27 Ekim 2013 Pazar

ELMA KOKULU EV

http://www.edebya.com/p/kitaplarm.html
ELMA KOKULU EV
Mustafa Uysal
Ayakkabımda kum vardı, zannederim, çorabımın olmadığını biliyorum ama. Tahta basamaklardan ve kalaslardan yapılma tırabzanlardan geçerek varırdım kapıya. Kapı açılırdı ve odalar dolusu koku sarardı etrafımı, içimi. Elma ağaçlarının gölgelediği hıyabanlardan geçerek gelirdim buraya. Taze güller ve asma dallarından mürekkep çardakların vazgeçilmez dostu tulumbalardan giderirdim susuzluğumu. Odalar dolusu elmaları ve odalar dolusu elmalarımız vardı. Bostan komşusuyduk onlarla. Bağ kazımından kalma çay borçlarımız olurdu, bağ bozumlarında bir birimize. Bir de ekmek, bulgur, ayran... Bazen kızıla çalan erik domatesleriyle gelirdi, bazen biz, yeni dökülmüş bir kaç salatalık ve biberle giderdik. Çıplak ayaklarım, çamura belenmiş yahut tepemde sararmış yapraklar olurdu onu gördüğüm zamanlarda. Akşam inince dedem tulumbayı çeker ben, ayakkabılarımın içini ayrı dışını ayrı; ayaklarımı, ellerimi, yüzümü ayrı yıkardım. Buz gibi tulumba suyundan arta kalan, ince kumlarla dolardı toprak

24 Ekim 2013 Perşembe

VERİ AÇIK KALIRSA CEREYAN YAPAR MI?

VERİ AÇIK KALIRSA CEREYAN YAPAR MI?
Mustafa Uysal

Kişisel bilgilerin korunmasının ne anlama geldiğini toplum biliyor mu veya ne kadar biliyor?
Daha da önemlisi ne kadar önemsiyoruz?
Belki toplumun çoğunluğunun umurunda değil ama geleceğimiz adına çok önemli bir konu olduğu için son değişikliklerle birlikte Anayasamıza bile girdi konu. Önce maddeye bakalım:

“MADDE 20 - KİŞİSEL BİLGİLERİN KORUNMASI
Kişisel bilgilerin korunması
(Ek fıkra: 12/9/2010-5982/2 md.) Herkes, kendisiyle ilgili kişisel verilerin korunmasını isteme hakkına sahiptir. Bu hak; kişinin kendisiyle ilgili kişisel veriler hakkında bilgilendirilme, bu verilere

Bir Şiir Ve Düşündürdükleri

Bir Şiir Ve Düşündürdükleri
Sema Aydoğan

  (Yola çıkınca her sabah,
Bulutlara selam ver.
Taşlara, kuşlara,
Atlara, otlara,
İnsanlara selam ver.
Sonra çıkarıp aynanı
Bir selam da kendine ver.
Hatırın kalmasın el gün yanında,
Bu dünyada sen de varsın!
Üleştir dostluğunu varlığa,
Bir kısmı seni de sarsın.)
Üstün DÖKMEN
Türk radyo ve televizyon kurumlarında defalarca okunmuş bir şiir imiş Üstün DÖKMEN’in bu şiiri. Bu şiirin yaşamla bağımı daha da güçlendirdiğini, sevgi kapılarını açarak beni kucakladığını hissettim ve kesinlikle sizlerle paylaşmalıyım diye düşündüm. Herkese,

