18 Mayıs 2012 Cuma

Temtaş Hakkında Sarsıcı İddialar

Ömer Lütfi Diler 17 Mayıs 2012 günü yerel basının tamamının bulunduğu bir ortamda basın açıklaması yaptı. Bu açıklamayı hangi sebeplerle yaptığını açıklayarak söze başlayan Diler, yanında getirdiği 3.7 kg. belge ile kameraların karşısına geçti. Temtaş'ın ilk kuruluşundan bu yana gelişmeleri aktaran Diler, yabana atılamayak iddialar öne sürdü. Pek çok gelişmenin hissedarlardan gizlendiğini ve hiçbir açıklama yapılma gereği bile duyulmadığını, genel kurulların bile hissedarlardan uzak yapıldığını söyledi. Geniş açıklamasından çarpıcı başlıkları aşağıda verdik. Açıklamayı aşağıdaki videolardan izleyebilirsiniz.
Temtaş Kurucular Kurulundan Ömer Lütfi Diler'in Basın Açıklamasından başlıklar ve video:

Tunçkül'den kimler maaş alıyor? Sonradan kimler yönetime alındı?
Yeni iş teklifi ve fizilibilite ile gelindiğinde kasadaki paralar neredeydi?

Genel Kurullar neden zamanında yapılmadı?
Temtaş Yönetimi halktan neyi gizliyor?
Temtaş neden mahkemeye verildi?
Remzi Özerdem'in olmayan parasıyla var olan hisseleri üzerinden kimler neden oy kullanıyor?
2001 Kara Çarşambasında Temtaş'ın paralarına ne oldu?
Kurucuların parası 14 kat artarken diğer küçük ortakların paraları niçin artmadı?
Kemal Zengin hakemle hesap incelemesini neden kabul etmedi?
Hüsnü Ordu kimleri ikna etti?
Üyelere neden oy kullandırılmadı?
Hükümet komiseri önünde yapılan evrakta sahteciliğe kimler sessiz kaldı?
Kendi kendini oylayarak temize çıkaran yönetimin uygulamalarına niçin sessiz kalındı?
Temtaş'ın sırlarını ifşa etmekle suçlanan kim?
Temtaş'ın ne gibi sırları var?
Temtaş yönetiminde bulunan resmi yöneticiler görev süreleri dolunca ayrılma taahhütlerini neden yerine getiremiyorlar?
İhmaller ihanet boyutuna vardı mı?
28 Mayıs 2012'de niçin genel kurul yapılıyor ve kimler oy kullanabilecek?
Ömer Lütfi Diler'in telefon numarası: 0533.446 12 79. (Kendisi basın açıklamasında belirttiği için buraya alınmıştır.)
Ve daha birçok iddia 1 saate yakın açıklama videolarda. 5 Bölüm.


aa
TEMTAŞ konusunda daha önce çıkmış yazıların linkleri:
 http://www.edebya.com/2011/03/temtas-nereye-gidiyor.html
http://www.edebya.com/2011/03/temtas-sorularna-cevaplar.html
 http://www.edebya.com/2010/06/temtas-yahut-kazan-dogurdu.html
http://www.edebya.com/2010/06/gundeme-dair-uc-mesele.html

