30 Nisan 2012 Pazartesi

ZEHİRLİ ATIK TESİSİ VE YAŞANANLAR



ZEHİRLİ ATIK TESİSİ VE YAŞANANLAR
Mustafa Göktekin

İnsanlar bulunduğumuz konum ve kurum vesilesi ile önümüze geçip; Tavşanlı’mızın Çobanköy beldesindeki kurulması istenilen Zehirli Katı Atık Tesisinin kurulmasını isteyip istemediğimi/mizi, karşı olup olmadığımı/mızı soruyorlar.
Ben ve arkadaşlarım bu zehirli atık tesisinin öncelikle elektrik üreten ve sadece katı atık yakan bir tesis olduğunu biliyorduk ve üret...ilen elektriğin Organize Sanayi Sitemizde kullanabileceğimizi bile düşündük. O günün şartlarında 500 kişinin çalışacağı bir iş yeri olacaktı ve bölgemiz için hatırı sayılır bir istihdam temin edecek diye biliyorduk.
Hatta bizler ve şahsım olarak bunu çok yerde ve çok kez göğsümüz kabararak anlattık ve halkımıza insanımıza bilgi verdik. Fakat son iki aylık süreç içinde ise bu tesisin Ülkemizde kurulacak 5 atık tesisinden birisi olduğunu öğrendik.
Halkın içinde bu tesisin taraftarı olan hiç kimseyi ne duydum nede gördüm.Ancak sanki millet iki üç parçaya bölünmüş ve isteyenler ve istemeyenler diye ayrışıyor gibi.Halbuki kime sorsanız DEVAMINI OKUMAK İÇİN


25 Nisan 2012 Çarşamba

Adımlar ve Yollar

Adımlar ve Yollar
Mesut Sütçü

Önce yazdıklarını silmelisin... Yeniden başlamak gereği hissettiriyorsa zaman, en önce gönül dolusu söylediğin sözcükleri silmeli ve yeni bir hikâyeye başlamalısın... Çünkü bazen kelimeler kaçar senden. Kalem düşmeli ve artık düşünmelidir.

Her yolculuk biraz yorar ve biraz yıpratır insanı. Bazen bacaklar mecalsiz kalır. Omuzlarda eskiyen ve omuzları eskiten yüklerden kurtulmanın zamanıdır. Zira önünde durduğun, bir yol ayrımıdır. İşte tam yürümeye başlayan bir çocuk gibisin. Bütün mesele ilk adımda... Biraz telaş, biraz korku, biraz coşku... Yer çekimi kanununa uyma çabası bütün bu gayretler. "İki ayak üstünde durmak" düsturunun gereği ve çılgınca bir denge kavgası. Sonrasında ise ayaklarının üstünde durabilmek için her şey... Bu bir başlangıç... Bu bir merhaba... Bu bir zafer...

Her yol aynıdır ama aynı yollarda yepyeni yolculuklar yapmak her zaman mümkündür. Her yeni yolculuk yürümeye

24 Nisan 2012 Salı

50 BİN GÜZEL İNSAN YA DA 50 BİN “SIFIR”

50 BİN GÜZEL İNSAN YA DA 50 BİN “SIFIR”
Mustafa Uysal
Bir insan YGS denilen sınavdan SIFIR almak için ne yapmalıdır?

Bunun birçok ihtimali vardır herhalde. Benim aklıma gelen sallama yöntemi. Bütün soruları kafadan işaretler çıkarsınız ve yanlışlar doğruları götürünce gittikleri yere geriye sıfır kalır hatta eksilere bile düşer ama bizim ÖSYM insaflı olduğu için sıfırın altında puan takdir etmez.

