26 Kasım 2013 Salı

DOSTNAME-VIII (MUALLİM)

  OsmanSaidDEMİRYILMAZ
MUALLiM

Dostname’nin vefakar dostu,                     26.11.2013             

Bir zamanlar bir öğretmen tanıdım. Kendine düşündüğü, hayal ettiği her şeyi bizimle yaşamak isterdi. Bir düşünür bizimle bin yaşardı. En çok da yaptığımız resimlerden bahsederdi. Olmak istediğimiz mesleklerle bize hitap ederdi. Doktor bey, Hakim hanım…vs. o gün karar verdik biz de meslek tercihimize; ismimize neyi yakıştırdığımıza baktık! O zamanlar muallim olmak geldi içimizden, bu günlerde muallimlerden bahsediyorlar dostum. Malum biz de kendimizi muallim olarak bildiğimizden, biraz bundan bahsetmek istedim. Muallim ilme hakim olan, ilim sahibi alim olan demek! Buna gayret etmek sayılır mı sence…

24 Kasım 2013 Pazar

KÜLLERİNDEN YENİDEN DOĞMAK

KÜLLERİNDEN YENİDEN DOĞMAK …
Ahmet Mus’ab GAVURDAĞLI

Sanırım bir çoğunuz duymuştur. İranlı meşhur mutasavvıf Feridüddin Attar’ı.Mevlana hazretlerinin babası Bahaeddin Veled hazretleri Anadoluya gelirken Attar’ın memleketi Nişabur’a uğramış onunla görüşmüştür. Attar ise o zaman on yaşlarında olan Mevlanayı (Muhammed Celaleddin) görüp geleceğin büyük bir alimi olacağını söylemiştir.Mevlana hazretleri ise yıllar sonra Mevlana olduğunda Attar’ı unutmamış ve onu şöylece anmıştır “Attâr, aşkın yedi şehrini gezdi de, biz ancak bir sokağının dönemecindeyiz!”

 Asıl mesleği attarcılılık olan Feridüddin Attari hazretleri 33 civarında eser bırakmıştır.En önemli eseri Tezkiret’ül evliya ve Mantık’ut Tayr (Kuş dili) dır.

Bir Yıldız Kaydı Gökyüzünde

Bir Yıldız Kaydı Gökyüzünde (Arşivimden)
Sema Aydoğan
Hayatımızda bazı tuhaflıklar olur ya size tuhaf gelecek mi bilmiyorum ama tuhaf olan bu hadiseyi sizinle paylaşmak istiyorum. Nedendir bilmediğim içimden bir ses bir yıldız kaydı gökyüzünde diye tekrarlıyordu anladım ki bu hafta yazım bu cümleye dair olmalıydı. Ama nasıl, ne yazabilirdim derken babamın kitaplarını karıştırmaya başladım. Füsun SAKA’nın ‘’Sen Yeter Ki İste’’ kitabı geçti elime. Füsun SAKA’nın kim olduğuna da bir göz attım. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sistematik Felsefe Bölümü mezunuydu. Sayfaları çevirdiğimde ilk hikaye, o da ne içimden tekrarladığım aynı cümle bir başlık halinde karşımdaydı; ‘’Bir yıldız kaydı gökyüzünde.’’. Hemen okumalıydım, çünkü paylaşmam gereken önemli şeylerin

19 Kasım 2013 Salı

DOSTNAME-VII (NAZİRE)


                      NAZiRE                               Osman Said DEMİRYILMAZ

Dosta mukabil duygularla,                                   19.11.2013

Senin gün diye nitelediğin benim yıllarımdan birinde oturmuş senin için bir şeyler karalamaya çalışıyorum. Duygularını hissediyorum. Buna mukabil ben de bir nazire ile sana cevap vermek istedim. İnşallah, Dostname’ye yakışan satırlar yazabiliriz. Yazdıklarıma değer vererek beni onare eden, senin gibi değerli bir okuyucumun, ebedi dostluğuna nail olabilmek benim gibi garip bir şair müsveddesi için şereftir.

