15 Kasım 2011 Salı

İLHAMİ AYDIN RÖPÖRTAJI

İLHAMİ AYDIN RÖPÖRTAJI
Mustafa Uysal
Mustafa Uysal: İlhami Aydın kimdir?

İlhami Aydın: 1959 Harmancık doğumluyum. İlk orta ve lise tahsilimi Tunçbilek’te yaptım. Şimdi ticaretle uğraşıyorum. İki çocuk babasıyım.

M.Uysal: Ne kadar zamandır ticaretle meşgulsünüz ve ne tür işler yaptınız?

İ.Aydın: 1978 yılında liseyi bitirdikten sonra üniversite için İstanbul’da bulundum. Ondan sonraki süreçte ticaret fikri hep aklımdaydı, 1980 yılında ticarete başladım ve bugüne kadar devam ettirdim. Ticaretimin ilk yıllarında Tunçbilek’teydim, tuhafiye ve hazır giyim üzerine işe başladım. Benim hedefim kendi işimin patronu olmaktı. Babam GLİ’de çalışıyordu ve Tunçbilek’te oturuyorduk. Dolayısıyla ticari hayatım orada başladı. 1993 yılında Tavşanlı’da ilk mağazamızı açtık. Ticarette hep şunları gözlerim, hedefiniz olmalı, projeleriniz olmalı, projelerinizi hayata geçirmek için doğru zamanda doğru hedefe atılımlarınız olmalı. 1990’da beyaz eşya ve dayanıklı tüketim grubuna geçiş yaptım. Zaten bu işte benim hedeflerim arasında vardı. 1992 yılında Beko bayii olarak müracaatta bulundum ve o yıldan beri Beko bayisi olarak devam ediyorum.

M.Uysal: Anladığım kadarıyla rastgele bir ticaret anlayışınız yok. Getirilerini götürülerini hesaplıyor, hedefler koyuyorsunuz ve atılımlarınızı ona göre yapıyorsunuz.

İ.Aydın: Evet, sonuçta başarılı olabilmek için insanların hedefleri olmalı. Bunu doğru zamana yayarsanız ve alt yapısını da hazırlayarak başlarsanız hayal kırıklığı yaşamamış olursunuz. Bütün bunlara dikkat edildiğinde daha doğru atılımlar ortaya çıkıyor.

M.Uysal: Ticaret çok çeşitli kolları ve bunların zamanları var, ölen dirilen veya değişen sektörleri var. Bunu şunun için sordum, yeni bir yatırımız var ve bu röportajı da onun gerçekleştiriyoruz. Balıkesir, Bursa ve Kütahya yollarının kesiştiği noktada tam da Harmancık’ın bulunduğu yerde büyük bir yatırıma imza attınız. Orası, akaryakıt istasyonu, butik otel, avm, restoran, çocuk parkı, park, kamyon-tır parkı gibi birçok şeyin birleşiminde oluşuyor. Afyon yol kavşağındaki bir nevi küçük Özdilek gibi. Çok büyük bir tesis yaptınız oraya ve uzun bir sürece yaydınız. Buraya yatırım yapmak nereden aklınıza geldi?

İ.Aydın: Hep ifade ettiğim gibi ticarette bir B planının olması akıllıca bir durumdur. 2000’li yılların başında bir Bursa seyahatimiz sırasında tesadüfen o bölgede durduk. Oranın coğrafi yapısını görünce, yanımda babam da vardı, fikir o gün oluştu. Kararı o gün verdik. Yaklaşık 11 yıldır da oradaki çalışmalarımız, planlamalarımız devam etmekte. Yapılaşmayı son iki yıla yaydık. 2008 Ekim ayında inşaatın imar çalışmasına başladık, bugünkü süreçte de restoran bölümümüz devreye girdi. Diğer birimlerimiz hali hazırda tamam Balıkesir yolunun 2011 sonu itibariyle fiziken açılacağı  ve 2012 yılında da tamamen sorunsuz bir şekilde açılacağı düşünüldüğünde biz 2012 mart- nisan aylarında akaryakıtla, alışveriş merkeziyle, diğer konsept mağazalarımızla, çocuk oyun parklarımızla başlayacağız. 1 sene sonra bugünlerde, Allah nasip ederse inşallah, daha donanımlı bir tesis kıvamında olacağız.

