8 Temmuz 2013 Pazartesi

KÜL DAĞLARI ÜZERİNE

KÜL DAĞLARI ÜZERİNE




            “Kül Dağları” 2013 Haziran’ında yayımlanmış yepyeni bir hikâye kitabı. Bir dostumun tavsiyesiyle ulaştığım bu eseri soluksuz okudum, diyebilirim. Hedef kitlesi ortaokul ve lise öğrencileri olarak belirlenmiş olsa da, ben onun yetişkinler için de son derece ilgi çekici olduğu kanısındayım.

            Çalışmanın bende bu kanaati hâsıl etmesi üzerinde derinlemesine düşündüğümde, Sadi’nin Gülistan’ı gibi, Binbir gece Masalları gibi, Walt Disney’in çizgi filmleri gibi, Kül Dağları’nın da, yediden yetmişe herkese hitap ettiği için insana böyle tesir ettiği sonucuna vardım. Bir yetişkin olduğumuzda, hatta yaşlandığımızda, çocuk tarafımız, içimizdeki özel bölümünde, yaşamaya devam etmekte ve çocuklar için hazırlanmış güzel eserleri de, o çocuk tarafımızla okuyup izleyebilmekteyiz. Çünkü fevkalade olan hiçbir şey, belli bir yaş dönemine yahut belli bir kültür ve anlayışa inhisar edilemez.

            Anatolia yayınevinden çıkan yapıta adını veren öyküde, yazar, Tavşanlı’da geçen çocukluk yıllarına ait bir gününü anlatmaktadır. O zamanlar, 8-9 yaşlarındadır ve Tunçbilek Termik
Santrali’nin atık küllerinden oluşan yüksekçe tepeleri, çocuk gözüyle, Kül Dağları olarak görür.

            Bilkent Üniversitesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümü son sınıf öğrencisi olan yazar Talha Furkan Canan, “Hanımçeşme Mahallesinde” başlıklı hikâyesinde ise, Almanya’da yaşayan bir Türk çocuğun, mahallede kayboluşunu anlatırken, çocukluğun yanı sıra, bakkal çırağının şahsında, taşranın arı ve duru gençlerini de anlatır. Yüksek ahlâkın ilk gençlik çağındaki çocuklara ne kadar yakıştığını bu hikâye çarpıcı bir etkiyle göstermektedir.

            Yazar, ilk gençlik çağlarında insan ruhunun iyiliğe idealistçe tutkun olduğunu, “Poşet” başlıklı hikâyesinde bir başka olay içinde ortaya koyar: Su tesisatçısında çırak olarak çalışan Arif adlı genç, yaptığı onarım karşılığı olarak yoksul komşusu Hanife Teyze’nin verdiği parayı kabul etmek istemez, fakat kimseye minnet altında kalmak istemeyen Hanife Teyze, ısrar ederek parayı, Arif’e verir. Soylu bir davranışa soylu bir tutumla mukabele eden Arif, markete gider ve haftalığından da bir miktar ekleyerek satın aldığı bir poşet dolusu ihtiyaç maddesini Hanife Teyze’ye bırakır, sonra evine gelir, haftalığının kalan kısmını annesine verir.

            Kül Dağları, olumlu değerlerle donatılmadıkları takdirde, gençlerdeki bu coşkun ruhun, olumsuzluklarla kodlanacağını, son derece tesirli bir biçimde hissettirir.

            Pek çok yönü ile incelenebilecek zengin bir eser olan Kül Dağları’nda küçük çocuk ruhu da  canlı biçimde anlatılmıştır. Bilhassa “Saat” ve “Abi” hikâyeleri, edebiyatımızda bir benzerini kolay kolay bulamayacağımız çalışmalardır.

            Eserde art arda sıralanmış olan Çırpı, Genç Ayı Şomut, Eve Dönüş, Davul, Soru İşareti Biçiminde Bir Solucan, Silgi başlıklı hikâyelerin, ortaokul öğrencilerinin üstün beğenisini kazanacaklarından eminim. Bu mükemmel eseri, başta ortaokul ve lise öğrencileri olmak üzere, herkese hararetle tavsiye ediyorum.



İsteme adresleri: kitapnehri.com & dr.com


Mustafa Uysal
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...