15 Nisan 2011 Cuma

MAZİNİN SESİNİ DUYMAK

“MAZİNİN SESİNİ DUYMAK”
Muhteşem olan nedir biliyor musunuz?
Meşhur olup zirvelere çıkmak, her gün adından söz ettirmek değildir. Sahici bir iş yapmaktır, işini hakkıyla yapmaktır muhteşem olan.
İşinizi hakkıyla yaparsanız muhteşem şeyler ortaya çıkar.
Diğerleri alınmasınlar ama Ahmet Öztürk hocayı yaptığı muhteşem işten dolayı tebrik edeceğim. Ödevin ne olduğu, ne olması gerektiği, işini yapmanın ne anlama geldiği, öğretimin hangi seviyeye geldiği kendisinin yaptığı işten anlaşılıyor. Şöyle diyebiliriz, buradan bakılınca gayet basit bir iş çıkarmış. Olması gereken hatta herkesin yapabileceği bir iş… Ahmet Hocanın yaptığı iş tam da burada ihtişamını ortaya koyuyor. Edebiyattaki sehl-i mümteni gibi. Herkes basitçe yaparmış gibi görünüyor ama sadece gönül verenler, emek harcayanlar, ter dökenler başarabiliyorlar. Kaygısını çekenler vuslata erebiliyorlar. Yoksa çoktan Tavşanlı âbâd olmalı değil miydi?
Öğretmenlerin verdiği ödevlerle bıkkın bir nesil yetişebiliyorken yine aynı öğretmenlerin verdiği ödevlerle araştırmacı ve yaşadığı yeri âbâd eden bir nesil de yetişebiliyor. Öğrenci sadece kuru bir ilim tahsilinden öteye geçebilecek fırsatı yakalıyor. Bu fırsatı verebilmek her babayiğidin hakkı değilmiş baksanıza. Bugüne kadar pek görmedik maalesef. Var olan birkaç küçük örneği hariç tutarak söyleyeyim. Bir öğretmenin çocukların ve bir şehrin kültür hayatında derin izler bırakabileceğini kim beklerdi ki? Açıkçası ben beklemiyordum.
Kim bu Ahmet Hoca?
Ahmet Öztürk Yörgüç köyünden.
Branşı tarih.
Tarih öğretmeni, de geç, adam sende? Değil işte. Tavşanlı’da tarih öğretmenlerinin yanında artık tarihçiler var. Sahiden var. Tavşanlı’da görev yapan pek çok tarih öğretmeni, araştırmacı ve yazar aynı zamanda. Telif eserler veriyorlar. Bunlardan bir tanesi de Ahmet Öztürk. Ahmet Hoca, Ressam Abdullah Taktak İlköğretim Okulunda görev yapıyor. Kendi köyü ile ilgili hazırladığı araştırma kitabı bu alanda yapılmış çalışmalara kıyasla epey hacimli. Sahici bir araştırma yani. Cevval bir adam. İlköğretim ikinci aşamadaki öğrencilerine görevler vermiş. Tavşanlı’nın yitik hazinelerini toplatmış. Ortaya büyük bir hazine çıkmış. İnanın göz kamaştırıyor, bakmaya bile kıyamıyorsunuz. Bir an önce basılsa da bir adet alıp, okusam kütüphaneme koysam diye bekliyorum.
Ahmet Hoca okuldaki öğrencilerine demiş ki, tamamen orijinal, ninelerinizin, dedelerinizin, büyüklerinizin anlattığı, söylediği masallar, ninniler, maniler, savaş hatıraları ne varsa yazıp getirin. Öğrenci bu, hiç ilgilenir mi? İlgilenmez. Ben olsam ben de ilgilenmem, aman adam sende! Ne yapmak lazım gelir? İkna etmek, inandırmak, sevdirmek lazım gelir. Ahmet Hoca bunu iyi yapıyor. Tarihini, geçmişini, kültürünü sevdirmesini biliyor. Önce bunun anlamını anlatmış öğrencilerine. Yaptıkları işin yüzyıllar boyunca kalacağına, gelecek nesillere ölmez bir miras bıraktıklarına inandırmış. Az şey midir gençleri hayırlı bir işe ikna etmek? O hevesle öğrenciler çok güzel bilgiler getirmişler. Okulun bütün öğrencileri katılmış etkinliğe. Gelen bilgiler incelenmiş, elenmiş, araştırılmış, orijinallik taraması yapılmış ve ortaya muhteşem bir çalışma çıkmış.
Tavşanlı yöresine ait 24 Masal, 21 Savaş hatırası, 480 Mani var artık elimizde. Bu da yetmemiş resim öğretmeni ile konuşup bir de o sanatçı öğrenciler bu masalları resimlemişler. Sahiden inanılacak gibi değil. Bazı resimler değme ressamlara taş çıkartır. Halk Kültür Dersi Araştırmaları kapsamında böyle muhteşem bir eseri Tavşanlı’ya kazandırmışlar falan demeyin sakın büyük haksızlık olur. Zira bu eser ülke çapında bir eser. İçindeki masallar ve manilerle tam bir sanat eseri. Bütün ülke çocukları bu masalları okumayı hak ediyor. Ahmet Öztürk Hocanın bütün bir öğretmen camiasına örneklik teşkil etmesini beklemekten başka çare yok mu yoksa ben mi biraz abartıyorum? Yok, canım daha neler?
Eser inşallah önümüzdeki günlerde kitaplaşacak. Buna destek vermek bütün eğitim camiasının boynunun borcu bir kere. Milli Eğitim ve Kaymakamlık, sağ olsun kitapla ilgileniyor ancak benim dileğim bu eserin Milli Eğitim Bakanlığının öğretmen yazarlar bölümünden yayınlanması yönünde. Hem daha geniş kitlelere mâl olur kitap hem de emeği geçenlerin emeği zayi olmaz. Sahi kitabın ismini vermeyi unuttuk: Mazinin Sesini Duymak.
Ahmet Öztürk hocamı tebrik ediyorum. Umarım ileride hiç boş durmadan yeni çalışmalar yapar. Yeni ürünler ortaya koyar, yerinde duramayan ve öğrendiğini hayata geçiren nesiller yetiştirmeye devam eder. Öğrencilerimiz kendilerinin de çevrelerinin de işine yarayacak bazı ödevler almaya devam etseler ne güzel olur değil mi sevgili öğretmenlerimiz? Biz hepinizi seviyoruz, siz de bu topluma sevginizi gösterin.
Öğrencilerimizi de hakkıyla tebrik ettikten sonra…
Tavşanlı’da daha önce de yazan, araştıran öğretmenleri yazmıştım köşemde. Az önce de bahsi geçti artık öğretmenlerimiz telif eserler üretiyorlar. Sevgili hocalarımızın gayretini artırmak için bir şeyler yapmalı değil miyiz? Hadi ama!
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...