17 Kasım 2013 Pazar

TRAJİKİBRİT BİR VAK'A - Kısa Film

TRAJİKİBRİT BİR VAK'A - Kısa Film
Edebya Film sunar...
Bir İsmail Fazıl Atabay filmi.
Stop motion yöntemi ile çekilen bir kısa film...
Yönetmen ve senaryo: İsmail Fazıl Atabay



16 Kasım 2013 Cumartesi

YAHUDİLİK VE ANTİSEMİTİZM – 5 (SON)

YAHUDİLİK VE ANTİSEMİTİZM – 5 (SON)

 Ahmet Mus’ab GAVURDAĞLI
   Osmanlı döneminde iken Filistin bölgesinde herhangi bir Yahudi Müslüman zıtlaşması yoktu. Herkes barış içerisinde yaşıyordu. 1099 yılının Temmuz ayında Haçlılar tarafından Yahudiler ve Müslümanlar kadın çoluk çocuk demeden birlikte katledilmişler,bir bakıma ortak bir acı kader yaşamışlardı. Ne zaman ki birinci Cihan harbi sonrası Osmanlının İngilizlere karşı kaybetmesi ile Hicaz bölgesi ve dolayısı ile Filistin toprakları da kaybedilmişti. Osmanlının Ortadoğu topraklarından çekilmesi ile birlikte bir İngiliz mandası yönetimi baş göstermiş ve bu mandacılık 1920-1948 de İsrail devletinin kuruluşuna kadar faaliyet göstermiştir.

    İngiliz manda yönetimine izin BM,İngiliz mandasının feshinden çok kısa süre sonra Filistin topraklarını ikiye bölmüş ve İsrail Yahudi devletinin kuruluşunu onaylamıştır. Bir bakıma Filistin

HAPİSHANE MAHALLESİ



HAPİSHANE MAHALLESİ
Mustafa Uysal
1986 yılından beri İstasyon Mahalleli sayılırım. Gerçi o zamanlar oturduğum yer Durak Mahallesi olarak geçiyordu ama sonuç değişmiyor.

Bunca yıldır buralardayım ve pek çok sorunla yüz yüze geldim. Zamanla bazıları çözüldü bazıları kaldı öylece. Bazı sorunlar da çözülmeye devam ediyor. 2013 yılında da yine aynı mahalle içinde tren yolu altına taşındım. Daha önce üst kısmında oturuyordum.

Bu mahallede önceden her hafta neredeyse bir kaza ve bir ölüm vardı. Çevre yolu ölüm yolu gibiydi. Ya bir çocuğumuzu yahut bir ihtiyarı kaybediyorduk. Bir iki tanesi bizzat kollarımda öldü. Asfalttan kazıdığımız çocuklarımız oldu. İki küçük kardeşim gözümün önünde hızla giden bir otobüsün altında kalıyordu yarım metre ile Allah kurtardı. Komşularımızın sevimli çocuklarını yitirdik… Akşam eve dönerken Allah şahidimdir ileride yanıp sönen mavi ışıklar

KUZEY-GÜNEY

KUZEY-GÜNEY

Halil Oral/Tavşanlı
İzmir-Ankara demiryolu bizim ilçeyi doğudan batıya bıçak gibi ikiye böler. Demiryoluna neredeyse paralel, şehirlerarası karayolu da aynı biçimde uzayıp gider. İlçenin nüfusça yoğun üç mahallesi de demiryolu ve şehir geçiş yolunun güney kesiminde kalır. Şehir bu haliyle ekvator çizgisinin güneyi kuzeyi gibi. İnsanından bahsederken kuzeyde ve güneyde yaşayanlar olarak bile tarif edilebilir yakın gelecekte. Hatta iki kapı yerleştirilip vizeye bile tabi tutulabilir giriş çıkışlar. Doğal ve coğrafi bir bölünme demiryolları tarafından gerçekleştirilmişken güney yakasına farklı bir ad koysak yerinde olur mu bilmem ki?. Mahalli seçimler yaklaşırken aday

12 Kasım 2013 Salı

DOSTNAME-VI (SU)

                       SU                                   Osman Said DEMİRYILMAZ
(10 muharrem 1435 öncesi)                                                                       12.11.2013 
Ey suya muhtaç yüreğim,  Can dostum,
                                          
Bugün bir tuhaf içim. Ne kadar su içtimse dinmedi yüreğimde yanan ateşim. Sönmeyen ateşe müptela yüreğim. Yanan ateş tek taraflı değil. Bilirim dostumun yüreğinde de var aynı ateş, aynı yangın. Sen de yan, yan ki duysun bunu asıl Hakk’a yanan.

