24 Ağustos 2011 Çarşamba

MOTOSİKLETLİYE ÖLÜM CEZASI

MOTOSİKLETLİYE ÖLÜM CEZASI!
Mustafa Uysal
Ölmeli miyiz?
Cezası bu mu olmalı basit hatalarımızın?
Son günlerde peş peşe yaşanan ölümler yüreğimizi dağlıyor. Bir yanda şehitlerimiz bir yanda kamyon ve motosikletlerin kapışması…
İnsanlar motosikletlerin basitçe hatalı olduğunu düşünüp rahatlamalı mı?
Elbette değil.

Motosiklet artık bir fazlalık değil hayatımızda. Benim için tutku gibi bir şeydi, ara verdim ekonomik sebeplerden. Çoğunluğumuz için vazgeçilmez araçlar artık. Bunu fark etmek için daha kaç ölüm gelmeli? Gençlerimiz heyula gibi kamyonların altında ölmeye devam etmemeli ve bunun için ne yapmalıyız sorusunun cevaplarını hep birlikte bulmalıyız.

Suçlu bulmak kolay geliyor insanlara. Öyle ya serserice motosiklet kullanıyorlar zaten, der geçeriz. İyi de güzelim, gencecik insanlarımızı kamyon altında mı cezalandıracağız? Hiç mi insafınız yok? Allah size hiç mi vicdan vermedi hiç mi akıl vermedi?

Yıllarca motosiklet kullandım. Hala içimde kıpırdanıp duran bir sevdadır motosiklet. Şimdi insanlar böyle ucuz ve büyük bir ulaşım aracına ulaşmış ve hayatımıza çıkmaz bir şekilde ihtiyaç olarak girmişken niçin tedbirlerini de almadık? Sadece ölen gençler mi suçlu şimdi? Yer gök motosiklet oldu. Olacak tabi. Sadece zenginler mi ulaşımın kolaylıklarından faydalanacaktı? Madem imkan var elbette insanlarımız da bundan sonuna kadar faydalanacak. Çözüm istiyorum, akıl istiyorum, tedbir istiyorum.

Biliyorum ki aralarından bazıları tahammül sınırlarını zorlayarak motosiklet kullanıyor, bazıları hem kendini hem başkasını tehlikeye atıyor ama cezaları ölüm olmamalı. Hastalık derecesinde motosiklet tutkunu olduğum halde bazılarını resmen polise şikayet ettim, itiraf ediyorum. Çocuklarımın oyun oynadığı sokakta hız yapıyorlardı, çevre yolunu gündüzün en işlek vaktinde yarış pistine çeviriyorlardı. Susup izlemedim. Sadece şikayet ederek hiçbir sonuç alamayacağımı biliyordum ve alamadım da zaten. Yine aynı şeyleri yamaya devam ediyorlar. Şimdi suçlu sadece bunlar mı?

Ya o kamyonun şehrin göbeğinde ne işi vardı ki bir kardeşimin kafasını ezdi? Ya o kamyonunun küçük yaştaki sürücüsü niçin şehrin ortasında duramayacak kadar hız yapıyordu da iki kardeşimi sinek ezer gibi öldürdü? Koca kamyonla kiminle yarışıyordu? Ya siz yöneticiler o kadar çok motosiklet trafikteyken niçin geleceği ve olacağı öngöremediniz? Nasıl bir basiretiniz var? Siz temiz misiniz? Sizin elinizde kamyon altında ezilen çocukların kanı yok mu? Siz sadece kazanın detaylarını konuşan hissiz toplumun üyeleri? Hiç mi vicdanınız yok, niçin hala susuyorsunuz?

Onları ölüme gönderirken koca şehir ahalisi ve ülkemin suçlu olduğunu biliyorum. Sadece dört tekerlekliler için yolların icat edildiğini sanan öküz sürücüler, motosikletlerin insan tarafından, bir baba, bir oğul, bir kardeş, bir eş, bir ağabey, bir canlı tarafından kullanıldığını ve onların da yollarda sizin kadar hakkı olduğunu ne zaman kabul edeceksiniz? Motosikletli gördüğünüz zaman ne zaman daha titizlikle davranmaya başlayacaksınız? Onların kanı size de bulaşacak siz böyle düşünmeye devam ettikçe.

Motosikletle ölüme giden bütün insanlarımız suçlu değil. Ölenleri suçlu ilan etmek kanunların kolayına geliyor. Öleni yargılamak zorunda kalmıyoruz ne de olsa. Suç varsa gelin bölüşelim. Gelin bir motosikletlinin daha vebalini üstlenmeden bu işi çözelim. Bu ölümler hepimizden sorulur Allah katında.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...