M.Uysal: Yani biraz da yola bağlı olarak projeleri gerçekleştiriyorsunuz, öyle mi?

İ.Aydın: Muhakkak, çevreden ve görüştüğümüz iş çevrelerinde kişiler bize hep şunu söylediler: İyi yerdesiniz, bu fikri iyi bulmuşsunuz. Bazıları da, dağın başında böyle bir tesis olur mu, bu kadar para buraya yatırılır mı, diye motivasyon bozucu şeyler de söylüyorlar. Ama ben bir takım atılımlar yaparken ileriyi düşünerek yapıyorum. Zamanını kollamazsanız birileri kollamıştır ve siz uygun zamanı kaçırmış olursunuz. Risk almak lazım.

M.Uysal: Orası büyük bir yatırım ve bitmiş haliyle ne kadar istihdam oluşacak?

İ.Aydın: İlk planlamamıza göre, kompleksin tam faaliyete geçmesiyle 50 kişi kadar diye düşünüyorum. İlerleyen süreçte, bu Çanakkale boğaz köprüsüyle, Avrupa’yı Asya’ya bağlayan bir yol aslında burası, bu yol üzerindeyiz biz. Araştırmasını iyi yaptık, doğru yatırımlar yaptığımızı biliyoruz. Stratejik bir yer burası. Riski almamızı kolaylaştıran etkenlerdi bunlar. İstihdam noktasında böyle bir rakam telaffuz etmemizin sebebi de bu zaten. Yol ileride ivme kazandığında ben daha fazlasını düşünüyorum. Burası en azından Afyon yol kavşağı gibi olacağını ümit ediyorum.

M.Uysal: Evet, Afyon, Uşak, İzmir yol kavşağı gibi bir yer hayal ediyorum ben de burasıyla ilgili. İleriki günler inşallah böyle güzel gelişmelere sebep olur. Bu yatırımın Harmancık’a yakın olması sebebiyle soruyorum, Harmancık ve bölgesi yatırımınızı nasıl karşıladılar?

İ.Aydın: Harmancıklılar bu yatırımı hoş karşıladılar ama bu yatırımın ne getireceğinin farkında olmayan insan sayımız da oldukça fazla. Zaman zaman bir değerlendirme yaptığımız insanların buraya biraz daha duyarlı olmasını, bizi motive etme noktasında itici güç olmasını istiyorum. Onlara da hak vermek lazım bu denli büyük bir yatırımın ne getireceğini hesap edemiyorlar. Herkesten aynı performansı bekleyemeyiz sonuçta. Süreç olumlu gelişmeye başladığında, insanlar buradan ekmek yemeğe başladığında farkında olacaklardır inşallah.

M.Uysal: Bahsi geçen, Bursa, Balıkesir, Kütahya yol kavşağının yatırıma açık bir alan olduğunu görüyoruz. Tavşanlı’ya etkisi ne olabilir?

İ.Aydın: İstihdam noktasında öncelikle Tavşanlı’ya da yarayacağını düşünüyorum diğer başka yatırımlarla birlikte. Biz oranın ismini Harmancık Park olarak koyarken sadece Harmancık’a yakın olduğu için koyduk. Sonuçta faydası bütünüyle bölgemize olacaktır. Harmancık, Dursunbey, Tavşanlı bu bölgeler bizim bölgemiz, bu güzergahlar bizim. Ve ben şundan çok mutluyum açıkçası, bu bölge insanı olarak bu stratejik noktayı bize nasip etti Allah. Orada bölgemizin insanının olması bölgemize zarar değil fayda verir diye düşünüyorum ve bunun faydasının sınırlarını da şu an kestiremiyorum. Her noktada fayda getireceğine inanıyorum.

M.Uysal: Otobüslere nereden binerseniz binin son durak Tavşanlı’dır. Şöyle bir hayal kurdunuz mu hiç: Bir gün İzmir yahut Çanakkale yahut Balıkesir otobüsleri de oraya park edecek?