(Aşağıdaki bölüm, HABER TAVŞANLI GAZETESİNDEN alınmıştır. Teşekkür ederim.)
DİLER'DEN "TEMTAŞ" SİTEMİ...
Temtaş’ın Ortaklarından Lütfü Diler, Temtaş’ın İlk Kuruluşundan Bugüne Yaşanan Gelişmeleri Aktararak Önemli İddialarda Bulundu.
 16 yıl önce Tunçbilek Termik Santrali’nin özelleştirilmesi sırasında Tavşanlı halkı tarafından kurulan 5600 ortaklı TEMTAŞ şirketinde bugüne kadar yaşananlarla ilgili bir basın toplantısı düzenleyen hisseder Lütfü Diler, “yaşananları anlayamıyorum, şirketin yönetim kurulunun yakasını ölünceye kadar bırakmayacağım” dedi. Diler, “her cezaya razıyım; ama hakkımı sonuna kadar da mahkemede arayacağım” diye konuştu.  TEMTAŞ’ın ortaklarından Lütfü Diler, TEMTAŞ’ın ilk kuruluşundan buyana yaşanan gelişmeleri aktararak önemli iddialarda bulundu.
 “Bu açıklamayı üzülerek yapıyorum”
Diler, “ Sevgili hemşerilerim, TEMTAŞ şirketi Tavşanlı ‘ı meşgul ediyor, ben bu işi takip etmekteyim.
          Bu iş 16 yıldan beri bu tarafa gelişti. Birde benim şikayetçi olduğum hemşerilerimin ailelerinden özür dilerim. Bu açıklamaları üzülerek yaptığımı baştan söylüyorum. Bana darılmayın diye.
          TEMTAŞ şirketi malum 1996 yılında Tunçbilek termik santralinin özelleştirilmesi üzerine kuruldu. Özelleştirme ilan edildikten sonra, kurucular teşekkür etti. Kurucuların içinde bende varım. 90 kişi 380 TL para yatırdık. 30 milyar lira sermaye ile, kurulduktan sonra vatandaştan 150  mark, 100 dolar ve tahmin ediyorum 100 TL şeklinde  hisse senedi ile vatandaşa açtı. 1 milyon 600  veya 650 bin dolar toplandı bize söylenene göre. Bu para tahminime göre 8-9 sene yerinden hiç kımıldamadan bir iki bankada faize yattı. TEMTAŞ şirketinin kuruluşuna sevinenlerden biri olduğum için çocuğumuza istikbal olur diye.
 “150 bin dolarlık hisse senedi aldım”
150 bin dolarlık hisse senedi aldım. Parasını da gününde yatırdım. Hüsnü Ordu’nun ilk teşekkür ettiği insan benim sanırım. Kurucular bile parasını zamanında ödemeyenler kendilerini biliyorlar.  Bu 1 milyon 650 bin dolar, senelerce şirkete devir olmadı. Yönetimin ukdesinde kaldı. Toplanan bu para 5600 kişinin parası. Bankada faizde kaldığı zaman % 60 getirisi olması gerekirken benim hesaplarıma göre, merkez bankasının donelerine göre hesaplanmıştır. Hesaplar bir türlü ortaya çıkmadı yani bize bildirilmedi. Sorduğumuzda banka kapandı bizde hesapları yok dediler bize bir şey söyleyemediler. Sadece 90 kişinin parası 14 kat artmış. Bunların içinde bende varım. Bu 90 kişi paralarımızı 2007 yılında kanunsuz olarak paraları dağıtıldı.   Devlet termik santralinin özelleştirmesinden vazgeçince söyledik gidin bu parayı dağıtın diye . Hüsnü beyin ifadesine göre genel kurul kararı lazım, yada mahkeme kararı lazım. Tamam kardeşim genel kurul ise biz buradayız. Topla genel kurulu dağıt milletin parasını madem bir iş yapmayacak.
Fakat her nedense para dağılmadı. 2007 yılı geldiğinde seçimlere 3-3,5 ay kala 500-600 kişi belediye salonunda toplandık TEMTAŞ ortağı. Hüsnü bey 2 bankanın müdürünü de yanına aldı. Onlara teyit ettirmek sureti ile para duruyor mu diye. Evet onlarda duruyor dediler. Duranın miktarı belli değil. Beni çok üzen bir konuşma yaptı. Bende cevabını orada verdim tabi ki. Ordu, “Benim kızlarım yapılan dedikodulardan çok rahatsız oldu üzüldüler, sizlere hakkımı helal etmiyorum bu dedikoduyu yapanlara” dedi. Ama ben işin aslını biliyorum. Fakat söyleyemiyorum çünkü ispatı bende değil. Benim  yaptığım o hakaretlere karşı hesapları yüzüme çarpmaları lazımdı.  Bunu hiçbir zaman yapmadılar. Güya kibar davrandılar.

“Keşke kibar olmasalardı da o hesapları yüzüme çarpsalardı”
“Bu işin sonunu ölene dek bırakmayacağım”

