16 Ağustos 2017 Çarşamba

1 Ağustos 2017 Salı

ÇOBAN ÇEŞMESİ: HESAP GÜNÜ

ÇOBAN ÇEŞMESİ: HESAP GÜNÜKimileri çınaraltında pinekleyip dedikodunun belini kırarken üretimin peşindeyim. Havuz başında laklak yapan kalabalıklara rağmen güneşin altında ekindeyim. Ülkemin kaygıları kaygım, sevinci sevincim.  Biz kese kağıdında umut biriktirmiş insanlarız. Bunca birikimden sonra nasıl değiştiririz bakışı. Localara hocalara nasıl yanaşırız? Yanaşanları gördük. Gördük de ihaneti tanıdık...

31 Temmuz 2017 Pazartesi

Geçmişe Bakış

Geçmişe Bakış
M.Uysal

Sahabe nesline aynı şeyi yaptık...
İbret alıp ders çıkarmak yerine övgü ve hedef yaptık.

Osmanlı'ya aynısını yaptık...
İbret ve ders olarak okumak yerine övünç kaynağı ve ulaşılması gereken hedef yaptık...

Geçmiş adamlara aynısını yaptık...
İbret alıp ders çıkarmak yerine evliya menkıbesi ile okuyup onları din zannettik.

Allah bizden hep ibret ile ders almamızı istedi biz ise geçmişi övünç kaynağı ve ulaşılması gereken hedef yaptık.

Oysa onlar dönemlerindeki görevlerini yapıp gittiler, şimdi sıra bizde. Biz kendi dönemimizi Allah'ın istediği gibi nasıl inşa edeceğiz?

26 Temmuz 2017 Çarşamba

Zor Olmasın - Kısa Film

Zor Olmasın - Kısa Film

"Prof. Ulvi Uludağ bilimde yükselen bir yıldızdır. Herkes, her şey onun etrafında dönmektedir. Bir gün memleketine döner kısa süreliğine, belki özüne de dönecektir..."

Film hakkındaki fikirlerinizi isimsiz olarak ziyaretçi defterimize yazabilirsiniz. 

HD seçenekleri vardır. İzledikten sonra paylaşırsanız seviniriz.
Film:
Youtube linki: https://youtu.be/pxFN436A-cc
Vimeo linki: https://vimeo.com/226017512




Youtube

Oyuncular:
İsmail Fazıl Atabay
Samet Dağ
Ramazan Gökçe

Yönetmen: Mustafa Uysal
Senaryo: M.Uysal (Eski bir hikayeden uyarlanmıştır.)
Görüntü Yönetmeni: Ahmet Durdu
Fotoğraflar: Mehmet Emre Bulun
Müzik: Doğaçlama piyano
Kamera: M.Uysal
Kamera Asistanı: Enes Sadi
Teşekkür: Hikaye için Ali Uslu'ya, teknik destek için Bekir Gedik'e, araç için Ramazan Gökçe'ye, ses kayıt için Alternatif Radyo'ya teşekkür ederiz.

Edebya Film 2017
http://www.edebya.com







25 Temmuz 2017 Salı

Zor Olmasın Gösterim Tarihi

Zor Olmasın - Kısa Film
Yakında gösterimde...

26 Temmuz 2017 Çarşamba Saat 22.00'de bu siteden izleyebilirsiniz... 



6 Temmuz 2017 Perşembe

Yazın Zorluğu

Yazın Zorluğu
M.Uysal
Bolca sabır, bağışlanma dileği ve dikkat dağınıklığı mevsimi olan yaz dolayısı ile kendime ve kardeşlerime şunu hatırlatmak isterim: Canon, Sony veya Nikon henüz Allah'ın kaydettiği kadar net ve ayrıntılı kayıt yapamıyor. Öyle ki, saliselik bakışlarımızı ve içimizden geçirdiklerimizi bile kaydeden bir Allah'a iman ediyoruz.

Bu durumda, abartıp direğe burnumuzu kırdırmadan ve doğal bir vakar ile yürüyüp geçmek, en kısa sürede işimizi halledip sıcak ve kalabalık ortamlarda çok kalmamak gerekiyor. Düşünün, çevirdiğiniz her bakış ibadet hükmünde. Zira bu emir Allah'tan geliyor. Sadece göz kapaklarınız ve baş çevirmeniz ile ibadet ediyor olacaksınız. Bu bilinç insanı diri tutar. Unutmayın Allah (bu konuda) önce erkeğe sonra kadına sesleniyor. Sonra bütün topluma sesleniyor.
_________