Liseden yeni mezun olmuş bir genç niçin böyle bir şey yapar hiç düşündünüz mü?
İnsan sevmediği bir şeyi yapmaya zorlandığında ne yapar peki?
İşte böyle, söver gibi işaretleme yapar. Haberler 50 bin kişinin SIFIR aldığını söyleyedursun ben onların, yüzümüze karşı sövdüklerini biliyorum. Her boşluğu söverek işaretlemişlerdir… Alın size

19 Nisan 2012 Perşembe

ŞAİRİN ŞEHRE VEDASI


ŞAİRİN ŞEHRE VEDASI
(Gözlerimin daldığı yerdesin.)
İSMAİL FAZIL ATABAY

            Namazdan çıktı. Caminin önündeki ömürlük çınar ağacının gövdesine dayanarak ayakkabılarını ayağına geçirdi. Bir yandan da dağılan cemaatten selam verenler oldukça, gülümseyerek karşılık veriyordu. Başını öne eğerek yürürken, gülümsemesi de yüzündeki yerini terk etmeye başladı. Aklı hala ‘aklı başında değil’liklerde kalıyordu. Sebeb-i efkârına velhasıl düşüremiyordu bir türlü, tekerrür eden yürek yangınından. Uzak şehrin ışıklarında yürüdüğü, uzak kaldırımlara ağlamak istiyordu. Kendi zamanında, kendi şehrinde… Bir seher vaktinde, İstanbul’da uyanmalıydı. Başucunda bir kalem, bir kâğıt, iki de kahverengi hayal ile…

ILIMLI PARONAYA VE MERHAMET



ILIMLI PARONAYA VE MERHAMET
Mustafa Uysal
Paranoyak olarak tanımlayamam kendimi ama “Tedbir gibi akıl yoktur.” Derim. Tedbir ile paranoya birbirine girmemelidir. Günümüz insanına bunu anlatmak çok zor. Bunu anlatmakla uğraşmak yerine Frenk bozması bir tamlama yapayım gitsin istedim: Evet, ılımlı paranoyak sayılabilirim, belki.

Paranoya, kuşku, sanrı, güvensizlikle beslenirken; tedbir, oluşabilecek gelişmelerin önünü rasyonel bir şekilde almaktır. İkisi arasında dağlar kadar fark var. Birisi Batı kökenli hastalıkken diğeri Doğu kökenli sağlıklı aklın ürünüdür. Biz, arada kalmış zavallılar olarak ancak ılımlı paranoyaya sığınıyoruz demek.

Paranoyanın merhameti yoktur. Bütün namluların sizi gösterdiğini düşündüğünüz bir anda merhamete ihtiyaç duymazsınız zaten. Tedbirin içinde merhamet de vardır. Tedbir önce oluşabilecek menfiliğin failine

13 Nisan 2012 Cuma

Ne Güzel Bir Rüya Klip

Ahmet Uluçay Ağabeyime saygılarımla...
İsmail Fazıl Atabay'ın "Ne Güzel Bir Rüya / İstanbul" adlı şiirine çektiğimiz klip...
Yapımda emeği geçen Alper Akçin, Ahmet Durdu, Mustafa Kara'ya teşekkürlerimizle.
Şiir: İsmail Fazıl Atabay
Seslendiren: İsmail Fazıl Atabay
Müzik: M. L.
Yapım: www.edebya.com

Klip çekimlerinin kamera arkası fotoğrafları şu linkte: Kamera arkası fotoğraflar

10 Nisan 2012 Salı

Kaymakam Beyden Açıklama

6 Nisan 2012 Cuma günü Tavşanlı'da bulunan sivil toplum kuruluşlarının Tehlikeli Atık Yakma Tesisi ile ilgili açıklaması üzerine Tavşanlı Kaymakamı Sayın Numan Hatipoğlu sosyal paylaşım sitesi Twetter'da bir açıklama yayınladı. Açıklama şöyle: "Aslında Mess konusu ile ilgili bir şey yazmayacaktım ama bir hususu belirterek duruşumun yeniden kamuoyu tarafından algılanmasını istiyorum. İdare her durumda kaynağını anayasa ve kanunların vermiş olduğu yetkileri kullanır. Secilmis veya atanmis kimse bu yetkisinin dısına çıkamaz. Dolayısı ile Tavşanlı'da kaymakam olarak yetki ve sorumluluklarım gayet açıktır. Bunun dısına çıkmam mümkün değildir. Söz konusu tesisin etkilerinin kamuoyunda sağlıklı bir sekilde tartışılması en büyük dilegimdir. Atanmış bir kamu görevlisi olarak