Kerbela diye bir yer var!

ve yalnızlık der ki

ve yalnızlık der ki :bana gel
Ayşegül Ordu

ve yalnızlık der ki :bana gel
gel ki umutlandırayım seni uzak kalıp hasret gittiklerinden...
gel ki peşin sıra hayal alemine yollayayım istediğini kur, istediğini yık, istediğini öldür istediğine ömür biç daha fazla...
ama yeter ki bırak gel yanıma...
kalabalıklarından sıyrıl da gel...
kendini bırakıp da gel, hiçliğe alışmaya gel...
yokluk denilen yerde asıl varlığına kavuşmaya gel...
mutluluk dediklerinin, yaşadım zannettiklerinin bir kül gibi nasıl uçuştuğunu seyretmeye gel...
yoksunluk zannettiklerinin sana ödül olduğunu farketmek için gel...
unutmaya unutturmaya gel...
sebepleri çek at bir tarafa asıla gel...
takıldığın teferruat deyip bir o yana bir bu yana dönüp durduğun benim dediğin...
erit, koy bir kaba yansın varsın yokoluncaya kadar, alev alsın nefsin onu da bırak gel...
savaşmak ne adına kim için ne vakte kadar, bırak yenil de gel...
yaşını başını almadan bırak da gel...
sözünü özüne ekle yalnız onunla gel...
sevmeler zannettiğin, bağlanmalar dediğin ne varsa çözül öyle gel...
cevaplayamadıklarını, soramadıklarınla al da gel...
çokluk içindeyken Birlik kavgasını nasıl verebilirsin yalnız O'na gel ...
yalnızlığa gel...

ŞIP ŞIP!

ŞIP ŞIP!
Halil Oral/Tavşanlı

Cuma pazarında pılı pırtı tezgâhları dolup dolup taşıyor. Yazdan kalma mallar yok pahasına satılıyor. Al kardeşim al! Üç parçası beşe mi dersin dört parçası ona mı dersin al kardeşim. Nasıl olsa yaz bir daha gelecek. Etrafı tekstil boyalarının kokusu topyekûn kaplamış. Birazda pazarcı poşetlerine girip çıkmaktan mıdır nedir bilmem ki baygın bir koku var pazarda. Bayacak, bayıltacak insanı. Tezgâh üstündeki pılı pırtı karıştırıldıkça daha da artıyor kokunun şiddeti. Hay Allah! Karıştırmakta da hakikaten belli bir yetenek oluşmuş çok insanda. Karıştır kardeşim..

Benim derdimse başka. Havalar soğumaya yüz tuttukça sigaradan dolayı elli yaş öksürüğü(!) artıyor. Burnumun doğarken

7 Kasım 2013 Perşembe

ŞAİRİNİ BEKLERKEN


ŞAİRİNİ BEKLERKEN
 ( eşim için... )

Sırrına varamadığı bir his yüzünden, yüreğini efkâr bohçasına sarıp mutfağa girdi. Çaydanlığa göz kararı çay bırakıp çaydanlığı ocağa koydu. Demlenmesini beklerken zihninde mısralar büyütmeye başlamıştı bile. İlk yudumu içer içmez geçiş yapacağı âlemin hayalini kuruyordu. Gülüşüne hüzzamlı bir renk, gözlerine ışıltılı bir yıldız geliyordu o zaman. Zaten bir düşünde çay, bir düşünde şiir hep vardı.

RÜZGÂR YÖNLERİ

RÜZGÂR YÖNLERİ
Halil Oral/Tavşanlı
Okul yıllarım bugün gibi hatırımdadır. İnsan yaşlandıkça mı hatırlar geçmişi bilmem ki. Hatırladıkça bıyık altından gülesiniz gelir yaşadıklarınıza. Öğretmenler rüzgar yönlerini ve adlarını bir bir anlatırlardı da yine de anlayamazdık. Gel de gülme..Bugün bile hangi yönden hangi rüzgarın estiğini sorsalar saymam imkansız. Kendince en iyi anam bilirdi rüzgarları. Seksen beşli yaşına rağmen say desen bir çırpıda sayar. Hangi rüzgar hangi vakit eser bu bile ezberindedir. Öğretmenler rüzgar yönlerini bize tam olarak kavratamamışken okul yüzü görmemiş anama kim kavratmıştı bunları. Hayat şartlarının kendisiydi belki de. Buğdayı gözerle