"İNANAN erkeklere söyle, gözlerini bakılması yasak olandan çevirsinler ve iffetlerini korusunlar; temiz ve erdemli kalmaları bakımından en uygun davranış tarzı budur. [Ve] Şüphesiz Allah onların (iyi ya da kötü) işledikleri her şeyden haberdardır." Nur Suresi 30. Ayet
Sonra şöyle...
"İnanan kadınlara söyle, onlar da gözlerini bakılması yasak olandan çevirsinler; iffetlerini korusunlar; [örfen] görünmesinde sakınca olmayan yerleri dışında, cazibe ve güzelliklerini açığa vurmasınlar; ve bunun için, başörtülerini yakalarının üzerine salsınlar. Cazibe ve güzelliklerini kocalarından, babalarından, kayınpederlerinden, oğullarından, üvey oğullarından, kardeşlerinden, erkek kardeşlerinin ya da kız kardeşlerinin oğullarından, kendi evlerindeki kadınlardan, yahut yasal olarak sahip oldukları kimselerden, yahut kendilerine bağlı olup cinsel isteklerden yoksun bulunan erkeklerden, ya da kadınların mahrem yerlerinin henüz farkında olmayan çocuklardan başka kimsenin önünde açığa vurmasınlar; ve [yürürken] gizli görkem ve güzelliklerini belli edecek şekilde ayaklarını yere vurmasınlar. Ve siz, ey müminler, hepiniz topluca, günahkarca davranışlardan dönüp Allah'a yönelin ki kurtuluşa, esenliğe erişesiniz! "



23 Haziran 2017 Cuma

Camide Kadın Azarlamak

Camide Kadın Azarlamak
M.Uysal
Zaman: 23 Haziran 2017 Cuma namazı
Yer: Herhangi bir yer.
Olay: Kadınların cami içinde azarlanması.

Ramazanın son iki günü.
Cuma namazı için camiye geldik.
Kalabalık.
Vaaz bitti, ezan okunuyor ve herkes yer bulmaya çalışıyor. Haliyle bir gürültü var.
Kadınlar tarafından konuşma sesleri de epey artıyor. Daracık yere yerleşmeye çalışıyorlar.
Tam bu sırada erkelerden birisi kadınlar tarafını ayıran ahşap panele sert sert vurarak kadınları azarlıyor. (Bu sertçe yapılan ilk vuruş. İkinci vuruş sanırım sünnet bittikten sonra daha hafif oldu.) Bu hareketin kadınlar tarafından nasıl algılandığı bir tarafa... Erkekler tarafında öfkeye sebep oldu. Kendi adıma söyleyeyim kadınlara yapılmış bu hareketi sevmedim, hatta nefret ettim. Erkekler konuşurken bu kadar sert değilsiniz. Camide bari kadınları ezmeyin.
Yanımdaki adam:
Kına evi mi burası kardeşim, diye söylendi.
Ben daha yüksek sesle söyledim, benden büyük adamı resmen tersledim:
Ne olacak konuşsunlar, biz de konuşuyoruz caminin erkek olan her yerinde.
Adam devam etti:
Camide dünya kelamı konuşulmaz...
Cevap verdim:
Konuşulur, bir şey de olmaz! Az önce sen dünya kelamı ettin ama, biraz yer açın, dedin. Bu ayet miydi?
Kim yasakladı kardeşim camide konuşmayı? Nerede böyle bir yasak var? Kur'an okununca susup dinleriz, vaaz edilirken ayıp etmeyiz, farza durulduğunda öküzlük etmeyiz... Daha ne?
Gelelim kadınların durumuna...
Camilerimizin her yerine yazılsa, bu cami erkeklere aittir, haktır. Kadınlar gelmemeli hele haram sesleri ile (!) hiç konuşmamalılar. Zaten gelmekle suçlular bir de sesleri çıkmasın(!)
Bu camide kadınlar için ayrılan yer çok küçük ve kadınlar oraya sığmaya çalışıyorlar bu arada yer açmaya çalışırken gürültü oluyor. Ne sandın şapkalı amca, yemek tarifi mi veriyorlar?
Aynı camide teravih için gelen kadınlara tamamıyla üst kat tahsis ediliyor ve çok fazla kadın geliyor üstelik gece vakti. Az dengeli olun be kardeşim. Cuma için de bu kadar kalabalık gelseniz üst kat yine sizin.
Cami içinde yukarıda saydığım haller dışında biri beni susturmaya kalkarsa emin olun terslerim, sakın denemeyin.
Son derece çirkin bir tavırla kadınlar bölümünün ahşaplarına vurmak alçaltıcı ve küçültücü. Ben orada bulunan bir kadın olsaydım "Elin kırılsın!" diyebilirdim... Bu kadar ciddiyim.
Hiç kimsenin kadınları böyle aşağılamaya hakkı yok.
Bütün camileri erkeklere özel yapan biziz. Erkek egemen cami inşa eden biziz. Kadını camilerde yok sayan biziz... Geldikleri zaman da pişman edecek kadar ezip azarlayan yine biziz... Var mı böyle yağma, Allah sormaz mı?
Camiyi erkeklerin ibadethanesi zanneden kadın, Allah'ı da erkeklerin tanrısı sanmıyordur inşallah. (Ki, öyle sansa yeridir bin yıllık birikim sayesinde.) Kimse sizin yerinize mücadele etmez. Şeytanın en büyük askeri feministler de size yardım edemez haklarınız konusunda. Kalkın ve Allah'ın verdiği hakları alın. Yoksa siz, yine kendinizi ezen erkek çocuklar ve yine kendi ellerinizle ezdiğiniz ve hep ezilecek kız çocuklar doğuracaksınız, toptan bir ümmet yetiştiremeyeceksiniz. Bize kalırsa, zırnık bile koklatmayız. Diyanet İşleri Başkanlığı çocukların hakkını savunuyor şimdilik umarım sıra size de gelir.