YAHUDİLİK VE ANTİSEMİTİZM - 4

YAHUDİLİK VE ANTİSEMİTİZM - 4
Ahmet Mus’ab GAVURDAĞLI
“Anglo Filistin Bankası ile Alman İktisat Bakanlığı arasında 25 Ağustos 1933 yılında gerçekleştirilen anlaşma aracılığı ile Yahudi mal varlığı, Filistin de gerekli şeylerin satın alınması amacıyla kullanılacaktı.Bu anlaşma Yahudilerin resmi yoldan göçünün ana dayanağı oldu.Naziler ve Siyonistler, Yahudilerin Almanya dan Filistin’e mallarının bir bölümüyle göç etmelerini sağlamak için beraber çalıştılar. 1933 yılında Anglo Filistin Bankası,Tel- Aviv de Trust and Transfer Office Ha’avara Ltd. adlı bir şirket kurdu.Dört Yahudi banker önderliğinde Almanya da bu şirketin uzantıları kuruldu.1933-1939 yılları arasında bu anlaşma gereğince 50.000 bin Yahudi Filistin’e göç etti.63 milyon sterline yakın sermaye Filistin’e transfer edildi.1933-1939 arasında yürürlükte olan gerçek Alman politikası da,Filistinde ki Yahudileri Araplara karşı karşı desteklemekti.”(a.g.e.syf.48) O yıllarda sözde Alman mallarını boykot edenlere karşı en büyük desteği yine Yahudiler veriyordu. Alman mallarının Filistin e giden Yahudilerce alınması Alman ekonomisin rahatlatıyordu. Dünya Siyonist

22 Ekim 2013 Salı

DOSTNAME-IV (23 ile 3 Arası)


23 ile 3 ARASI

Sevgili dostum,                                22.10.2013
Dost için yazmak beni ne kadar mesud ediyor anlatamam. Mektup ne kadar nostaljik olsa da hala sakladığı bir gizem var sanki. Ben bu gizemin peşindeyim aslında… Teknolojik imkanlar arttıkça insani değerlerimiz gibi alışkanlıklarımız da çok değişiyor. Şimdilerde kimse mektup yazmıyor. Postacılar sadece resmi belgeleri taşır oldu, tebligatlar, faturalar vs. Ama mektup götürürken duyguları, aşkları, özlemleri, umutları, güzel haberleri, yoklukları, kayıpları, fısıldamaları, gizli işleri, kokuları, dokunuşları taşıyorlardı adeta…

20 Ekim 2013 Pazar

Milli Mücadelede Zor Yıllar - Ahmet Öztürk

Milli Mücadelede Zor Yıllar
Ahmet Öztürk
Tavşanlı - Emet

Araştımacı yazar ve öğretmen Ahmet Öztürk'ün yeni kitabı...
Kitap ilginç bilgiler içeriyor. O dönemin Tavşanlı ve Emet'inde yaşanan olaylar birebir günlük ve hatıralardan aktarılmış. Günlüklerde ilginç bilgiler var. Örneğin bugünlerde adı sıkça geçen Dr. Reşit Galip (Andımızın yazarı, ezanı Türkçeleştiren, bakan, köycü...) Tavşanlı'da o dönem kalmış ve buradaki faaliyetlerinden kesitler var kitapta.
Kitap çabucak okunabilecek şekilde hazırlanmış o yüzden ön yargılarınız varsa tarih kitaplarına dair bence hemen silin.
Aşağıdaki videoda yazarla konuştuk ve kitapla ilgili ayrıntılı bilgiler verdik. Kitabı nasıl temin edebileceğinizi önümüzdeki günlerde belirtiriz.
M.Uysal

VİDEO SADECE 20 DAKİKADIR.
Youtube ayarsızlığı yüzünden iki kez tekrarlanmış :)

13 Ekim 2013 Pazar

KAYIPTIM - Kısa Film

KAYIPTIM ( I Was Lost )
Kısa Film / Short Film
Edebya Film sunar...

Katkısı olan herkese teşekkür ederim.
Lütfen tam ekran yapınız.
Film hakkındaki görüşlerinizi bekliyoruz, görüş belirtmeden önce film hakkında tam bir intiba edinmek için lütfen iki kez izleyiniz.

KAYIPTIM - Kısa Film from edebya on Vimeo.

