14 Kasım 2011 Pazartesi

GECENİN İKİNCİ MAVİSİ

GECENİN İKİNCİ MAVİSİ
İSMAİL FAZIL ATABAY

Akşam… Güneş, huzur içinde batıyor adını bilmediğim bir dağın arkasına. Sokak lambaları sırayla işbaşı yaparken, gecenin mavisini izleyebiliyorum herkesten önce. Korkmamı istemeyen bir güzele söz veriyorum içimden. Korkmuyorum ama tedirginim. O da, gamzeli yıldızları hemen göremediğimden… Ve görüyorum, gecenin mavisinde beyaz bir leke. Heybeli’de olsam, çıkar dokunurdum ellerine. Oysa mehtap, şarkılardaki gibi değil; şiirlerdeki gibi güzeldi o gece.

Bir el, sırtı açık kalmış şehrimin üzerine örtüyor gecenin karanlığını usulca. Ben de, ‘düş yakamdan’ diye haykırıyorum mavi aya. Mavi gözlü ve platonik vurdumduymazlıklarım olmadığındandır bugüne kadar belki… Biz kahveyi sade içeriz. Ve dahi sadece kahve gözleri severiz, tabi ki. Fakat uykuma düş veren bu mavi geceyi bırakamıyorum bir türlü. Issızlığımın açık kalmış penceresinden beni öylece izleyen ilhamım gibi… Ne yüreğim susuyor, ne kalemim konuşuyor. Olan, garip kâğıdıma oluyor.

Hala, gökyüzünün ve denizin mavisinden mecaz toplayan şairlere saygılarımı sunuyorum. ‘Aşkın büyüğü, küçüğü yoktur’ avuntusunda olsalar dahi… Gecenin mavisine meyledip, sonradan direksiyon kırsalar da sükûta; şairin yazdığı şiir, ölümün içindeki ölümsüzlüktür. Sabahlara kadar redif denkleştirmek ne güzeldir, ulvi bir heyecanla. Sabaha kadar… Ya sonrası? Sonrası, gecenin ikinci mavisidir. Mehtap, bulutlara sırnaşarak yoluna koyulurken; gecenin içinden yeni bir mavi açılır, şafak tam sökmek üzereyken. Uyku ile uyanıklık arasındaki köprüde durmak gibi… İlk başta güneşe hoş geldin sofrası kurulur zannedersiniz. Öyle bir şiir yazma arzusu doğar ki sonra. Ve nefes almak, sadece zaman kaybıdır artık. Ah bir de şiir yazabilsem… Yazamadıkça, yazma arzum artar; yazma arzum arttıkça yazamam. Olsun, bu dünyada kimsenin bilmediği bir cihanım var benim. Gecenin ikinci, gecenin hüzünlü, gecenin kahveli mavisi…

Sabah… Henüz sıcaklığı terlememiş bir güneş, adını bilmediğim bir dağın arkasından doğuyor. Sokak lambaları sırayla paydos yaparken, gecenin ikinci mavisine âşık oluyorum herkesten önce. Ey, mavi gözlü ve platonik vurdumduymazlığım! Hala kahverengi şiirler yazıyorum bir görsen, kalemimin sakarlığıyla. Olan, yine garip kâğıdıma oluyor.

Vesselam…
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...