20 Haziran 2017 Salı

Görünen Adam

Görünen Adam
M.Uysal

"Hayırlı cumalar." diye bir göstergem var.
Daha bir sürü göstergem var. 
Önemli günlerde seküler; önemli gecelerde göksel kimliklerim var.
Öyle bir varlık içinde doğdum ki, görünmezsem yok oluyorum. 
Görünür adam olmanın göstergelerini harcıyorum. 
Üretmediğimiz değerlerin tükeneceğini söylüyorlar fakat görünen şeylerin bir yıpranmasını yaşamadım henüz. 
Biz görünen adamlarız. 
Varlığımızı, zihnimizi, fiilimizi... Her şeyimizi göze ayarlamalıyız. 
Göz yoksa medeniyetimiz de yok.
Oysa Allah, görür, duyar, bilir... 
Bizim medeniyetimiz sadece görebiliyor.






12 Haziran 2017 Pazartesi

Fatiha Kur'an İle Tefsir


اَلْحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَم۪ينَۙ ﴿٢﴾ اَلرَّحْمٰنِالرَّح۪يمِۙ ﴿٣﴾ مَالِكِ يَوْمِ الدّ۪ينِۜ ﴿٤﴾ اِيَّاكَ نَعْبُدُوَاِيَّاكَ نَسْتَع۪ينُۜ ﴿٥﴾ اِهْدِنَا الصِّرَاطَالْمُسْتَق۪يمَۙ ﴿٦﴾ صِرَاطَ الَّذ۪ينَ اَنْعَمْتَ عَلَيْهِمْۙغَيْرِ الْمَغْضُوبِ عَلَيْهِمْ وَلَا الضَّٓالّ۪ينَ ﴿٧﴾

Bismillâhirrahmânirrahîm.
1. Rahmân ve rahîm olan Allah'ın adıyla.
2. Hamd (övme ve övülme), âlemlerin Rabbi Allah'a mahsustur.
3. O, rahmândır ve rahîmdir.
4. Ceza gününün mâlikidir.
5. (Rabbimiz!) Ancak sana kulluk ederiz ve yalnız senden medet umarız.
6. Bize doğru yolu göster.
7. Kendilerine lütuf ve ikramda bulunduğun kimselerin yolunu; gazaba uğramışların ve sapmışların yolunu değil!

 Fatiha Suresi ile ilgili ayetler. 