İ.Aydın: Kesinlikle. Zaten buradaki yatırımı yaparken bilmediğimiz bir sektöre girdiğimizi biliyorduk. Benim işim beyaz eşya. Soyunduğumuz alan yol üzerinde bir dinlenme tesisi, akaryakıt sektörü… Ticaretin ruhu tektir düşüncesiyle yola çıktık. Akaryakıt olsun alışveriş olsun diğer branşlarda olsun bunların hepsini biz işletmeyeceğiz zaten. Akaryakıt hariç, orada müstecirlerimiz olacak. Sorumluluklar paylaşılarak yatırımımız gelişecektir diye düşünüyorum. Biz orada daha çok idarecilik hüviyetiyle hizmet vereceğiz.

M.Uysal: Böyle bir tesis yaptınız ve ben yaptım oldu mantığı ile mi hareket ettiniz yoksa benzerlerini kıyaslayıp çeşitli araştırmalar yaptınız mı?

İ.Aydın: Geniş bir araştırma yaptık. 11 yıllık bir süreçten bahsediyoruz. Bu sektörle ilgili araştırmayla geçti son iki üç senelik imar çalışmasından önceki süreç. Estetik noktada olsun, ihtiyaçlara cevap verme noktasında olsun hep arayış ve araştırma ile geçti. Elimizde büyükçe bir klasör oluştu bütün araştırmalarımızın yer aldığı. Çok profesyonel olmayabilir belki ama çok araştırma yaptık ve bizi doğruya iletebilecek kadar sıkı araştırdık.

M.Uysal: Orada yollar var, ağaçlarla iç içe, bir yanda dere akıyor, bir yanda tesisiniz var… Doğanın kucağında bir yer diyebilir miyiz?

İ.Aydın: Kesinlikle, tesisimizin iki tarafı derelerle süsleniyor diyebiliriz. Arka tarafta çok güzel çam ormanı, önemli bir yol kavşağında olması hep artı faktörler. Avrupa’yı Asya’ya bağlayan bir güzergahtasınız ve nereden gelirseniz gelin tam da durulabilecek nokta orası. Bütün bunları üst üste koyduğunuz zaman doğru bir yerde doğru bir yatırım olduğunu görüyoruz.

M.Uysal: Yolla devam edelim. Çok uzun bir serüvene sahip bu Balıkesir yolu. Açıldı, açılacak birçok söylenti duyduk. Siz son dönemde Ticaret ve Sanayi odası yönetimindesiniz ve son iki yılda gelişmeler hızlandı. Bir çok oda ile ve yerel yönetimlerle toplantılar yaptınız. Yani bir hareketlilik var. Siz neler yaptınız yolla ilgili bize anlatabilir misiniz?

İ.Aydın: Tavşanlı Ticaret ve Sanayi Odasının bir dönemdir içindeyim, 52 yılımı bu coğrafyada geçirmiş bir insan olarak özellikle şunu ifade etmek isterim ki, hem başkanımız hem yönetim kurulumuzla hem de meclisimizle beraber bölgemizle alakalı sorunlarda ve işlerde gündem oluşturduk. Bir bölgenin can bulabilmesi en hayati etken yol ve yollar. Kütahya maalesef ilçeleriyle birlikte yol problemini yıllarca yaşamış bir bölge. Özel sektörün çok yoğun olarak konuşulduğu bu günlerde, organize sanayi bölgemizde biliyorsunuz büyük bir firmamız başladı, yatırımcılarımızın buraya gelebilmeleri için yol çok daha önemli hale geldi. Bu konuda yönetim kurulumuzun almış olduğu bir kararla Balıkesir yolunu yakinen takip edelim dedik ve bunu misyonumuz gereği de yapmamız gerekiyordu zaten. Gündem oluşturalım diye yola çıktık. 1976 yılında ihalesi yapılmış olan bir yoldan bahsediyoruz. 7 cumhurbaşkanı ve onlarca hükümet gördü bu yol ve maalesef iki il arasında yol yok. Batıdayız güya buralar medeniyetin beşiği ve gelişmiş görünüyor ama ülkemizde arasında yol olmayan iki ilden birinde yaşıyoruz. Bir sivil toplum örgütü olarak bu işi biz görev olarak aldık. Bu konuyla alakalı olarak Kütahya ve Balıkesir illerimizin oda başkanları, sivil toplum örgütleri, bu arada Kepsut, Dursunbey, Harmancık, Tavşanlı sivil toplum örgütleri, kaymakamlar, belediye başkanları… Bunların hepsini bir araya getirdik. 2010 yılında Dursunbey’deki yolu yapan firmanın şantiyesinde geniş katılımlı bir toplantı gerçekleştirdik. Dışarıdan da milletvekillerimizin destekleri oldu. Biz bu konuyu devamlı gündemde tutmak adına çok girişimde bulunduk. Gerek 14. Bölge Karayolları Müdürlüğündeki çalışmalarımız gerek yol yapım firmasıyla ilişkilerimiz ve diyaloglarımızı hep sıcak tuttuk. Bu gündemi sıcak tutmak ve hızlandırmak adına vekillerimizle, valilerimizle, kaymakam ve belediye başkanlarımız, oda başkanlarımızla beraber koordineli çalışmalar yaptık.