12 Ekim 2013 Cumartesi

YAHUDİLİK VE ANTİSEMİTİZM-3

YAHUDİLİK VE ANTİSEMİTİZM-3
Ahmet Mus’ab GAVURDAĞLI
Yahudilerin yeryüzüne dağılmışlığını sonlandırıp Filistin topraklarında yerleşik bir devlet kurma eğiliminin beyni hiç şüphesiz ünlü Siyonist Yahudi Theodor Herzl dir.( 2 Mayıs 1860 – 3 Temmuz 1904).Macar asıllı Yahudi bir gazeteci ve hukukçu olan Herzl ,1897 yılında vaat edilmiş topraklarda “Yahudi devleti” kurmak üzere İsviçre Basel de ilk dünya Siyonist kongresini topladı.Aşağıdaki kaynakta özetle bunun kısmi detaylarını bulacaksınız.

"Yahudi Devleti" (Der Judenstaat) adlı kitabını yayınladı (1896). 1897 yılında Dünya Siyonist Teşkilatı'nın kurulmasını ve kurulduğu İsviçre'nin Basel kentinde teşkilatın ilk kongresinin yapılmasını sağlamıştır.Kongrede "Ben bugün burada Yahudi Devleti'ni kurdum, ancak bunu yüksek sesle söylersem bütün dünya güler. Fakat beş sene içinde ya da elli sene sonra bunu herkes böyle bilecektir." demiştir. Ayrıca kongrede kurulması planlanan Yahudi Devleti'nin sınırlarını da belirtmiştir. Kongre sonunda Herzl Dünya Siyonist Teşkilatı'nın

8 Ekim 2013 Salı

Dostname-III (IŞIK)


IŞIK
Sevgili dostum,                                                     08.10.2013

Merhaba sevgili dostum. Arapça kökenli bir selamlama kelimesi; merhaba… Başlamak bu kadar kolay mı olur her şeye… İnsanın ruhundaki çalkantıları anlatabilmesi kolay değildir, eğer elinde yazmaya sevdalı bir kalem yoksa. Dostname bu ruh serencamında kendini bulmanın adıdır. Sen ey sevgili dostum, bir merhaba ile başlayan bu yeni hayal satırlarındaki yolculuğumuzda yeni bir serüvene hoş geldin.

7 Ekim 2013 Pazartesi

YAHUDİLİK VE ANTİ SEMİTİZM-2



YAHUDİLİK VE ANTİ SEMİTİZM-2

Ahmet Mus’ab GAVURDAĞLI

1948 yılında kurulacak olan İsrail Yahudi devletinin temelleri Nazi Almanyasında uygulanan soykırım kavramının çok iyi işlenmesi ve bu mağduriyetin Yahudilere karşı sempatiye dönüşmesi ile gerçekleşmiştir.Bu “soykırım endüstrisi” sayesinde Yahudiler bu konu ile ile çok dramatik filmler yapmışlar,dünya kamuoyunu mağdur oldukları konusunda iknaya çalışmışlardır.Bunda da oldukça başarılı olmuşlardır.

   Bizim bu konuyu ele alış şeklimiz beklide bugün birçok ülkede suç kabul edilen “soykırımı reddetmek” suçu kapsamına girmiş olabilir.İlginç olan şudur ki burada kastedilen “Yahudi soykırımını reddetmek suçu”dur.Yoksa Filistin,Çingene,Müslüman,Türk,Ruandalı,

4 Ekim 2013 Cuma

Havuç Yumurta Kahve

Havuç Yumurta Kahve
Sema Aydoğan
Zorluklarla karşılaştığınız zaman nasıl tepki gösteriyorsunuz? Sıkıntılara, problemlere rast gelince hemen dağılıyor musunuz? Yoksa ‘’Nasıl olsa derdim başımdan aşkın kimse bana bulaşmasın .’’ diyerek, başta kendiniz olmak üzere transa geçip etkisiz hale mi geliyorsunuz? ‘’Vardır bunun da bir hikmeti, Allah sabredenlerle beraberdir.’’ diyerek kendinizi bitirmek uğruna, kendinizi ateşe atma pahasına diğer insanlara mutluluk veren, huzur veren, ağızlarına lezzet veren bir sevgi kaynağı mısınız?
Kaç derece ısı lazım hamdım yandım piştim dedikten sonra büsbütün olgun biz olmaya? Nelerden geçmeliyiz ki içerlerinden de geçerken onları bir bir azığımıza katıp: ‘’ Tamam ben tüm gücümle ayaktayım yola devam edebilirim.’’ diyebilmeliyiz hayatımızda. Bir kazanda kaynadığımızı düşünsek nasıl bir kıvama geliriz ki biz acaba?
Bu hafta bir hikayeyle devam edelim yazımıza söylemek istediklerimin daha iyi anlaşılması adına.
Bir baba ile kızı dertleşiyormuş. Kız