7 Nisan 2012 Cumartesi

ÇOBAN ÇEŞMESİ: YÜREĞİN KALAYI

YÜREĞİN KALAYI



Halil Oral/Tavşanlı            
Yıldız böceği derdik gece koyusunda ışık saçan böceğe. Zifiri karanlıkta verdiği ışıkla varlığından haberdar eder hep insanı.  Hareketsiz duran ışığa belli belirsiz korkuyla ilişir gözünüz.
Belki o da sizden korkar. Korkar ki, yaklaştığınızda söndürüverir ışığını da, dikilip kalırsınız öylece. Kırda ya da ormanda gece gezintisi yapanlar buna mutlaka rastlamıştır.  “Yıldız Böceği”  gecelerde ve sessiz ortamda ışık verirken, akşam vakitlerinin bir de ilginç bitkisi vardır.  Bunun adı da “Akşam Çiçeği”dir. Akşamın alacasında salar kokusunu.  Mevcut parfüm çeşitlerinde onun gibisini bulmak gerçekten zordur.  Onun saldığı doğal kokunun etkisinde kalırsınız bir vakit. Gündüz vakitlerinde üstüne basıp geçtiğiniz bitkiler içinde ayırt etmeniz gerçekten zordur. Kendi başına öylesine... DEVAMINI OKUYUNUZ.

TAVŞANLI SİVİL İNSİYATİF GRUBU MESS AÇIKLAMASI

TAVŞANLI SİVİL İNSİYATİF GRUBU
Katılan Sivil Toplum Kuruluşları: Tavşanlı Hayırlı Hizmetler Vakfı, Eğitim-Bir-Sen, Beyaz Ay, İhh, Kızılay, Dost Kalpler Derneği, Ensar Vakfı, Saadet Partisi, Has Parti, Tavşanlı Din Görevlileri Derneği, Tavihmed, Taçek, Tavşanlı Duyarlı Gençler Topluluğu, Tema, Enderun Eği. Kül. Der.




Biz, Tavşanlı’da bulunan sivil toplum örgütleri olarak bizi bekleyen bilinmezden rahatsızız. Bu belirsizlik Çobanköy yakınında kurulması planlanan MSG Tehlikeli Atık Yakma Tesisidir. Bu tesisle ilgili toplumumuzun tam bir belirsizlik içinde olduğunu görüyoruz. Kurulması planlanan tesisle ilgili bir korku hakim. Bu hakim korku kiminde gelecek kaygısı şeklindeyken kiminde konuşursam ne olur şeklinde. Tavşanlı’da bulunan idari yapının tamamının kurulması planlanan tesisin yanında görünmesi yahut bir şekilde bunun hissettirilmiş olması kaygıları daha da artırmıştır. Bu belirsizliğin giderilmesi için çok şeyin yapılması gerekirken sanki sessizlik yemini edilmiş gibi herkes susuyor. Birkaç küçük çaplı girişimden başka bir girişim olmadı. Bu girişimler sonucu toplumun binde biri bile bilgilenemedi. Tavşanlı’nın hatta Kütahya’nın ve ülkemizin bile geleceğini olumlu olumsuz etkileyecek olan böyle olağanüstü bir tesis kurulum aşamasına geliyor ama biz Tavşanlı toplumu en son aşamasında haberdar oluyoruz. Bu bilgi kıskançlığının uyandırdığı derin

6 Nisan 2012 Cuma

Ada Tavşanlı 30 Mart 2012



Martın sonunda Ahmet Durdu ile küçük bir gezi yaptık Ada'da. Fotoğraf ve video çekimi yaptık. Sizinle güzel bir anı olarak paylaşmak istedim. Umarız yeni projeler hızla hayat bulur ve eski güzel, hareketli günlerine döner.

2 Nisan 2012 Pazartesi

ÇOBAN ÇEŞMESİ: DİK VE EĞİK

ÇOBAN ÇEŞMESİ: DİK VE EĞİK: Halil Oral

İlkokula başladığım günleri bugün gibi hatırlarım. Parmaklarım arasında zar zor sıkıştırıp tuttuğum tahta yapılı kurşun kalem, oldukça büyük görünürdü. Gözümü bile koruduğum olurdu kalemden.  İşaret ve orta parmağın birbirine bakan yüzlerinde kalemi sıkıştırmaktan ezilmeler oluşmuştu. Kalemi sıkmasam, doğru çizgilerin bile eğrilmesinden korkardım.
İlk çizgi çalışmalarına doğrularla
başlamıştık. Doğruları eğriler... DEVAMI LİNKTE.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...