M.Uysal: Tavşanlı öncü oldu diyebilir miyiz?

İ.Aydın: Evet, hakikaten Tavşanlı bu konuda öncülük yaptı. Odamızın bu konuda hatırı sayılır gayretleri vardır. Sadece Balıkesir-Kütahya yolu değil tabiî ki Hisarcık, Emet bölgeleri de bize bağlı oda olarak, o tarafların yolları Domaniç tarafının yolları da bizim çalışma alanımız içinde. Belki Kütahya’nın her yerinde yol problemi var ama Tavşanlı’yı diğer illere ve ilçelere bağlayan yollarda daha çok problemler var. Bu konulara da çok önem gösterdik. Şimdilerde Bursa, Domaniç, Tavşanlı arasındaki yol çalışmaları çok hızlı şekilde devam ediyor. Domaniç yolundan Bursa’ya ulaşım daha kolay olacak. Tabi organize sanayi bölgemizdeki firmalarımız için de çok büyük avantaj demek bu. Emet yolunda da projelendirme bitti, ihale yapıldı her şey hazır. Kısaca şunu demek istiyoruz: Biz bu yollarla ilgili gündemi hep sıcak tutmaya ve işin içerisinde olmaya çalışıyoruz. Oda başkanımız da bu konularda epey aktif ve duyarlı.

M.Uysal: Yani yol yoksa ticaret de yok hayat da yok.

İ.Aydın: elbette öyle. Basit bir dille ifade etmek gerekirse ulaşamadığınız yer sizin değildir. Mevcut durumla yetinmek zorunda kalırsınız ulaşamazsanız. Ne zaman dışarıya entegre olursanız işte limana, hava yollarına, deniz yollarına, metropol şehirlere ulaşımınız kolay olursa sanayi bölgeleriyle entegrasyonunuz daha kolay oluyor. O firmaları buraya çekmeniz daha kolay oluyor. Diyorsunuz ki biz Balıkesir-Kütahya karayolu üzerindeyiz. İşte Altıntaş bölgesel havaalanı yapılıyor, oraya yakınız. Türkiye’nin dördüncü büyük havaalanı olarak niteleniyor, o havaalanına yakınız. Bunları diyebiliyorsanız o zaman bir adım önde oluyorsunuz. Zaten ticarette bir adım önde olursanız işleriniz iyi gider yoksa geride kalırsınız. Projeleriniz hayata geçemez.

M.Uysal: Şu an Balıkesir yolu ne aşamada ve biz ne zaman aracımızla oradan rahatça geçebileceğiz?

İ.Aydın: En son iki ay önce yeni vekilimiz Vural Kavuncu Bey sayın Kinay ve diğer vekillerimizle beraber valilerimizin de katılımıyla son yapılan ziyarette 29 Ekim 2011 tarihi bu yolun bitiş tarihi olarak akdedildi. Müteahhit firma Fernaz AŞ. tarafından bize böylece güvence verildi. Oda olarak biz tekrar firma yetkilileri ve şantiye şefleriyle tekrar görüştük ve bakın biz 29 Ekim 2011 tarihini kamuoyuyla ve basınla paylaşıyoruz bu sözünüzde duracak mısınız, dedik. Eğer yetişmeyecekse biz bu konuyu Ulaştırma Bakanlığı dahil birçok yerle paylaşacağız, dedik. O zaman dediler ki, o tarihte bitecek biraz tolare edilirse belki kasım- aralık ama kesinlikle 2011 yılı içinde bu yol fiziki olarak açılacak. Sadece iki yerde heyelan var o bölgeler servis yoluyla geçilecek bunları saymazsak Balıkesir yolu tamamen açılacak. Asfalt noktasında önümüzün kış olması sebebiyle sıkıntı olabilir ama yaza tamamlanacak ama fiziki olarak yol tamamen açılacak. Ufuk açıkça göründü.