HAMD
_________________

  • Rûm / 17 17, 18. Haydi siz, akşama ulaştığınızda (akşam ve yatsı vaktinde) sabaha kavuştuğunuzda, gündüzün sonunda ve öğle vaktine eriştiğinizde Allah'ı tesbih edin (namaz kılın), ki göklerde ve yerde hamd O'na mahsustur.  En’âm / 1
  • Hamd, gökleri ve yeri yaratan, karanlıkları ve aydınlığı var eden Allah'a mahsustur. (Bunca âyet ve delillerden) sonra kâfir olanlar (hâla putları) Rab'leri ile denk tutuyorlar.En’âm / 45
  • Böylece zulmeden toplumun kökü kesildi. Hamd, âlemlerin Rabbi Allah'a mahsustur.  A’râf / 43 
  • (Cennette) onların altlarından ırmaklar akarken, kalplerinde kinden ne varsa hepsini çıkarıp atarız. Ve onlar derler ki: «Hidayetiyle bizi (bu nimete) kavuşturan Allah'a hamdolsun! Allah bizi doğru yola iletmeseydi kendiliğimizden doğru yolu bulacak değildik. Hakikaten Rabbimizin elçileri gerçeği getirmişler.» Onlara: İşte size cennet; yapmış olduğunuz iyi amellere karşılık ona vâris kılındınız diye seslenilir. İbrahim / 8
  • Musa dedi ki: «Eğer siz ve yeryüzünde olanların hepsi nankörlük etseniz, bilin ki Allah gerçekten zengindir, hamdedilmeye lâyıktır.»Hicr / 98
  • Sen şimdi Rabbini hamd ile tesbih et ve secde edenlerden ol!İsrâ / 111
  • «Çocuk edinmeyen, hakimiyette ortağı bulunmayan, âcizlikten ötürü bir dosta da ihtiyacı olmayan Allah'a hamd olsun» de ve tekbir getirerek O'nun şanını yücelt !Neml / 59
  • (Resûlüm!) De ki: Hamd olsun Allah'a, selam olsun seçkin kıldığı kullarına. Allah mı daha hayırlı, yoksa O'na koştukları ortaklar mı?  Mü’min / 55
  • (Resûlüm!) Şimdi sen sabret. Çünkü Allah'ın vâdi gerçektir. Günahının bağışlanmasını iste. Akşam-sabah Rabbini hamd ile tesbîh et. 
  • Sen, yanındakilerle birlikte gemiye yerleştiğinde: «Bizi zalimler topluluğundan kurtaran Allah'a hamdolsun» de.Furkân / 58
  • Ölümsüz ve daima diri olan Allah'a güvenip dayan. O'nu hamd ile tesbih et. Kullarının günahlarını O'nun bilmesi yeter.Fâtır / 34
  • (Cennette şöyle) derler: Bizden tasayı gideren Allah'a hamdolsun. Doğrusu Rabbimiz çok bağışlayan, çok nimet verendir. Sâffât / 182
  • Âlemlerin Rabbi olan Allah'a da hamd olsun!Câsiye / 36
  • Hamd, göklerin Rabbi, yerin Rabbi bütün âlemlerin Rabbi olan Allah'a mahsustur.Tûr / 48
  • Rabbinin hükmüne sabret. Çünkü sen gözlerimizin önündesin. Kalktığın zaman da Rabbini hamd ile tesbih et.Teğâbun / 1
  • Göklerde ve yerde ne varsa hepsi Allah'ı tesbih eder. Mülk O'nundur, hamd O'nadır. O her şeye kadirdir.
___________________________
RAB

  • "Gerçekten Allah, benim de Rabbim, sizin de Rabbinizdir. Öyleyse O'na ibadet edin. Dosdoğru olan yol işte budur." Al-i İmran (51) 
  • "Şüphesiz Allah, benim de rabbim, sizin de Rabbinizdir. Öyleyse ona ibadet edin. İşte bu, doğru yoldur."Maide (117)
  • "Ben onlara, sadece bana emrettiğin şeyi söyledim: Benim de rabbim, sizin de rabbiniz olan Allah'a kulluk edin (dedim.) Aralarında bulunduğum sürece onlara şahit idim. Ama beni içlerinden aldığında, artık üzerlerine gözetleyici yalnız sen oldun. Sen her şeye hakkıyla şahitsin."Araf (125)
  • Dediler ki: "Biz mutlaka rabbimize döneceğiz."Araf (62)
  • "Ben size rabbimin vahyettiklerini tebliğ ediyorum ve size nasihat ediyorum. Sizin bilmediğiniz şeyleri de Allah tarafından gelen vahiy ile biliyorum."Yunus (85)
  • Onlar da şöyle dediler: "Biz yalnız Allah'a tevekkül ettik. Ey rabbimiz, bizi zalimler topluluğunun baskı ve şiddetine maruz bırakma!"
______________________
Din Günü

  • Din gününün Malikidir. [Fatiha Suresi, 3]
  • "Ve şüphesiz, din gününe kadar lanet senin üzerinedir." [Hicr Suresi, 35]
  • Derler ki: "Eyvahlar bize; bu, din günüdür." [Saffat Suresi, 20]
  • Onlar, din gününü tasdik etmektedirler. [Mearic Suresi, 26]
  • Onlar, din günü oraya yollanırlar. [İnfitar Suresi, 15]
  • Din gününü sana bildiren şey nedir? [İnfitar Suresi, 17]
  • Ve yine din gününü sana bildiren şey nedir? [İnfitar Suresi, 18]
  • Ki onlar, din gününü yalanlıyorlar. [Mutaffifin Suresi, 11]
  • Hiç bir nefsin bir başka nefse herhangi bir şeye güç yetiremeyeceği gündür; o gün emir yalnızca Allah'ındır. [İnfitar Suresi, 19]
______________________
İBADET YARDIM

