30 Mayıs 2012 Çarşamba

TARİH SAYFALARINDA SEN













TARİH SAYFALARINDA SEN
Mesut Sütçü
Seni anlatmak sancısı tuttu
Tarih kitabını alıp bir sayfa çevirdim
Kavimler göçü çıktı önce
Yerimi yurdumu terk edip
Buralara gelişimi anımsadım
Başka bir coğrafyada seni buluşumu
Sonra Roma gibi ikiye bölünüşümü
Bir taraftan seni isteyip
Bir yandan da istemeyişimi
Ve alev alev tükenişimi

Başka bir

29 Mayıs 2012 Salı

TEMTAŞ BİLGİLENDİRMESİ

TEMTAŞ BİLGİLENDİRMESİ
28 Mayıs 2012'de Temtaş'ın Genel Kurul Toplantısı vardı. Toplantı nisab miktarı yüzünden sanırım ertelendi. Sonrasında Temtaş Yönetim Kurulu Başkanı Hüsnü Ordu salonda bulunanlara bir açıklama yaptı. Toplantı yaklaşık iki saat sürdü. Şirketin avukatı Nihat Cuhruk'un da hazır bulunduğu toplantıda tahkim davası ile ilgili bilgiler verildi. Davanın süreci ve niçin kaybedildiği, ortağımız Alorko'nun niçin ayrıldığı anlatıldı. Daha önce iddilarını yayınladığımız Ömer Lütfi Diler de toplantıdaydı ve iddialarından bir kısmını orada da dile getirmeye çalıştı. İddialara cevap verilmeye çalışıldı ancak zaman sertleşen ortam yüzünden iki taraf da tam olarak anlaşamadı. Toplantı sonuna doğru ortam iyice gerildiği için toplantı sona erdi. Temtaş aleyhine Ömer Lütfi Diler'in açmış olduğu iki davadan ve bu davada geçen iddialardan da

28 Mayıs 2012 Pazartesi

UÇURTMA

Foto: M.U.
UÇURTMA
Mesut Sütçü
Göğe yükseliyorum küçük ellerin tuttuğu ince bir ipin yoldaşlığında. Gökyüzü öpüyor yanaklarımdan ve maviye boyanıyor yüzüm. Benimle dans ede ede peşimde olan rengarenk kuyruğum var bir de. Rüzgar ikimizi de buyur ediyor tatlı dokunuşlarıyla. Çocuk gülücüklerle bakıyor bana, sanki benim aldığım keyfi yaşıyor. Zıplaya zıplaya koşuyor çayırları. Belki de aynı sözcük giriyor soluk borumuzdan ciğerlerimize ve göğsümüzü havayla doldurup yeniden çıkarıyoruz: “Özgürüm!”

Gökyüzü benim. Ben gökyüzündeyim. Çocuğun yüzündeyim. Ağaçlar selamlıyor, kuşlar “merhaba” diyor yanıma gelip. O kuşlar çocuğun da kalbinde uçuyor mudur diye soruyorum. Aramızdaki ip bizi nasıl bağlıyor. Kendimi esir değil azat hissediyorum ipe rağmen. Mevlana’nın kitabı sesleniyor bana: “İp uçurtmanın özgürlüğünü gölgelemez.” Bir kuş fısıldıyor bunu kulağıma Mesnevi’den ve bir diğeri devam ediyor: “Uçurtmalar, rüzgar gücü ile değil; o güce karşı koydu

İZAYDAŞ GEZİSİ VE TEHLİKELİ ATIK MESELESİ



İZAYDAŞ GEZİSİ VE TEHLİKELİ ATIK MESELESİ
Mustafa Uysal
Biliyorsunuz ilçemizde kurulması planlanan bir tesis var. MSG Enerji, Tehlikeli Atık Yakma Tesisi planlıyor Çobanköy yanında. Bu tesisle ilgili pek çok şey konuşuldu, tartışıldı hatta kavgası devam ediyor. Ne olduğunu zaten görüyorsunuz gerisini yazmaya gerek yok. Kimi muhalif kimi taraftar ve çok büyük bir kısım güya tarafsız.
Bu konuda ben de bir şeyler söyledim bu yüzden kendimi sorumlu hissediyorum. O yüzden gazeteden böyle bir araştırma gezisi fikri geldiğinde hemen kabul ettim. Nihayetinde biz, Hali Oral, Alibey Aydın sürekli köyleri gezip bazı şeyleri not ediyor bir yerde raporluyorduk. 16 Mayıs 2012 günü bize iki de muhtarımız katıldı; Dedeler Mahallesi Muhtarı Yavuz Turan ve Durak Mahallesi Muhtarı Bilal Çırak. Yani İzaydaş’tan kimse bizi davet etmedi, MESS’ten kimse bizi oraya götürmedi. İkna edilmek için gitmedik.
O gün sabah erken saatlerde yola çıktık ve güzel bir yolculuktan sonra İzmit’e vardık. Sizce böyle mi olmuştur? Hayır, öncesinde