M.Uysal: Az önce bir hayalden bahsetmiştik, Tavşanlı Otogarında Balıkesir veya Çanakkale otobüslerini görmekten söz etmiştik. Siz bu yolun açılmasıyla birlikte Tavşanlı’da ne gibi değişiklikler bekliyorsunuz, neler görmeyi umuyorsunuz?

İ.Aydın: Mustafa Bey yol her şeyden önce medeniyet, ekonomi, istihdam… Bunlar önemli şeyler. Yol ekonomisi diye bir gerçek ortaya çıkacak. Yol ekonomisini çok iyi değerlendirmemiz gerektiğini düşünüyorum. Hepimiz seyahat ediyoruz, firmalar iyi yerlerde mola veriyor ve o yerlerin ekonomisinin nasıl canlandığını görüyorsunuz. Oralarda çalışan insan sayısını görüyorsunuz. Tavşanlı’da durduk, diyecekler ismimiz gündeme gelecek. Bir değerimiz var leblebi gibi. Yol ekonomimizde leblebi birinci derecede önceliğimiz olmalı. Tavşanlı leblebisi Çorum leblebisi adı altında satılıyor yol ekonomisi adı altında başarıyorlar bunu. Örneğin İzmir yolu üzerinde Kula leblebisi var, tadına bakalım dedik beş çeşidi var yok. Leblebi kalitesi de zayıf. Kocagöz leblebi Kütahya yolunda çok güzel bir slogan yazmış “Hedefimiz 43.” Diyorlar. 43 çeşit leblebiye ulaşacağız yani. Şu an 36 çeşit leblebimiz var. İdeal olması lazım, hedefimi olması lazım. Kalite de peşinden gelecek ve yol ekonomisine oturttuğumuz zaman alın size büyük bir istihdam. İstanbul yolu üzerinde Adapazarı, Bilecik, Bozüyük güzergahı bize örneklik etmesi lazım. Bu örneği alıp ileriye taşımamız lazım. Nasıl İzmit’in pişmaniyesi orada büyük bir sektör ise bizim de burada leblebimiz büyük bir sektör olması lazım. Yakışır da. Türkiye’de tek leblebiciler odası bizde odamızdan çok aktif olmasını bekliyoruz. Biz Ticaret Odası olarak Zafer Kalkınma Ajansıyla birlikte büyük bir proje geliştirdik, böyle de bir katkı olursa leblebinin tanıtımı noktasında iyi bir finans kaynağı sağlayacağız diye düşünüyoruz.

M.Uysal: Ticaret Odasına tekrar dönersek, son dönem çalışmalarında da bahsedelim, neler yapıyorsunuz daha başka?

İ.Aydın: Şundan emin olabilirsiniz ki Mustafa Bey, Tavşanlı Ticaret ve Sanayi Odası bölgesinde ve özellikle Türkiye Odalar ve Borsalar Birliğinde gündem oluşturmasıyla, çalışmalarıyla, başarılarıyla hep konuşula gelen bir oda olmuştur. Etkin bir odayız yani. Zafer Kalkınma Ajansında bir yetkili dedi ki: TOBB bünyesine baktığım ilk beşe giriyorsunuz. Bunu önemli birisinden duyuyorsunuz. Bir başarı hikayesi varsa bunun altında uyumlu bir çalışma, paylaşımcı bir çalışma vardır. Diğer sivil toplum örgütleriyle diğer bölgesel odalarla beraber sorunları paylaşıyoruz, çözüm bulmaya çalışıyoruz ve bunda da zaman zaman başarılı olduğumuzu görüyoruz. Yol ve leblebi çalışmalarında olduğu gibi. Gözbebeğimiz organize sanayi bölgesinde ulaştığımız son durum gibi.

M.Uysal: Oradaki son durum nedir?

İ.Aydın: Orası bölgemizin en büyük sorunlarından birisiydi. Uzun bir hikayeydi. Düşünün Gediz’de 15 kadar fabrika varken Tavşanlı’da hiç yoktu. Şükür şimdi bir tane var. Şimdi kısa sürede gelinen nokta önemli diye düşünüyorum. Umarım Tavşanlı’daki sanayicilerimiz ve imalatçılarımız da yanımızda olurlar. Taşın altına hep birlikte elimizi koymamız lazım.