Keşke kibar olmasalardı da o hesapları yüzüme çarpsalardı. Her türlü hesaba her türlü cezaya razıyım bu hesapları önüme getirirlerse.  Dağılan para 2 milyar 700 milyon idi bunun % 80’nini dağıtıyoruz dediler dağıttılar.  Benim hisseme de yatırdığım 150 bin marka karşılık 86 milyar para almam lazımdı gittim aldım. Bu para dağıldıktan sonra ihtirazi kayıtla bankadan şirketin verdiği bir pusula ile gidip aldık. Bunu aldım hesapladım aldığım para şirketin %80 ni dağıldığına göre aldığım parayı oranladım tahminen  3.2ye tekamül ediyor. Halbuki  ben kuruluşta yatırdığım 150 bin mark toplanan bu parada hesapladığım zaman bu para 6.2 idi para dağıtılırken 3.2 ye düşüyor. Bunun sebebini defalarca sordum; işte Yılmaz yaptı, Mustafa yaptı vesaire şeklinde hesapları bir türlü çıkaramadılar.
Genel kurulda da söz konusu yaptım. İbrahim Ayaşlı orada olan 40 kişi şahittir. “İspat edemezsin ki, banka kapandı ben ne yapayım” dedi. 5000-6000 kişinin itimat ettiği yönetim kurulu bunların hesabını tutmadı mı? Haksızlığa uğrayan hakkını aramaz ise dilsiz şeytandır sözüne istinaden dilsiz şeytan olmak istemedim. Ve hakkımı aramak üzere mahkemeye başvurdum.  Birinci mahkemeyi kaybettik her nedense, sonra ikinci mahkemeye verdim onu da kaybettim,  sebebini hakimlerimiz biliyor. Şimdi temize gittim. Bu yapılan gizliliğinin sebeplerini araştırmaya başladım. Hatta bana TEMTAŞ’la kafayı bozdu dediler. Bozdum kafayı. Kafayı bozdum ama aklım başımda…. Ölünceye kadarda bu işin başını bırakacak değilim.
Biraz ana sözleşmeden bahsedeyim. Bu sözleşmedeki şeylere neden uyulmadığını  siz muhakeme edebilirsiniz ben anlatmaya çalışayım.  Ana sözleşme hükümlerine göre her genel kurul öncesi 90 kişi hükümet nezdinde toplanır. Allah rızası için bir kez yapmadılar.  Ben bunu defalarca uyardım. Bu keyfi bir mesele değil diye. Bunu kimse tınmadı. Ana sözleşmede diyor ki vekalet oyları  200 hisseyi geçemez bir kişi başkasına  vekalet edecekse 200 hisseyi geçemez diyor.  Mustafa Ünal 2006 veya 2003 genel kurulunda  sadece kendi ismi ile başka hiç vekalet kullanan yok tam 1700 kişiye vekalet etti bir kişi…. Halbu ki ana sözleşmede diyor ki… 200 hisseyi geçemez diyor. 1700 oy kullandı.. Başka genel kurulda gene Mustafa Ünal 560 hisseye oy kullandı.  Kendi kullandığı oydan başka. 560 hissenin oy kullanıldığı genel kurulda  tutanağında öyle bir şey yapılmış ki ben bunu mahkemeye de sundum kendilerine de söyledim. Gene kaale alan olmadı. 560 hisseye vekalet edildiğini sayfanın başında yazıyor. En sonunda hükümet komiserinin imzaladığı yerde 181  yazıyor.  Yani bunu bilerek yapıyorlar.  Evrakta sahteciliktir bunu bilemem artık.  Onu mahkeme karar verir. Mustafa Ünal bana, bu dedikodularla ilgili bunları pek konuşmak istemiyorum ispatı bende değil vatandaş biliyor haberi olduğunu  sonra Yılmaz Cezayirli ona gittim onunda haberi olduğunu gördüm,  açık söyleyeyim çok üzüldüm. Buna rağmen denetçide ses çıkarmadı, yönetim kurulundaki Mustafa Ünal da ses çıkarmadı. Bu oyun isterlerse mahkeme açık verebilirler. Bu oyun devam etti bu güne kadar. 5600 kişiye ağza baktırdılar.

