21 Mart 2012 Çarşamba

HASRET GÜNLÜĞÜ


HASRET GÜNLÜĞÜ
İSMAİL FAZIL ATABAY

Yine günlerden hasret… Geri çekilmek bilmeyen sensizliğim, hırpalamaya devam ediyor kalbimi. Yüreğim tarafından iki dudağımın arasına yerleştirilmiş suskunluk, benim için sabreden çığlıklarıma selametler öğütlüyor. ‘Seni unutmamak’lı bir teneffüsten çıkıp, ‘Seni özlemeyi bilmek’ dersine giriyorum her gün. Ve bu derste çok başarılı olduğum halde, sürekli kalıyorum ve her dönem aynı dersi almaya devam ediyorum. Sana
kavuşmayı hayal etmek, sana kavuşmak kadar zor. Önümdeki yolu göremiyor olsam da, kalemim ne yazacağını biliyor nasılsa.

Yine günlerden hasret… Kulağına şiirler fısıldıyor birisi çok uzaklardan. Ömrünce uğraşsan susturamayacağın bir divanenin resitali… Taş basılan bir bağrın taşı istemeyişi gibi… Fikrine tuhaf bir karartı
düşmesin, yazılanların tembihsizliğinden. Beni hüzünlendiren kış geceleri, senin de yaşartır mı gözlerini? Yokluğunun ormanında dolaşıyorum, ıssız ve sedasız bir halde. Sen, seher vakitlerinde kalemle kâğıdı barıştıramayışım ve kalbimi gözlerinle ıslatıp aşkınla kurutamayışımsın. Seher vakitlerinde… 

Yine günlerden hasret… Sol yanıma ağırlık veren iki kahverengi bakış, zihnimin kelime dağarcığını kırpıyor keskinliğiyle. Göbek bağı yeni kesildiğinde tanıdığın mısralarım, kafiyeli gülümsemelerle emeklemeye başladılar bile şehrine. Ciğerlerime çektiğim efkâr, havalandırıyor yüreğimin özlem odalarını. Gözlüğünün ardında kalan, gözlüğümün önüne yansıyor senelerdir. Bir kibritin ilk tutuşma anındaki yanışı kadar aşığım sana hala. Okunmaktan yorulmuş bir hasret kitabının mola verdiği sayfaya koyduğum ayraç oluyordun, hiç bitmemişliğinle. Sensizliği toprağa versem tohum, suya atsam yosun, ateşe tutsam kor, havaya bıraksam bulut oluyor. Zaten bir süredir, yeterince ağlayamıyorum yazmam gerekenleri.

Yine günlerden hasret… Ertesi bir gün daha yok, farklı ölünebilecek. Henüz mevcut olmamış bir falcının elinden kaçmaya çalışan papatya bahçelerim var benim. Zihnimdeki hayali armatörün iflası, sensiz süren bir Karadeniz sevdasında batırdığım düşten gemiler yüzündendir. Yine de, umut filikalarına sızmış yarınlarım ve seher yelinde savrulmuş dünlerim var. Bugünümün suskunluğunu ise şimdi daha iyi görmen gerek, gözlüklerinle. Lütfen, kâğıdımdaki hikâyelerden çık ve hayatımın kalem düşebilecek herhangi bir yerine roman ol artık. Seni özlemeyi bilmek kadar bilmek isterdim seni.

Yine günlerden hasret… Ve güzel gözlerine gözlük olmuş umudum, yakışmış.

Vesselam…
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...