M.Uysal: Hemen şu tespitten sonra sormak istiyorum: Tavşanlı’mızda birlik ruhu yok. Daha önceki birliktelikler hep olumsuz sonuçlanmış. Yeni bir ruh oluşturulamaz mı en azından küçük ortaklıklarla Organize Sanayi Bölgesinde yeni yatırımlara yönlendirilemez mi yatırımcılarımız?

İ.Aydın: Evet, geçmişteki kötü örneklerden dolayı biraz can sıkıcı açıkçası. Bu zor dönemde eski kötü örnekler işi daha da zora sokabilir.

M.Uysal: Eskisi gibi çok ortaklı değil de belki üç-beş ortaklı olabilir.

İ.Aydın: Evet, ama önce bu eski örnekleri izlerini silmek lazım. Tavşanlı insanının şöyle bir özelliği de var: Elle tutulur, gözle görülür, cepte hissedilir gerçeklere bakıyorlar. Böyle olması belki ilk bakışta akılcı geliyor ama çok da doğru değil. Riski gibi görünüp de risk olmayan konular da var. Bunları araştırmak lazım. Tavşanlı’da, bölgemizde sanayi ve imalat noktasında hakikaten üst düzey insanlarımız var. Özellikle bu insanlarımızdan daha çok destek bekliyoruz, OSB’de yerlerini almalarını bekliyoruz. Tam da yatırım zamanı bakın yolumuz açılıyor, bölge havaalanımız geliyor, diğer il ve ilçelerle entegrasyonlarımız yollar sayesinde sağlanıyor… O zaman biraz da bizim fedakarlık yapmamız lazım. Üzerimizdeki bu olumsuz düşünceleri bir şekilde atmamız lazım. Her yerde olduğu gibi tüccar, sanayi ve girişimcileri odalar temsil ediyor. Bizim bu yönde görevlerimiz var. Bu nasıl olacak? Yöremiz insanlarıyla olacak, onların da katkı ve istekleriyle olacak. Yöremiz insanıyla OSB’yi güçlendirirsek daha doğru şeyler daha güçlü işler yapmış oluruz.

Son bir ayda Sayın Kaymakamımız, Sayın Belediye Başkanımız, Sayın Oda Başkanımız OSB için talepte bulunan bir takım sanayicilerin alt yapı çalışmalarını yerinde görmek adına ziyaretler yaptılar. Bu tür ziyaretler ve araştırmalar bizim açımızdan da riski azaltan çalışmalar. Doğru firmalarla çalışmak zorundayız. Popülist düşüncelerle kim isterse gelsin şeklinde yapılmamalı. Daha çok istihdama yönelik ve kalıcı olacak firmaların gelemsi önemli. Nursan firması üretime başladı, üretim ve istihdam görüldükçe bölge insanı da heyecan duymaya başladı, geleceğe dair umutları arttı.

M.Uysal: Son olarak neler ilave

İ.Aydın: Hz. Mevlana’nın bir sözü var, aynı dili değil aynı duyguları paylaşan insanlar başarılı olurlar. Biz ticaret ruhuna sahip insanlarız dolayısıyla Ticaret Odasındaki kimliğimizle beraber bölgemizdeki oluşumlara birinci derecede katkı sağlayacak girişimlerin önünü açmak için halkımızla iç içe olmak zorundayız. Bu noktada da ortak fikri, ortak aklı, paylaşımcılık ruhunu geliştirip önce Tavşanlı sonra bölge insanımızla iyi bir koordine sağlayarak OSB faaliyetlerini artırarak göç belasından kurtarabiliriz yaşadığımız yeri. Gelecek Tavşanlı’mız için çok daha olumlu olacak. Önümüz hakikaten açıldı, müjdeleyici bir gelecek var. Tavşanlı’nın kaygı duyacak hiçbir şeyi yok. Rahatlıktan kurtulacağız, hep çalışacağız, plan-proje üreteceğiz, hedefler koyacağız olay bu!

M.Uysal: güzel bir sohbet oldu, teşekkür ederim.

İ.Aydın: Ben teşekkür ederim bu güzel sohbet için.

www.edebya.com
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...