  • Şüphesiz Rabbinin Katında olanlar, O'na ibadet etmekten büyüklenmezler; O'nu tesbih ederler ve yalnız O'na secde ederler. [Araf Suresi, 206]
  •  Kim O'na ibadet etmeye 'karşı çekimser' davranırsa ve büyüklenme gösterirse (bilmeli ki,) onların tümünü huzurunda toplayacaktır. [Nisa Suresi, 172]
  • Öyle ki, Allah'tan başkasına ibadet etmeyin. Gerçekten ben, sizi O'nun tarafından uyaran ve müjdeleyenim; [Hud Suresi, 2]
  • Ve yakîn sana gelinceye kadar Rabbine ibadet et. [Hicr Suresi, 99]
  • "Gerçekten Ben, Ben Allah'ım, Ben'den başka ilah yoktur; şu halde Bana ibadet et ve beni zikretmek için dosdoğru namaz kıl." [Taha Suresi, 14]
  • De ki: "Ben, dini yalnızca O'na halis kılarak Allah'a ibadet etmekle emrolundum." [Zümer Suresi, 11]
  • Rabbiniz dedi ki: "Bana dua edin, size icabet edeyim. Doğrusu Bana ibadet etmekten büyüklenen (müstekbir)ler; cehenneme boyun bükmüş kimseler olarak gireceklerdir. [Mü'min Suresi, 60]
  • İnsanlar haşrolunduğu (bir araya getirildiği) zaman, (Allah'tan başka taptıkları) onlara düşman kesilirler ve  (kendilerine) ibadet etmelerini de tanımazlar. [Ahkaf Suresi, 6]
  • Ben, cinleri ve insanları yalnızca bana ibadet etsinler diye yarattım. [Zariyat Suresi, 56]
  • Sabır ve namazla yardım dileyin. Bu, şüphesiz, huşu duyanların dışındakiler için ağır (bir yük)dır. [Bakara Suresi, 45]
  • Ve hiç kimsenin, hiç kimse adına bir şey ödemeyeceği, hiç kimsenin şefaatinin kabul edilmeyeceği, hiç kimseden bir fidye alınmayacağı ve yardım görülmeyeceği bir günden sakının. [Bakara Suresi, 48]
  •  (Yine) Bilmez misin ki, gerçekten göklerin ve yerin mülkü Allah'ındır. Sizin Allah'tan başka veliniz ve yardımcınız yoktur. [Bakara Suresi, 107]
  • Onlar, yaptıkları dünyada ve ahirette boşa gitmiş olanlardır. Ve onların yardımcıları yoktur. [Ali İmran Suresi, 22]
  • "İnkar edenleri ise, dünyada ve ahirette şiddetli bir azabla azablandıracağım. Onların hiç yardımcıları yoktur." [Ali İmran Suresi, 56]
  • Eğer Allah size yardım ederse, artık sizi yenilgiye uğratacak yoktur ve eğer sizi 'yapayalnız ve yardımsız' bırakacak olursa, ondan sonra size yardım edecek kimdir? Öyleyse mü'minler, yalnızca Allah'a tevekkül etsinler. [Ali İmran Suresi, 160]
  • Oysa (bu şirk koştukları güçler ve nesneler) ne onlara bir yardıma güç yetirebilir, ne kendi nefislerine yardım etmeğe. [Araf Suresi, 192]
  • Siz Rabbinizden yardım taleb ediyordunuz, O da: "Şüphesiz ben size birbiri ardınca bin melek ile yardım ediciyim" diye cevap vermişti. [Enfal Suresi, 9]
  • Onlar, seni aldatmak isterlerse, şüphesiz Allah sana yeter. O, seni yardımıyla ve mü'minlerle destekledi. [Enfal Suresi, 62]
  • Gerçek şu ki, göklerin ve yerin mülkü Allah'ındır; diriltir ve öldürür. Sizin Allah'tan başka veliniz ve yardımcınız yoktur. [Tevbe Suresi, 116]
  • Zulmedenlere eğilim göstermeyin, yoksa size ateş dokunur. Sizin Allah'tan başka velileriniz yoktur, sonra yardım göremezsiniz. [Hud Suresi, 113]
  • Ve de ki: "Övgü (hamd), çocuk edinmeyen, mülkte ortağı olmayan ve düşkünlükten dolayı yardımcıya da (ihtiyacı) bulunmayan Allah'adır." Ve O'nu tekbir edebildikçe tekbir et. [İsra Suresi, 111]
  • Allah'ın dışında ona yardım edecek bir topluluk yoktu, kendi kendine de yardım edemedi. [Kehf Suresi, 43]
  • Kim, Allah'ın ona, dünyada ve ahirette kesin olarak yardım etmeyeceğini sanıyorsa, göğe bir araç uzatsın sonra kesiversin de bir bakıversin, kurduğu düzen, onun öfkesini giderebilecek mi? [Hac Suresi, 15]
  • Allah, mutlaka ona yardım eder. Şüphesiz Allah, affedicidir, bağışlayıcıdır. [Hac Suresi, 60]
  • İşte böyle; biz, her peygambere suçlu-günahkarlardan bir düşman kıldık. Yol gösterici ve yardımcı olarak Rabbin yeter. [Furkan Suresi, 31]
  • Dedi ki: "Rabbim, fesat çıkaran (bu) kavme karşı bana yardım et." [Ankebut Suresi, 30]
  • Allah'ın yardımıyla. O, dilediğine yardım eder. O, güçlü ve üstün olandır, esirgeyendir. [Rum Suresi, 5]
  • Yardım görürler umuduyla, Allah'tan başka ilahlar edindiler. [Yasin Suresi, 74]
Onlara yardım ettik, böylece üstün gelenler oldular. [Saffat Suresi, 116]