21 Mayıs 2012 Pazartesi

Her Kişi Niyetine

Her Kişi Niyetine
Mesut Sütçü
Gittikçe körleşiyor kalp gözlerimiz. Vicdanımızın sesi mi kısık yoksa biz mi ağır bir sağırlık yaşıyoruz? Ama vicdanı duymadığımız ve akıl baliğ olduğundan beri besleyip büyüttüğümüz hırsımızla doymadığımız kesin. Gözyaşları akıtmıyor muyuz? Elbette. Fakat tuzsuz gözyaşları yüreği gerçekten yakabilir mi? Yakmıyor. Yazık ki ateşin düştüğü yerden başka yere hükmü olmuyor. Vicdanlarımızı kaybettik sosyal kargaşaların birinde hükümsüzdür diyor ilan veriyoruz gazetelerin iç sayfalarına vicdanımız için. Ama ilgi görmüyor bir ailenin başına gelen “inanılmaz” olaylar kadar. Zaten bu aralar neye şaşırsak, neye kızsak, neyi beğensek, neye sevinsek ya da üzülsek “inanılmaz” diyoruz. İnanmıyoruz ve inanmalarını istemiyoruz duyguların

18 Mayıs 2012 Cuma

Temtaş Hakkında Sarsıcı İddialar

Ömer Lütfi Diler 17 Mayıs 2012 günü yerel basının tamamının bulunduğu bir ortamda basın açıklaması yaptı. Bu açıklamayı hangi sebeplerle yaptığını açıklayarak söze başlayan Diler, yanında getirdiği 3.7 kg. belge ile kameraların karşısına geçti. Temtaş'ın ilk kuruluşundan bu yana gelişmeleri aktaran Diler, yabana atılamayak iddialar öne sürdü. Pek çok gelişmenin hissedarlardan gizlendiğini ve hiçbir açıklama yapılma gereği bile duyulmadığını, genel kurulların bile hissedarlardan uzak yapıldığını söyledi. Geniş açıklamasından çarpıcı başlıkları aşağıda verdik. Açıklamayı aşağıdaki videolardan izleyebilirsiniz.
Temtaş Kurucular Kurulundan Ömer Lütfi Diler'in Basın Açıklamasından başlıklar ve video:

Tunçkül'den kimler maaş alıyor? Sonradan kimler yönetime alındı?
Yeni iş teklifi ve fizilibilite ile gelindiğinde kasadaki paralar neredeydi?

15 Mayıs 2012 Salı

AMA DEĞMEZ


AMA DEĞMEZ

Mustafa Uysal
Susturucuyu icat eden adamın derdi neydi acaba?
Neydi derdi ses ile?
Sinsi bir sessizlik…
Sesten korkanın sonu sessizliğin sinsiliğidir.
Bu sinsiliğe bilerek sığınmadıysa insan bilmeyerek düştüğü çukurun kenarında kimlerin olduğuna baksın.

Susturulmuş bir silah tehlikeli işler yapacaktır ve ardında kolay kolay kimsenin süremeyeceği bir iz bırakmak istiyordur.

Susturulmuş bir egzoz, lastik izlerini de silen bir takipçinin refakatindedir.

İnsan neden susar?
Kusmak için.
Çünkü kusacak yerde konuşmaya devam etmez insan. Midesi bulanan insan konuşmaz. Konuşmaz, göremez, duyamaz, tutamaz, yürüyemez ve sevemez…
Terler, susar, bakar ve daha ne kadar vakit olduğunu anlamaya çalışır.
Artık etrafıyla bağı kopmuştur. Sadece midesinin tepkisini dinler. Boş bakışlarını görmezsiniz zira

10 Mayıs 2012 Perşembe

ÇİÇEKLER ARDINDA KALDI


ÇİÇEKLER ARDINDA KALDI


            Düş kırıklığımla uyanan sahici bir hasretlikle aynı masada oturmuş gözyaşı yarıştırıyorum bu aralar. Bahtı beyaz bir hüzün verdinin üzerime serptiği toprakta tohumlanıyor kalbimin kesik yarası. Sevgilinin gezdiği çiçek bahçelerini hayal ederek veriyorum zihnimdeki tavizleri. Adım atıp geçtiği yerlerden güller fışkırıyor, dikenleri bağrıma layık. Parlak gözlerindeki sürmeleriyle hükmediyor çöllerime. Susuz kalmak mühim, fakat aşksız kalmak virane…

5 Mayıs 2012 Cumartesi

Sevilmemiş Bir Kalb Şiir Klibi

Yazarımız İsmail Fazıl Atabay'ın Sevilmemiş Bir Kalb isimli şiirine çektiğimiz klip.
SEVİLMEMİŞ BİR KALB
Müzik: E.M.
Ayyıldız Pastanesi'ne ve Reşat Zeytinoğlu'na özel teşekkür ediyorum.

Set Ekibi:
Ahmet Durdu
Ali Çetin
Fuat Sakarya
Alper Akçın
Ses kayıt ve mix: Ali Özay
Şiir: İsmail Fazıl Atabay
Okuyan: İsmail Fazıl Atabay
Kamera arkası fotoğraflar...
A.U. Her eserde senden bir iz...

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...