“Bana göre zulüm ettiler”
 Bana göre zulüm ettiler. Çünkü burada vatandaşın parası var. Ne olduğu belirsiz. Ondan sonra dedikodu ayyuka çıkmış. Kimsenin umurunda değil.  Bir tek şey umurlarında biz bu genel kurulu nasıl atlatırız.
Çok enteresan bir şey oldu. Allah rahmet eylesin Remzi Özerdem 85 veya 87 bin mark yatırmış her nasılsa sıkışmış bu parayı birkaç günlüğüne  emanet verin demiş ondan sonrada yerine getirip yatırmamış. Ama bu kanunsuz olarak verilmiş. Dikkat edin bakın Remzi Özerdem’in parası yok içerde ama hissesinin adedi belli. Bunu 4 yönetim kurulu üyesi İbrahim Ayaşlı, Mustafa Ünal, Kemal Zengin, birde Nazmi Sarı bunlar 4’e bölmüşler genel kurullarda bunun hissesini kullanıyorlar.  Ben bunu hem yazdığım mektuplarda ayrıca 5 tane mektup yazdım ve hiç birine cevap alamadım onu da belirteyim. Fakat her mektuptan sonra Hüsnü Ordu ve Mustafa Ünal özel seanslar tertip ettiler beni ikna etmek için; edemediler fakat ben enayiliğime doymayayım inandım.  Sözlerine inandım. En sonunda bugüne geldik.  Yılmaz Cezayirli’ye baştan aşağıya anlattım 2001 yılı kara çarşambası banka faizlerinin TL üzerinden %7400 çıktığı gün oldu ne olduysa. Buradan açıkça soruyorum onlar kendilerini biliyor. Buradan şahitlik yapar mısınız? Konuşurlarsa her şey açığa çıkacaktır. İş buraya kadar geldi benim mağdur olduğumu zarar ettiğimi kendileri çok iyi biliyorlar. 2006 yılındaki kongrede hararetli tartışmalarımız oldu. Hisarcık belediyesinin bir projesi vardı Nihat Helvacı onunla sohbet ederken Esire de ki su bomboş akıyor 58 derecelik su. Bu su neden bomboş akıyor reis bey dediğimde Fizibilitemiz var hazır ama para yok dedi. Ben bu işi Tavşanlı TEMTAŞ’ta aldım fizibiliteyi getirdim, yönetim kurulunu 3 ayda toplayabildim Hüsnü Ordu  yine gelmedi. 3 ay sonra fizibiliteyi verdim tetkik edelim haber verelim dediler sonra sordum ne oldu diye, Hüsnü Bey riskli diyor dediler. Bende 2006’daki genel kurulda dedim Karadeniz’in altından petrol getiriyorsunuz risksiz hamam köyden Hisarcık a riskli… takdir sizin dediler ve o işte öyle kaldı. Ama şimdi aklım eriyor. Para yokmuş… Ben para var biliyorum. Bundan bizim haberimiz yok tabi ki.

“TUNÇKÜL yapıldı oda ayrı bir dert”
Bu arada TUNÇKÜL yapıldı oda ayrı bir dert tabi. TUNÇKÜL yönetimini TEMTAŞ yönetim kurulu 4 yönetici arkadaşı orada görevlendirdi. TUNÇKÜL’ün her türlü karı her sene TEMTAŞ’a gelir TEMTAŞ’ın kasasına girer. Tahminen 200 300 milyar lira senelik  karı var  ilk sene zarar etmiş ondan sonra çimento ortak olmuş yarısı onlara satılmış o günden beride 200 milyarlık kar getiren bir yer.

“Ayın 28’inde Genel Kurul var”
“Bıçak kemiğe dayandı,son günlere gelindi”
          Bu gün bu toplantıyı yapmamın sebebi 10 gün önce falan davetiye geldi, TEMTAŞ genel kurulu ayın 28’inde saat 6 da  G.L.İ. lojmanında toplanacak diye.Ben bunu 5600 ortaklı yere sadece 90 kişisi onlara davetiye gidiyor. Ötekilere de ticari sicil gazetesinde yayınlanıyor. Ben vallahi hiç okumadım ticaret sicil gazetesini Belki 10 senedir. Okuyanınız var mı bilmiyorum. Vatandaş nereden görecek onu.  Bıçak kemiğe dayandı son günlere gelindi. Daha önceki genel kurullarda Remzi Özerdem’in parası olmayan hissesine oy kullanan yönetim. Benim kaç hisseye oy kullandığımı 15 yıldır  herkes biliyor. Bende bu enayiliğime doymayayım elimizde ki hisse senedini ispat eden dokümanı en az 1 hafta evvel şirket merkezine götürüp orada listeye kayıt edileceğini bilmiyordum. Kimsede uyarmadı. Vatandaştan da kimseyi uyarmadılar. Türk ticaret kanununda okuyunca anladım.
Yapılan şey şu: Genel kurul toplanır, bilanço okunur , denetçi raporu okunur , ibra için oy kullanılır , faaliyetler anlatılır, dilek temenni güle güle yarım saat. Hepsi bu… Halbuki bu 5600 kişi bu insanların ağzına bakıyor. Bu arkadaşlar ilk seçildiklerinde belediye reisi kaybettiği zaman ticaret odası sekreteri ticaret odasındaki görevi bittiği zaman bakkallar derneğini bıraktığı zaman bunlar istifa edecekler yerine seçilenler gelecek. Böyle konuşuldu  bize.  O günden bu yana  ölümden başka kimseyi ayıramadı buradan. Sebebini vatandaşların izahına bırakıyorum. Neden olduğunu bu anlattıklarımdan çıkartırsınız.