____________________
HİDAYET
  • Dedik ki: "Oradan tümünüz inin. Bundan sonra size Benden bir hidayet geldiğinde, kim Benim hidayetime uyarsa, onlara korku yoktur ve onlar mahzun olmayacaklardır." [Bakara Suresi, 38]
  • Ve hidayete eresiniz diye Musa'ya Kitab'ı ve Furkan'ı verdik. [Bakara Suresi, 53]
  • Ramazan ayı... İnsanlar için hidayet olan ve doğru yolu ve (hak ile batılı birbirinden) ayıran apaçık belgeleri (kapsayan) Kur'an onda indirilmiştir.  [Bakara Suresi, 185]
  • Bu (Kur'an) insanlar için bir beyan sakınanlar için de bir hidayet ve öğüttür. [Ali İmran Suresi, 138]
  • Gerçek şu ki, Biz Tevratı, içinde bir hidayet ve nur olarak indirdik.  [Maide Suresi, 44]
  • İman edenler ve imanlarını zulümle karıştırmayanlar, işte güvenlik onlar içindir ve onlar hidayete ermişlerdir. [En'am Suresi, 82]
  • Ey insanlar, Rabbinizden size bir öğüt, sinelerde olana bir şifa ve mü'minler için bir hidayet ve rahmet geldi. [Yunus Suresi, 57]
  • Biz Kitab'ı ancak, hakkında ihtilafa düştükleri şeyi onlara açıklaman ve inanan bir kavme rahmet ve hidayet olması dışında (başka bir amaçla) indirmedik. [Nahl Suresi, 64]
  • De ki: "İman edenleri sağlamlaştırmak, müslümanlara bir müjde ve hidayet olmak üzere, onu (Kur'an'ı) hak olarak Rabbinden Ruhu'l-Kudüs indirmiştir." [Nahl Suresi, 102]
  • İşte biz onu (Kur'an'ı) apaçık ayetler olarak indirdik; şüphesiz Allah, dilediğini hidayete yöneltir. [Hac Suresi, 16]
  • Andolsun, biz Musa'ya kitabı verdik, belki onlar hidayete erer diye. [Mü'minun Suresi, 49]
  • Bunlar hikmetli Kitabın ayetleridir; [Lokman Suresi, 2]
  • Muhsin olanlara bir hidayet ve bir rahmettir. [Lokman Suresi, 3]
  • "Sizden ücret istemeyenlere uyun, onlar hidayet bulmuş kimselerdir." [Yasin Suresi, 21]
  • (Ki o,) Temiz akıl sahipleri için bir hidayet rehberi ve bir zikirdir. [Mü'min Suresi, 54]
  • İşte bu (Kur'an) bir hidayettir. Rablerinin ayetlerini inkar edenler ise, onlar için, (en) iğrenç olanından acı bir azab vardır. [Casiye Suresi, 11]
_____________________
DOĞRU YOL