1 Ekim 2013 Salı

YAHUDİLİK VE ANTİ SEMİTİZM-1

YAHUDİLİK VE ANTİ SEMİTİZM-1
Ahmet Mus'ab GAVURDAĞLI
Semitik terimi; Arapları, Habeşleri, Arami ve Süryanileri hem de İbranileri içine alan dil grubunu konuşanları tanımlamak için kullanılır. Ancak, Antisemitizm terimi özellikle Yahudilere karşı tavırlara atıfta bulunur.
Antisemitizm, Yahudi karşıtlığı veya Yahudi düşmanlığı; Yahudilik dinine, ırkına, kültürüne veya milletine karşı duyulan düşmanlık.Her ne kadar etimolojisi antisemitizmin tüm Sami halklarına yönelik olabileceğini ima etse de, terim ortaya çıkışından itibaren sadece Yahudilere yönelik saldırganlığı belirtmek için kullanılmıştır.
Antisemitizm Yahudi bireylere karşı gösterilen münferit nefret ve ayrımcılıktan kalabalık grupların, hatta polis ve askerin tüm bir Yahudi cemaatine yönelik örgütlü saldırılarına kadar geniş bir yelpazede meydana gelebilir. Bu baskının en aşırı örnekleri arasında, 1096'daki Birinci Haçlı Seferi, İspanyol Engizisyonu, Yahudilerin 1290'da İngiltere'den, 1492'de İspanya'dan ve 1497'de Portekiz'den kovulmaları, çeşitli pogromlar ve Nazi Almanyası'nın gerçekleştirdiği Holokost (Yahudi Soykırımı) gösterilebilir. (Kaynak:http://tr.wikipedia.org/wiki/Antisemitizm )
İlk etapta sadece sami ırkını tanımlamada kullanılan

Akıl ve Zekanın Tezahürleri

Akıl ve Zekanın Tezahürleri
Sema Aydoğan
Genel olarak akıl, düşünüp taşınma anlayıp tanıma yargılama ve yorumlamayı sağlayan insanın en büyük yeteneğidir. İnsan doğası gereği akleder, sorgular, seçim yapar, merak eder. Bulunduğu ortamda, yaşadığı olaylarda anlam arayışı içerisindedir. Örneğin kalpte yara gözde yaş hayat budur arkadaş gibi anlam bulamadığı cümlelere inanarak onlara itibar etmez. Çünkü hayatın bütününün böyle olmadığını bilir.
Niçin insan ve niçin insandan yola çıkarak akıl olmalıdır? İnsan olmasaydı eğer, şu an burada akıl, söz konusu edilebilir miydi? Bu sorunun cevabı muhakkak ki hayır olacaktır. Bu yüzden insan ve insandan çıkarak aklı konu edinmeliyiz. Peki insanın hayvandan ne farkı vardır ki insandan çıkarak akıl olmalıdır? Hayvanlara geldiğimizde ise onlar sadece

Dostname-II (siyah yolculuk)

Osman Said DEMİRYILMAZ

SiYAH YOLCULUK

     Sevgili dostum,                                  01.10.2013

Senden bahseden senin Dostanamen bana gelmeden, ben satırlarda sana geldim yine… Siyahın peşine takıldım, sana sürükledi bu satırlarda beni… Hayatının keşfine daldıkça fark ettim senin ne çalkantılı bir hayat sürdüğünü! Sana bakınca neden “Siyah” gördüğümü anladım; sende bana benziyorsun!Sana bakınca kırık bir aynada kendimi görür gibi oluyorum. Kırık bir ayna yansıtmaz! Arkasındaki sırrı açığa verir o kadar, aynaların arkasındaki sır; işte benim aradığım siyah orada…
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...