23 Kasım 2009 Pazartesi

MEŞHUR KÜRECİ ELMASI



MEŞHUR KÜRECİ ELMASI VE ORGANİK ÜRÜNLER
Geçtiğimiz Cuma günü (20.11.2009) Emet'e bağlı Küreci Köyündeydik.
Gazetemizin sahibi Alibey Aydın ve yazar arkadaşlarımdan Halil Oral
Ağabeyle birlikte Küreci Köyünden olan Mehmet Aydoğan Beyin de
katılımıyla oraya gittik. Mehmet Aydoğan Bey daha öncesinde bize
Küreci Elmasından defaatla bahsetmiş ve artık Küreci Elmasının tekrar
eski günlerine dönmesi gerektiğini söylemişti. Biz de biraz araştırma
yapınca gördük ki Küreci Elması hakikaten bu yörede meşhur elma
çeşitlerinden biridir. Hatta Balıkesir'e kadar bu bölgede Küreci
Elması satılırmış. Köylüler elmalarını hayvanlarıyla, trenle ve o
dönemin çeşitli ulaşım araçlarıyla her yere götürüp satmışlar.
Çocukluğumdan hatırlıyorum iki elma bahçesi vardı dedemin ve o elma
ağaçlarından bazıları Küreci Elmasıydı. Onların tadı daha başkaydı.
O
gün Küreci Elmasını tekrar yiyince çocukluğumdaki tadı çok net
hatırladım.
Mehmet Bey günler öncesinden köyünün ve çok değerli Küreci Elmasının
artık eski bilinirliğini kaybettiğini ve tekrar gün yüzüne çıkması
için bir proje hazırladığını ve projenin ilk adımı olarak oraya gidip
görmemizi teklif etti. Alibey Aydın hem TRT hem de AA'nın
muhabirliğini gazetesinin bünyesinde bulunduruyor. Halil Oral ağabey
ise tarım işlerinden anlıyor... Ben mi? Ben de şahit olarak gittim,
kabul olursa.
Küreci Köyü Emet'e bağlı ve Emet'e 15 km. uzaklıkta bir köy.
Eğrigöz'ün hemen yanı başında. 2000 metreye yakın rakımı var. Emet'e
tepeden bakıyorsunuz. Orada yetişen bütün meyve sebzeler organik.
Ortalıkta bu kadar GDO söylentisi dolaştığı bir zamanda Küreci Köyünün
bu feryadını duymazlıktan gelmek aptallık olurdu sahiden. Gidip
yerinde görmek ve tadına bakmak gerekiyordu. O gün sıcak bir gündü.
Muhtarı bulduk ve hemen elma bahçelerine koştuk. İlk olarak elmaların
tadına baktık. Dalında kalmış pek az elma vardı. Dağın zirvesinde her
yer elma, inanılmaz bir manzara keşke bütün ağaçlar kıpkırmızıyken
gelmiş olsaydık. Kurumuş ağaçların arasında tek tük dallarında kırmızı
elmaların olduğu bir bahçeye vardık. Elmalardan bazıları toplanmış
bazıları çuvallanmış. Elma ağaçlarının dipleri elma doluydu.
Alibey Bey hemen kamerasını kurdu ve muhtarı elmaya gömdü. On çuval
kadar elmayı muhtarın tepesinden boşalttık. Tamamen organik ve
bulunmaz bir tat vardı gözümüzün önünde. Muhtar o kadar çok şey
anlattı ki insan bazen, niçin böyle oluyor, diye düşünüyor. Oradaki
elmaların çoğunluğu maalesef pek bir işe yaramıyor artık çünkü
toptancılar 7 kuruş fiyat veriyorlarmış. Bildiğiniz 7 kuruş yani bir
tek sakızın değeri 10 kuruş bu ülkede. Elmanın kilosuna 7 kuruş
veriyorlar düşünebiliyor musunuz? Onlar da bazen satmıyorlar tabi. Bu
kadar değerli bir ürünün niçin bu kadar değersiz bir konuma düştüğünü
mutlaka bulmak gerekiyor. Yetkililerle temasa geçmeleri gerekiyor.
Ellerinden geleni yapmalılar. Dahası Küreci Köyünde sadece elma da
yok. Aklınıza gelebilecek bütün meyve ve sebzeler tamamen organik
olarak üretiliyor. Düşünün ki zeytin ve kivi bile üretmeyi
başarmışlar. Nasıl oluyor da tanıtımı eksik kalıyor?
Elma ağaçları artık eskisi kadar bakımlı değil. Elma sahiplerinin
çocukları işsizlikten ve tarımın artık karın doyurmadığı bir zamanda
köyde kalamıyorlar. Köydeki gençlerin çoğu Soma, Bursa, İnegöl,
Kütahya, Tavşanlı vs. gibi iş sahası olan yerlere göçmüşler.
Dolayısıyla elma ağaçları da eski günlerinden epey uzaktalar. Hemen
uyanmazsak elimizdeki müthiş organik kaynak yok olup gidecek. Lütfen
acele edelim.
Alibey Bey AA, TRT ve gazetesi vasıtasıyla Küreci Elmasını Türkiye'ye
duyurmanın peşinde. Halil Ağabey gazetedeki köşesinde ve TTSO Kıvılcım
dergisindeki köşesinde mutlaka bu konudan bahsedecektir. Emin olun bu
kadarı yetmez. Küreci Köyünün müthiş bir tarım potansiyeli var. Bunun
değerlendirilmesi gerekiyor.
Köyde bize her türlü kolaylığı sağlayan sayın muhtara ve diğerlerine
çok teşekkür ediyorum. Umarım tez zamanda Küreci Elmasını tekrar hak
ettiği yerde ve sofralarımızda görürüz.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...