  • "Şüphesiz doğru yol, Allah'ın (gösterdiği) yoludur." Bakara 120
  • De ki: "Doğu da Allah'ındır, batı da. O dilediğini doğru yola yöneltir." [Bakara Suresi, 142]
  • De ki: "Şüphesiz doğru yol Allah'ın dosdoğru yoludur.  Ali İmran 73
  • Size Allah'tan bir nur ve apaçık bir Kitap geldi. [Maide Suresi, 15]
  • Allah, rızasına uyanları bununla kurtuluş yollarına ulaştırır ve onları kendi izniyle karanlıklardan nura çıkarır. Onları dosdoğru yola yöneltip-iletir. [Maide Suresi, 16]
  • Siz doğru yola erişirseniz, sapan size zarar veremez. Tümünüzün dönüşü Allah'adır. O, size yaptıklarınızı haber verecektir. [Maide Suresi, 105]
  • "Eğer Rabbim beni doğru yola erdirmezse gerçekten sapmışlar topluluğundan olurum." [En'am Suresi, 77]
  • Bu, Rabbinin dosdoğru yoludur. Öğüt alıp düşünmesini bilen bir topluluk için ayetleri böyle birer birer açıkladık.  [En'am Suresi, 126]
  • Ya da: "Kitap bize de indirilseydi, elbette onlardan daha çok doğru yolda olurduk" dememeniz (için) işte size Rabbinizden apaçık bir belge, bir hidayet ve bir rahmet gelmiştir. Enam 157
  • Ve sana bakacak olanlar vardır. Ama kör olanları -üstelik basiretleri de yoksa- sen mi doğru yola ulaştıracaksın?  [Yunus Suresi, 43]
  • İnkar edenler: "Ona Rabbinden bir ayet (mucize) indirilseydi ya!" derler. De ki: "Şüphesiz Allah, dilediğini şaşırtıp-saptırır, kendisine katıksızca yöneleni de dosdoğru yola yöneltip-iletir." [Ra'd Suresi, 27]
  • Şüphesiz, bu Kur'an, en doğru yola iletir ve salih amellerde bulunan mü'minlere, onlar için gerçekten büyük bir ecir olduğunu müjde verir. [İsra Suresi, 9]
  • "Bana kulluk edin, doğru yol budur." [Yasin Suresi, 61]
  • "Şüphesiz Allah, O, benim de Rabbim, sizin de Rabbinizdir; şu halde O'na kulluk edin. Dosdoğru yol budur." [ZuhrufSuresi, 64]
  • Şu halde yüzükoyun sürünerek yürüyen mi daha çok hidayete erer, yoksa dosdoğru yol üzerinde dümdüz yürümekte olan mı? [Mülk Suresi, 22]
____________________
NİMET VERİLENLER

  • Kim Allah'a ve Resul'e itaat ederse, işte onlar Allah'ın kendilerine nimet verdiği peygamberler, doğrular (ve doğrulayanlar), şehidler ve salihlerle beraberdir. Ne iyi arkadaştır onlar? [Nisa Suresi, 69]
  • İşte bunlar; kendilerine Allah'ın nimet verdiği peygamberlerdendir; Adem'in soyundan, Nuh ile birlikte taşıdıklarımız (insan nesillerin)den, İbrahim ve İsrail (Yakup)in soyundan, doğru yola eriştirdiklerimizden ve seçtiklerimizdendirler. Onlara Rahman (olan Allah')ın ayetleri okunduğunda, ağlayarak secdeye kapanırlar. [Meryem Suresi, 58]
  • O, yalnızca bir kuldur; kendisine nimet verdik ve onu İsrailoğullarına bir örnek kıldık. [Zuhruf Suresi, 59] 
  • Hz. İsa Her nereye baksan, bir nimet ve büyük bir mülk görürsün. [İnsan Suresi, 20]
__________________
GAZAP EDİLENLER

  • Kim bir mü'mini kasıtlı olarak (taammüden) öldürürse cezası, içinde ebedi kalmak üzere cehennemdir. Allah ona gazaplanmış, onu lanetlemiş ve ona büyük bir azab hazırlamıştır. [Nisa Suresi, 93]
  • Onların üzerine horluk ve yoksulluk (damgası) vuruldu ve Allah'tan bir gazaba uğradılar. Bu, kuşkusuz, Allah'ın ayetlerini tanımazlıkları ve peygamberleri haksız yere öldürmelerindendi. (Yine) bu, isyan etmelerinden ve sınırı çiğnemelerindendi. [Bakara Suresi, 61]
  • Allah'ın kullarından, dilediğine kendi fazlından (peygamberliği) indirmesini 'kıskanarak ve hakka baş kaldırarak' Allah'ın indirdiklerini tanımamakla, nefislerini ne kötü şeye karşılık sattılar. Böylelikle gazab üstüne gazaba uğradılar. Kafirler için alçaltıcı bir azab vardır. [Bakara Suresi, 90]
  • Onlar, Allah'tan bir gazaba uğradılar da üzerlerine aşağılanma (damgası) vuruldu. Bu, Allah'ın ayetlerini inkar etmeleri ve peygamberleri haksız yere öldürmeleri nedeniyledir. (Yine) Bu, isyan etmeleri ve haddi aşmaları dolayısıyladır. [Ali İmran Suresi, 112]
  • Allah'ın rızasına uyan kişi, Allah'tan bir gazaba uğrayan ve barınma yeri cehennem olan kişi gibi midir? Ne kötü barınaktır o. [Ali İmran Suresi, 162]
  • Onlardan çoğunun inkara sapanlarla dostluklar kurduklarını görürsün. Kendileri için nefislerinin takdim ettiği şey ne kötüdür. Allah onlara gazablandı ve onlar azabda ebedi kalacaklardır. [Maide Suresi, 80]
  • "Andolsun" dedi. "Rabbinizden üzerinize iğrenç bir azab ve gazab gerekli kılındı. Allah'ın kendileri hakkında hiç bir delil indirmediği ve sizin ile babalarınızın isimlendirdiği (düzüp uydurduğu) birtakım isimler (düzme tanrılar ve kurallar) adına mı benimle mücadele ediyorsunuz? Öyleyse bekleyedurun; şüphesiz, ben de sizlerle birlikte bekleyenlerdenim." [Araf Suresi, 71]
  • Kim onlara böyle bir günde -yine savaşmak için bir yana çekilen ya da bir başka bölüğe katılmak için yer tutanın dışında- arkasını çevirirse, gerçekten o, Allah'tan bir gazaba uğramıştır ve onun barınma yeri cehennemdir. Ne kötü bir yataktır o. [Enfal Suresi, 16]
  • Size, rızık olarak verdiklerimizden temiz olanlarından yiyin, bu konuda azgınlık yapmayın, yoksa gazabım üzerinize kaçınılmaz olarak iner: benim gazabım, kimin üzerine inerse, muhakkak o, tepetaklak düşmüştür. [Taha Suresi, 81]
  • Yeryüzünde sizi halifeler kılan O'dur. Öyleyse kim inkar ederse, artık inkarı kendi aleyhinedir. Rableri Katında kafir olanlara kendi inkarları gazabtan başkasını arttırmaz ve kafir olanlara kendi inkarları kayıptan başkasını arttırmaz.  [Fatır Suresi, 39]
  • Yapmayacağınız şeyi söylemeniz, Allah Katında bir gazab (konusu olması) bakımından büyüdü (büyük bir suç teşkil etti). [Saff Suresi, 3]
  • Onlar, hidayete karşılık sapıklığı, bağışlanmaya karşılık azabı satın almışlardır. Ateşe karşı ne kadar dayanıklıdırlar!  [Bakara Suresi, 175]
_______________________________
SAPIKLAR