“Bu oyu kullanmazsam mahkemeye gideceğim”
“3.7 kilo evrak var elimde”
            TEMTAŞ merkezine  götürdüm benim şu hisse senedim 21 bin 700 küsur oy hakkım var, bunu listene işler misin dedim Tamam dedi götürdü. Ertesi gün sordum,  engin işledi mi dedim- hayır dedi- neden peki dedim -İbrahim Agabey ve Kemal Agabey sordum onlardan habersiz bir şey yapamıyorum işleme dediler.  Peki dedim bende bir dilekçe yazdım Kütahya Sanayi Müdürlüğüne şikayet ettim bu gün.  Sanırım İbrahim Ayaşlı demiş işleme dursun diye.  Hisse senedim hala orada. Bu kendilerinin son genel kurul olduğunu hissettikleri için  işlemediler beni. Bende bu oyu kullanmazsam mahkemeye gideceğimi herkesin önünde söylüyorum.  Bu oyu bana kullandıracaklar. Ama şunu söyleyeyim yaptığım şikayette birde 325. madde var Türk ticaret kanununun. 325. maddede diyor ki yani yönetim kurulu lüzumlu defterleri tutmak ve muayyen içinde geçen iş yılına ait  bilançoyu  kanun hükümleri gereğimce tanzim ve umumi heyet  genel kurul toplantısından en az 15 gün önce pay sahiplerini mükellef etmek ile mükelleftir.  Hiçbir sefer yapılmadığı gibi bu sefer gene yapılmadı.  Bugün Ömer Davutoğlu’ndan benim zorlamamla bilanço şirket merkezine gitti ben şikayetimde onu da yazdım   ve almadım. Bilançonun yanında denetçi raporu olması lazım. Denetçiye sordum Mesut Kaplan dışarıdaymış. Oda gelmemiş. Pay sahiplerine mektup gönderilmiyor. Genel kurul tarihini belirtmek üzere.  Neden gönder miyorsun dediğimde bizde isimleri yok diyorlar. Bizim var kurucuların. İşlerine gelen ortaklarında var. Fakat umumi vatandaşa gitmiyor. Genel kurula dağıtmak üzere bir bildirim hazırladım. Olmazsa birer tane veririm dedim neler söyleyeceğimi. 3.7 kilo evrak var elimde. Genel kurula da gelmeyeyim dedim zaten benim istediğimde bu. Ve genel kurula da gitmedim. 3 gün sonra Adnan Yazıcı’yı Kemal Zengin’e yolladım, işte ben Lütfü Diler’in bilir kişisi olarak geldim dedi. Kemal Zengin bende bulamam edemem şeklinde söyledi. Ben açıkçası beynimden vurulmuşa döndüm bana yakışmayan bir şekilde mektup yazdım.  Tahmin ediyorum Hüsnü Ordu da okumuştur. Elimde de var. Yönetim kuruluna son bir yazı yazdım ben suç duyurusunda bulunacağım haberiniz olsun bakın içinizde bilmeyenleriniz vardır. Size de izah edeyim diye onlara da tek tek mektup yolladım. 20 günde mühlet verdim gene ses çıkmayınca Allah affetsin suç duyurusunda bulundum.

 Senelerdir yapmadığım şeyi yapmayacağım şeyi üzüleceklerini bile bile bütün çocuklarından damatlarından arkadaşlarından kardeşlerinden özür diliyorum ben bunu istemeyerek yaptım.  Ama yapmaya mecburum hakkımı arıyorum. Dilsiz şeytan olmamak için. Yaşım 69 oldu ölünceye kadarda bırakmayacağım bu işin arkasını. Hepinizin huzurunda da vasiyet ediyorum. Bu işin peşi bırakılmayacak. Ne olursa olsun. Beni şikayet edecekti İbrahim Ayaşlı şirketten atacaktı  dediler ki Mustafa Ünal’la ikisi şirketten atacağız neden?  Sen şirketin sırlarını ifşa ediyorsun sır mı var şirkette dedim sesi kestiler.  Atsalardı göreydim. Nazmi ağabey  bizde seni mahkemeye vereceğiz. Vallahi bekliyorum verin.  Vermezlerse hatırım kalsın.. Keşke verseler de şu hesaplar ortaya çıksa. Veremezler! Ben kimseye ne dargınım ne kırgınım Nazmi ağabeyle atıştık özürde diledim, oda diledi bitti. Hiç kimseye de düşmanlığım yok. Ama Hakkımı arıyorum. hakkını aramayan dilsiz şeytandır…..! ben söylemedim.  Kimin söylediğini herkes biliyor. Yönetim kurulunun tamamını Tavşanlı televizyonunda açık oturuma davet ediyorum. Herkesin önünde tartışalım. ben açığım tek başımayım. Teşekkür ediyorum. (Haber: Haber Tavşanlı Gazetesi'nden alınmıştır. http://www.medyakutahya.com/haberler/haberdetayi/13/427/diler-39den-temtas-sitemi)
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...