7 Şubat 2011 Pazartesi

AL SANA ADALET!

AL SANA ADALET!
070211
Devlet, hükumet, siyasiler, patronlar, yöneticiler artık işsizlerin Allah'ı gibi davranmaktan vazgeçmelidir.
Devlet, işçi ve memur alacağı zaman hep sorun olmuştur.
Yıllarca birçok yöntemle bu sorunu çözmeye çalıştı devlet! En halis niyetli çözüm bile en sonunda yerel ve genel tanrıların elinde işsizlerin alnına dayanmış silaha dönüştü. O silah hem işsizlerin umutlarını öldürdü hem de elinde tutanın çorbasını kaynattı. Ne ilginç değil mi?
Eskiden, çok eskiden hangi yolla alınıyordu kamuya elaman? Bilmiyorum. O kadar eskiyi bilmiyorum. Bildiğim bir şey var o da emanetin ehline verilmesi yönündedir. Kendisi emanetinin ehli olmayan nasıl emanetleri ehline teslim edecektir? Devlet eliyle bu işi yürüten sorumlular bu yüzden çok azap göreceklerdir, bu belli. Liyakat kelimesinin asla anılmadığı bu sürecin neresinden tutsanız elinizde kalıyor.
Tavsiye yöntemiyle elaman alımlarının yapıldığı günleri biliyoruz. Yakınlık derecesinden eleman alımı yapıldığını biliyoruz, dar bölge sınavları ile eleman alındığını biliyoruz, geniş imtihanlarla eleman alındığını biliyoruz. İnsan adaletli olmayınca hiç bir yöntem adaletli olmuyor demek. Yine de azami dikkat göstermek isteyenler ne yapacak peki? Ya, hala ezilen işsizler ne olacak? İş, ekmek, rızk tanrılarının despotluğunda yaşamaya devam mı edecekler? Çok tanrılı bir din evet. Teoride öyle olmasa da pratikte böyle.
Sınav yapıyoruz...
Birçok sınav var kamuya dahil olabilmek için. Kimya ve matematik bilen şoför lazım kamuya! Bütün coğrafyayı ve anayasayı yutmuş adam lazım kalorifer işçiliği için. Matematik dehası lazım adliye katipliği için. Okul hademeliği için inkılap tarihi ve sosyal bilimler uzmanı lazım....
İnsanlar sınavlara girmekten bıkıyorlar artık.
En verimli dönemlerinde ders çalışıp durmak zorundalar mı insanlar ey tanrılar?
Her iki yılda bir yeniden yeniden sınavlara hazırlanmak zorundalar mı ey tanrılar?
Onlar umutlarını her sınavla birlikte kaybettikçe siz neyi kazanıyorsunuz ey tanrılar?
Nedir derdiniz?
İnsanların umutlarıyla beslenen nasıl bir canavarsınız?
Bu nasıl bir sistemdir Allah  aşkına?
Haydi sınavda puanı tuttu ardından mülakat nedir peki? Madem genel bir sınav ile liyakatli eleman almak mümkün değil mülakatla bu işi çözeceksiniz niçin senelerce sınav için ömrünü çaldınız insanların? Niçin? Allah o kulunun hesabını sormaz mı işsiz ve çaresiz, aşağılık olduğu için? Sormaz mı? Mülakatta nasıl bir başarı beklediğinizi adaylara söylediniz mi hiç? Kriterleri var mı peki? Yok.
O zaman en başa dönelim beyler daha az zarar veririz toplumsal barışa. En başa dönelim ve iş tanrıları mektuplarını yazsınlar göndersinler adamlarını. Niçin diğerlerinin sınavla umutlarını çalıyorsunuz ve fazladan günaha giriyorsunuz? Evet, bütün bir toplum bu yüzden isyan etse anlamsız değildir. Yazıktır, günahtır. Bu ülkenin onurlu insanlarına tanrılık taslamayın.
Bu kamu sınavları saçmalığı acilen, derhal kaldırılmalıdır.
En klasik torpil sistemi bile bundan bin kat daha iyidir. İnsanların umutlarını ve zamanlarını çalmayın artık. Burada daha alengirli ve spesifik torpil yaptığınız için insanların bunu anlamadığını düşünüyorsanız yanılıyorsunuz sadece düşmanlıklarını katlıyorsunuz ona göre.
Bir siyasetçi, kamuya alınacak işçiler için niçin toplantı düzenler? Zaten bir KPSS varken niçin ayrıca yazılı ve sözlü sınava ihtiyaç duyulur? Niçin? Bir parti niçin böyle adımlar atma gereği duyar ilinde, hükumetten bağımsız olarak? İşçi alımlarında adalet nasıl sağlanacak sorusunun cevabı bu kadar basit mi? Hükumetten bağımsız bir sınav da siz yapın olsun bitsin mi?
Ey işsizler!
Matematik çalışın, coğrafya, tarih, inkılap tarihi, Türkçe, anayasa ve genel kültür adına ne varsa yalayın yutun! İnsanlar sizi imtihan edip durmaktan zevk alıyorlar. Zeka geriliğinin elinden kurtuldukları gün sizin zekanızı ve ezber yeteneğinizi test edip durmaktan vazgeçecekler ama o güne kadar durmayın ders çalışın! Puan alın ve ardından ekmek alın. Hayat kocaman bir televizyon şovu. Orada yarışın ve bizi eğlendirin!
Daha adaletli bir sistem için hiç kimse kafasını yormasın, niye onlar o seçkin insanlar, kafasını yorsun siz yorun kafanızı! Bir çok kitap bitirmiş adam olarak yer altına girin ve kazma ile kömür nasıl çıkarılır, mesainin milyonda biri kaç saniyeye denk gelir, üretimin aşkına fizik kuralları nasıl dahil edilir gösterin onlara ve gerine gerine çarpın yüzlerine.
Al sana adalet! Al sana kocaman bir adalet!
Ey adam, yüzümüze çarptığın adalet yarın senin önüne de konulacak, lütfen o gün bizi anladığını söyleme. Anlayamazsın.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...