiirleri tek tek inceledim. Hepsinde hayatımdan bir parça buldum, gizli ya da aşikar! Şair şiirinde mutlaka kendinden bir şeyler yazar! Bazen Gül olur, bazen Karanfil, bazen bir Çiğdem çiçeği, ya da Nazlı bir Yasemin. Bazen bir güneşe asılır anılar, bazen gökteki hilalde saklı kalır. Bazen sultanın tacında saklanır, bazen bir mektupta. Bir harf anlatır, bir sembole anımsanır, mısralara sinmiş bir koku olur bazen… Ama her zaman bir parçası hayatın.
Unutma hayatındaki hikâyeler olmasa hayallerin de olmaz. Dostnameler de böyle emin ol! Sana benden bir şey mutlaka getirir.
Yazılanlar, nedense her tekrarda yeniden yazılır benim masamda… Bir şiir, bir dostname yazmışsam okurum tekrar tekrar, yazarım başka başka kağıtlara… Her yazışımda bir şeyler değişir, daha da olgunlaşır yazım, belki de yaşadıklarım. Her seferinde daha doğru kelimeler yazılır mısralara, satırlara… Yazarken bırakırım kalemlerin akışına kendimi; her seferinde alır götürür beni kalemler. Uygun olmayan, dilime takılan, zorlamayla yazılan ne varsa elenir. Geriye öz kalır. Değişir, yenilenir kelimeler. Sen denemelisin, önce yazarken kurtul ön yargılardan, sorunlardan… Aceleye getirme hiçbir mısralarda buluşmayı. Ağır ağır yaz ki, doya doya okunsun! Düşüncelerinde gizli kalanları bilemez herkes, sadece kalemler medyumluk yapar sana. Okur aklından geçenleri. Ben yazmaya başlayınca kalemlerin tutsağı olurum çoğu zaman. Koparım yaşadıklarımdan, o bulur çıkarır, yazar satırlara bazen benden parçaları… Bu yüzden kalemlere tutsaklıkta yalan olmaz. Bu yüzden içinde ne varsa yansır satırlara, kalemlerin istediği kadar. “Bağda Gün Batımı” şiirini yazan şairi büyütme gözünde, onun yaptığı bir ilham perisinin ardından kalemi eline almak olmuş sadece. Sende bir gün ilhamını bulursan, belki “Bağda gün doğuşu” şiirini yazarsın kim bilir. Bu ilham belki bir beyaz atlı prens olur, belki gül misali bir hicabi çehre, belki bir tutsak ya da bir yaprak, bir taş, toprak, ya da ilahi bir aşka vurulmak. İşte bulunca bu ilhamı al kalemi eline, bırak doğsun ilham senin içine, aksın satırlara mısralara. Bulamadıysan ilhamını, değil kırk fırın, kırk tane kırk fırın ekmek de yesen kıramazsın kalemlerin inadını…
Sabret! Değişimler yavaş yavaş olur insanın içinde… Fark etmezsin çoğu zaman. Sabırsızlıkla her şey bir anada olsun deme sakın. Bir anda gelen başarılar, bir anda yok olur. Gülmek için acele edersen, ağlaman da hızlı olur. Bekle ilhamın seni bulmasını… Hayat denen bu oyunda kurallara uymalısın, kaçak bir oyuncu olma. Dokun hayata… Bekle sana fısıldanacakları! Aldanma ödünç maskelerle gülümseyenlere, gerçek yüzlerini keşfetmeye çalış. Sana ilham olacak, senin içindeki durdurulamaz fırtınaları açığa çıkaracak, sana seni en güzel ifade edecek, senin kanatlarını havalandıracak, o büyük hazine belki de yattığın yastığın altında gizlidir. Kim bilir. Vakti gelince sen de tanıyacaksın ilhamını… O vakit bir dostname de sen yaz olur mu? Keşfedelim sendeki seni, çünkü bir sen var ki senin içinde, senden öte senden ziyade… Sıfırla eksi arasında mekik dokuduğunu sanan ama çoktan artılı sayılara ulaşmış bir dostsun sen, farkına var kendinin. Belki de ilhamın senin önce kendini tanımanı bekliyor. Çünkü yelkenlerini rüzgara göre ayarlamayan bir tekneye hiçbir rüzgar yardım edemez! Sen de yelkenlerini ilhamına doğru ayarla. Sen kalemlere vesile olmayı başardığın gün, emin ol ilhamında senin en büyük destekçin olacak!
Bu Dostnamenin de sonuna geldik. Bitince dostname bir hüzün başlar içimde, üzülüyorum her bitişte olduğu gibi… Yine bekleme zamanı geldi bir sonraki Dostnameyi… Zordur, ilhama bekle demek! Gelince bir kere şevke, durduramazsın. Yazdıkça yazacağı gelir. Kalemlere emirler yağdırır. Ama artık durma vakti, nokta koymadan bekleme vakti(  )

                                                                                                              
Osman Said DEMİRYILMAZ
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...