  • Doğrusu, imanlarından sonra inkar edenler, sonra inkarlarını arttıranlar; bunların tevbeleri kesinlikle kabul edilmez. İşte bunlar, sapıkların ta kendileridir. [Ali İmran Suresi, 90]
  • Hiç şüphesiz, Allah, kendisine şirk koşanları bağışlamaz. Bunun dışında kalanlar ise, (onlardan) dilediğini bağışlar. Kim Allah'a şirk koşarsa elbette o uzak bir sapıklıkla sapmıştır. [Nisa Suresi, 116]
  • Bir topluluğa Allah, hidayet verdikten sonra, korkup-sakınacakları şeyleri kendilerine açıklayıncaya kadar, onları sapıklığa sürükleyecek değildir. Şüphesiz Allah, her şeyi bilendir. [Tevbe Suresi, 115]
  • Rablerini inkar edenlerin durumu şudur: Onların yaptıkları, fırtınalı bir günde rüzgarın şiddetle savurduğu bir kül gibidir. Kazandıklarından hiç bir şeye güç yetiremezler. İşte uzak bir sapıklık (içinde olmak) budur. [İbrahim Suresi, 18]
  • Allah'tan başka, kendisine ne zararı dokunan, ne yararı olan şeylere yakarır. İşte bu, en uzak bir sapıklıktır. [Hac Suresi, 12]
  • Buna rağmen sana icabet etmeyecek olurlarsa, artık bil ki, onlar, gerçekten kendi heva (istek ve tutku)larına uymaktadırlar. Oysa Allah'tan bir kılavuz (doğru yol gösterici) olmaksızın, kendi istek ve tutkularına (hevasına) uyandan daha sapık kimdir? Şüphesiz Allah, zulmeden bir kavme hidayet vermez. [Kasas Suresi, 50]
  • Bu, Allah'ın yaratmasıdır. Şu halde, O'nun dışında olanların yarattıklarını bana gösterin. Hayır, zulmedenler, açıkca bir sapıklık içindedirler. [Lokman Suresi, 11]
  • Allah ve Resulü, bir işe hükmettiği zaman, mü'min bir erkek ve mü'min bir kadın için o işte kendi isteklerine göre seçme hakkı yoktur. Kim Allah'a ve Resulü'ne isyan ederse, artık gerçekten o, apaçık bir sapıklıkla sapmıştır. [Ahzab Suresi, 36]
  • " Allah'a karşı yalan mı düzüp uyduruyor, yoksa kendisinde bir delilik mi var?" Hayır, ahirete inanmayanlar, azabta ve uzak bir sapıklık içindedirler. [Sebe Suresi, 8]
  • Onda acele edenler, (gerçekte) ona inanmayanlardır. İman edenler ise, ona karşı bir korku içindedirler ve onun gerçekten hak olduğunu bilirler. Haberiniz olsun; kıyamet-saati konusunda tartışanlar, gerçekte uzak bir sapıklık içindedirler. [Şura Suresi, 18]

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...