GECELERİN KİBARLIĞI

GECELERİN KİBARLIĞI
Halil Oral/Tavşanlı
Emekliliğin en güzel tarafı sabah işe gitme derdinin olmayışı. Uyku tutmayan gecelerde ay ışığına yoldaşlık yapabilirsiniz bu yüzden. Gökyüzünde göz kırpan yıldızları uzun uzadıya seyre dalarsınız mesela. Gecenin sessizliğinde nereye uçtuğunu bilmediğiniz uçakları saymaya yeltenir, içindeki yolculara merak salarsınız durduk yerde. Ayrılığa mı uçar, hasretlikleri sona erdirmeye koşar soruları aklınızda peydahlandıkça, heyecanlarınız çoğalır.

Sokak lambasının ışığında uçuşan böcekleri tutmaya çalışan kedilerin ilginç avlanma taktiklerini gördükçe şaşım şaşım şaşarsınız gecelerde. Şaşırdıkça çoğalır meraklarınız. Meraklar uykuya olan direncinizi artırır gittikçe.

Geceleri, uçan uçak sayısının geçen yıllara göre arttığını gördükçe karayollarındaki duruma meyleder düşünceleriniz. Meylederken çoktan

5 Kasım 2013 Salı

DOSTNAME-V (Gölge)

Osman Said DEMİRYILMAZ
GÖLGE

                                        05.11.2013
Selam sana ey hicabî çehre,          

Savruk yıllarımın nasıl geçip gittiğini hesap edemeyecek kadar aciz kalıyorum bu hayatın önünde bazen. Sende farklı bir bakış görüyorum Dostname satırlarına baktığında… Ne tebessüm eden, ne de kaş çatan! Hicabî bir çehre beliriyor yüzünde… Aydınlamaya başlayan karanlık bir sima! Sanki sabahın ilk ışıkları… Ben sen de hep siyahı yaşadım, lakin seni görmediğimden… Kimsesiz gecelerimin kâğıtlarda ağaran yüzüsün sen! Siyahtın, değiştin. Aslında değişen sen değildin. Zamandı, hayattı, âlemdi değişen… Ve sen, bu değişimde yokuş aşağı inen!

BEYAZAY GAZZE ŞUBESİ AÇILDI

ÖZEL RÖPORTAJ
Sesli röportaj:
http://picosong.com/qQ5F/

 Türkiye Beyazay Derneği Ege Bölge Koordinatörü Ali Rıza Soyaslan Tavşanlı Ticaret ve Sanayi Odası’nda basın açıklaması düzenleyerek Filistin Gazze şehrine Beyazay şubesinin kurulduğunu açıkladı. Soyaslan açıklamasında şunları söyledi; Bugün mühim bir müjde üzerine burada basın açıklaması düzenlemekteyiz. Kardeş Gazze’ye Kütahya, Tavşanlı ve Gedizli temsilcilerimizin kurduğu bağlar meyvelerini vermeye başladı. Gazze’yi ziyaret eden heyetimizin bu ziyaretlerinden sonra Türkiye Beyazay Derneği Genel Merkez, Beyazay Kütahya, Tavşanlı şubeleri, Tavşanlı Ticaret Odası ve Gazze makamları arasında yoğun bir şekilde 6 ay boyunca diplomasi yoğunluğu yaşandı.. Bu diplomasi yoğunluğundan sonra bizde bu hassasiyetten yola çıkarak Gazze’de Kütahya,Tavşanlı ve

2 Kasım 2013 Cumartesi

Beyaz Giyme - Klip

Beyaz Giyme - Klip
Tavşanlılı sanatçı Aysel Şan için yaptığımız bir klip çalışması.

Ve şimdi klip zamanı...
Klip Tavşanlı'da ve Göbel'de çekildi.
Bütün ekibe ve ana sponsor
Emre Playstation - Emre Atar'a teşekkür ediyorum.




Edebya Film sunar...

Aysel Şan Beyaz Giyme Klip from edebya on Vimeo.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...