27 Aralık 2009 Pazar

ÇALINMIŞ BİR KÖY; KIZILBÜK

ÇALINMIŞ BİR KÖY; KIZILBÜK
KIZILBÜK, BİR GARİP TECELLİ
Kızılbük Köyüne gitmeye karar verdik ve o gün gittik. (4.12.2009)
Kızılbük Köyünü buralardan birine tarif etmeniz gerekirse illaki Değirmisaz adını kullanmak zorunda kalıyorsunuz ki, bu bana çok tuhaf geldi hep. Neden böyle? Daha doğru olan soru şu olmalı: Niçin Değirmisaz Köyü Kızılbük Köyünün hakkını gasp etmiştir?
Ne demeye çalıştığımı ilerleyen satırlarda daha iyi anlayacaksınız. Kızılbük Köyünde ülkemizin tamamında bilinen bir kömür işletmesi vardı desem kimse bilmez. Değirmisaz kömüründen bahsetsem hemen bilirsiniz. İlginç olan şu ki aslında bütünüyle kömürün bulunduğu saha ve harabeye çevrilen yer Kızılbük Köyüdür. Kömür işletmesinin adı ve kömürün adı ise Değirmisaz Köyüne nispet edilmiştir. Sizce neden? Bana kalırsa 1928-1931 yılları arasında oradan geçen tren yolu ve oradaki istasyonun adı bu konuda çok etkili olmuştur. Aşağıdaki belgeye bakalım.

3 Aralık 2009 Perşembe

Ahmet Uluçay’la Sinema ve Edebiyat Üzerine (2005)


Ahmet Uluçay’la Sinema ve Edebiyat Üzerine (2005)


Sefer Göltekin ile Ahmet Ağabeyin bizi götürdüğü bir gençlik odasında yaptığımız röportaj. Aramızdan ayrılışından sonra... Bilmiyorum sanki bu konuşma burada olsa ne olur?

Ahmet Uluçay, son yıllarda en çok konuşulan isimlerden biri. Hatta onun adı henüz bir uzun metraj filmi yokken de çok konuşuluyordu. Bunları sinema ile biraz ilgilenen herkes biliyor. Onunla söyleşi yapacaksak, sadece röportaj için gelenlerden farklı olarak, hep yaptığımız gibi sohbet ortamında olsun ne olacaksa diye düşündük. Çünkü röportaj için gelenler sadece sineması ile ilgilendiler. Biz onun edebiyatla da ilgili olduğunu bildiğimizden konuyu bu merkezde tutmaya çalıştık.
-Sinemayla ne yapmak istemiyorsun abi?
-Sinemayla “bayağı sinema” yapmak istemiyorum. Her şeyin bayağısı olur; bayağı insan, bayağı kalem, bayağı çanta, bayağı boya, bayağı resim… Alçalmak istemiyorum hiçbir zaman. Hiçbir zaman insan avlamak amacıyla sinema yapmak istemiyorum. Kitleleri avlamak istemiyorum, bayağılaşarak.
-Peki bu güne kadar Türk Sineması bunu başaramadı mı? Ya da çok mu azınlıkta kalıyor?
Azınlıkta kalıyor maalesef. Türk Sinemasının namusunu yeni yeni Türk sineması yönetmenleri kurtardı.
-Kimdir onlar?
-Nuri Bilge Ceylan, Zeki Demirkubuz, Yeşim Ustaoğlu, Derviş Zaim bir de ben varım.
-Yani umutlu bakabiliriz geleceğe?
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...